|
|
 |
| |
|
Hazar deniz mi, göl mü?
Tartışma son bulmazsa, Hazar'a kıyısı olan Rusya, Azerbaycan, İran, Türkmenistan ve Kazakistan arasında petrol savaşı çıkacak. Her ülke Hazar'da kendi tezini savunuyor. Bölgede gerilim artıyor
Hazar Denizi'nde Ağustos ayı başında İran'la Azerbaycan'ı savaşın eşiğine getiren bir kriz yaşandı. Bölgede petrol araştırması yapan BP şirketine ait Geofizik-3 gemisi, İran hücumbotları tarafından durduruldu. Karasularının ihlal edildiğini belirten İran, silah zoruyla geminin acilen bölgeyi terk etmesini istedi. Geofizik-3 apar topar Azerbaycan'a dönünce, çatışma son anda önlendi. Sonraki günlerde İran jetleri, Azerbaycan havasahasını 50 dakika ihlal edip gövde gösterisi yaptı. Türkmenistan da Azeriler'i karasularını ihlal etmekle suçladı. Azerbaycan ise Hazar petrollerini koruyacağını söyleyip ordusunu alarma geçirdi...
SOVYETLER DAĞILDI KAVGA BAŞLADI
Bölgede tehlike çanlarının çalmasının nedeni ise, Hazar'a kıyısı olan 5 ülke; Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve İran'ın Hazar'ın statüsü konusunda bir anlaşmaya varamıyor olması... Yani 30 milyar ton petrol rezervi olan Hazar, bir deniz mi yoksa göl mü?.. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla, Hazar'ın paylaşımı ile ilgili tartışmalar da başladı. 3 yıl sonra Azerbaycan, BP şirketiyle anlaşma yaptı. BP, 3 petrol yatağında araştırmalara başlayınca kıyamet koptu. Rusya o dönemde şu açıklamayı yaptı: Hazar, etrafındaki ülkelerin ortak kullanım alanıdır. Bir ülke, Hazar dibinde yapacağı araştırmalar için diğerinden izin almalıdır...
RUSLAR STRATEJİK AÇIDAN "DENİZ" DEDİ
Hukuki jargona göre, Rusya "Hazar denizdir. Ülkeler arasında sınırlarla bölünemez" diyordu. Azerbaycan'dan cevap geldi: Ülkeler, kendi kıyısından Hazar'ın tam ortasına kadar olan bölgeyi kontrol eder... Yani "Hazar bir göldür. Ve ülkeler arasında sınırlarla paylaşılmalıdır..." Çevresindeki petrol yataklarını kaybetmek istemeyen Azerbaycan'ın aksine Rusya'nın "deniz" tezini savunmasının altında sinsi bir plan yatıyordu. Çünkü Hazar deniz sayılırsa, ortak kullanıma açılacaktı. Yani Rus donanması Hazar'da istediği gibi gezebilecekti. Bu, stratejik bir önem taşıyordu. Çünkü Rusya'nın Hazar'da 100'e yakın savaş gemisi bulunuyor. Diğer ülkelerin ise Hazar'da kayda değer bir donanması yok...
Kavga, Batılı hukuk firmalarına yarıyor
1996'ya gelindiğinde saflar belirlendi. Kazakistan ve Azerbaycan, Hazar'ın göl olduğunu savundu. Rusya, İran ve Türkmenistan ise Hazar'ın deniz olduğunu savunanlardandı... Bu noktada devreye "para kokusu" alan Batılı hukuk firmaları ve petrol şirketleri girdi. Her hukuk firması, anlaştığı ülkenin çıkarına göre tez geliştirdi. Bu nedenle yıllarca orta yol bulunamadı. 5 ülke liderleri 10 yıl içinde 3 kez toplandı. Ancak üçünden de sonuç çıkmadı. Her toplantı başka bir tarihe ertelendi. Önümüzdeki Ekim ayında 5 ülke lideri, 1200 km. uzunluğunda ve 320 km. genişliğinde Hazar için bir kez daha masaya oturacak.
Kazakistan, orta yol buldu: Kapalı deniz!
Tarih 1997... Kazakistan yeni bir teklif getirdi: Hazar kapalı bir denizdir... Anlamı şuydu: Yüzeyi deniz olabilir, ancak tabanı göl yatağıdır... 'Denizci' Ruslar önce teklife sıcak bakmadı. Ancak Ruslar, kısa süre sonra çevresinde 4 petrol yatağı keşfetti. "Bir taşla iki kuş" vurmayı planlayan Moskova, kapalı deniz tezinin üstüne atladı. Çünkü hem petrolden kazanacak hem de ortak kullanım sayesinde donanmayı Hazar'da gezdirecekti.
Türkmenler'e çok az petrol düşüyor
Daha fazla petrol isteyen İran ile Türkmenistan ise kapalı deniz tezine karşı çıktı. Çünkü, İran'a yalnızca yüzde 14'lük bir pay düşüyordu. Kazakistan yüzde 29, Azerbaycan yüzde 20, Türkmenistan da yüzde 18 oranında pay alıyordu. Türkmenler kendi payları içinde çok az petrol yatağı kaldığını görünce teklife karşı çıktı. Türkmenler'le Azeriler arasında patlak veren bir diğer tartışma konusu da Kepez petrol yatakları oldu. Farklı haritalar kullanan iki taraf da Kepez'in kendilerine ait olduğunu savunuyor. 'Denizci' Türkmenistan'ın karasularında olduğunu iddia ettiği 2 petrol yatağı, 'gölcü' Azerbaycan'ın sınırları içinde de gözüküyor.
"Hazar, 5 eşit parçaya bölünsün"
İran da geçtiğimiz yıl yeni bir plan önerdi: Hazar'ın yüzeyi de tabanı da kıyı uzunluğuna bakılmadan 5 ülke arasında yüzde 20'lik eşit parçalara bölünsün... Bu, İran'ın resmen "deniz" tezinden vazgeçtiği anlamına geliyordu. Ancak bunun altında da sinsi bir plan yatıyordu. 'Kapalı deniz' teziyle yüzde 14'lük pay alan İran bu sayede payını yüzde 20'ye çıkaracaktı. Hazar'ın yüzeyi de 5 eşit parçaya bölüneceğinden Rus donanması istediği gibi artık gezemeyecekti. Teklife Azerbaycan şiddetle karşı çıktı. Çünkü plan hayata geçirildiğinde, Azeriler'in 2 petrol yatağı İran'ın eline geçecek.
|
|
 |
|