kapat
11.08.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

banner
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Laik - demokrat - liberal eksen

Değerli dostum Bülent Eczacıbaşı ile konuşuyorduk: Sık sık yazdığım "Kutuplaşan Türkiye" tespitine katıldığını söyledi.

Yani toplumun ve siyasetin, Siyasal İslam, Kürt hareketi ve Türk milliyetçiliği kutuplarına doğru çekilmekte olduğu görüşünü kabul ediyordu.

Yalnız bir başka kutbu eksik bıraktığım kanısındaydı.

Türk ve Kürt uçları olduğu gibi, siyasal İslam'ın karşısında da laik - demokrat bir kutup olabilirdi.

Değerli dostumun bu uyarısı, konuyu bir kez daha ele almama fırsat tanıdı.

***
Laikliği tek başına bir kutup olarak görmediğimi söyledim. Zaten Eczacıbaşı da böyle ifade etmek istemiyordu.

Ayrıca bence laik - demokrat - liberal kesim, bir kutup değil, bu ülkedeki ana ekseni oluşturmalıydı.

Kısacası "merkez" dediğimiz olgu, laik - demokrat - liberal (sağ ya da sol) ana gövdeyi yansıtmalıydı.

Ama ne yazık ki bu temel çizgi, siyasi harekette gerekli biçimde temsil edilemiyordu.

Son yıllarda herkesin diline pelesenk olan "merkezin çöküşü" de, bu gerçeği yansıtıyordu işte.

***
Bana göre laik - demokrat - liberal sağ ya da sol merkezin güçlenmesi, siyasetteki kalitenin artmasına bağlı.

Eğer bugünkü gibi, siyaset sadece belli profesyonel gruplar tarafından kamu kaynaklarını acımasızca sömürmek için yapılırsa, suyun başını tutan eşkıyadan kurtulmamız çok zor olur.

Ama dünya Türkiye'nin böyle bir hoyratlık ve savurganlık içinde yaşamasına izin vermiyor.

Yapısal reformları dayatıyor.

Dolayısıyla son günlerdeki Türkiye gündemi ile, dünyanın Türkiye'ye bakışı farklı.

Dünya, Türkiye'yi yolsuzluk ekonomisinden ve siyasetin ekonomiye müdahalesinden kurtarmak istiyor.

Türkiye'deki bazı siyasi çevreler ise bu temel olguya hiç değinmeden, meseleyi salt asker - sivil gerilimi olarak sunmak istiyorlar.

Yani sadece aptalların yutacağı bir oyun tezgâhlıyorlar.

Dünyanın gündemine oturan; "Türkiye'deki yolsuzluklar" konusunun tartışılmasına engel olacaklarını sanıyorlar.

Ama hem dış dünyanın kararlı tutumu hem de Danıştay gibi kurumların kararları, bu sürecin işlediğini gösteriyor.

***
Türkiye, asker müdahalesinden arınmalı ama aynı zamanda yolsuzluklardan, ülkenin kanını emen ve Meclis'teki aklama paklama komisyonlarında yargıdan kaçırılan, mafyalaşmış siyaset düzenini sürdürenlerden de kurtulmalı.

Ancak o zaman bu ülke laik - demokrat - liberal ve nitelikli kadroların elinde, Avrupa Birliği idealine doğru yürüyebilir.

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır