Ormandaki bütün hayvanlar sonunda bıkmışlar, usanmışlar. Her hayvan, diğer birçoğundan daha güçlü olsa da, kendisinden güçlü olan en az bir hayvandan şikâyetçiymiş. Her biri, kendisinden daha güçlü olanın bir gün kendisini yutacağı kuşkusuyla uyuyamıyor, sürekli kaçmak, saklanmak zorunda kalıyormuş.
Ormanın tek gerçeği korku olmuş, bütün hayvanlar sürekli kendisinden güçlülerden kaçıyor, saklanıyor, hiçbiri uyumuyormuş.
Sonunda bazıları önayak olmuş ve hep birlikte bu durumu konuşmak, tartışmak için bir toplantı düzenlemişler. Toplantıya çağıranlar diyorlarmış ki: "Yüzyıllardır birbirimizi yiyoruz. Hep korku içinde yaşıyoruz, kendi yaşadığımız korkuyu bizden daha güçsüzlere yaşatıyoruz. Hayatlarımız bir korku çemberi içinde dönüp duruyor, artık buna son vermeliyiz."
Toplanmışlar. Toplantının başkanlığını doğal olarak Aslan yapıyormuş. Hayvanlar sırayla söz alıp şikâyetlerini, korkularını anlatmışlar. Hatta Fil bile şöyle konuşmuş: "Ben sadece ot yiyorum. Evet, çok güçlü olduğumu bilen bir sürü hayvan bana saldırmıyor. Ama beni de en güçsüzümüz olan sivrisinekler mahvediyor. Sürüler halinde üzerime konuyor, her yanımı delik deşik ediyorlar. Bu yüzsüz Fare de birkaç kere hortumumdan içeri girdi, zar zor dışarı attım."
Sivrisinekler hemen Fil'e cevap vermişler: "Sen sadece ot yediğini söylüyorsun. Doğru. Ama bizim hayatımız da bu otların çevresinde geçiyor ve sen sadece ot yediğini zannederken yüzlercemizi de birlikte yutuyorsun.."
Bütün hayvanlar buna benzer şikâyetlerini sıralamışlar, birbirlerini suçlamışlar. Hepsi de bu "birbirini yutma" düzeninin değişmesi gerektiğini tekrar etmiş.
En sonunda hepsi sözünü bitirmiş, sıra, başından beri susarak herkesi dinleyen Aslan'a gelmiş. "Bütün şikâyetlerinizi çok iyi anlıyorum ve hak da veriyorum" demiş Aslan, "ama ben bazılarınız gibi ot yiyemem, benim beslenmem için et yemem şarttır."
Diğer hayvanlar sesizce dururken cüssesine güvenen Fil Aslan'ın sözünü kesmiş: "Ama et dediğin şey sadece hayvanlarda var. Bir hayvan yemeden nasıl et yiyebilirsin ki?"
Fil'in çıkışından cesaret alan diğer hayvanlar da konuşmaya başlamışlar ve bu kez en çok Aslan'dan şikâyetçi olduklarını söylemişler. Aslan söylenenleri dinliyor, arada bir de "Ben et yemek zorundayım" diye tekrarlıyormuş.
Bu tartışma bir süre daha devam etmiş sonunda Aslan pençesini kaldırıp herkesi susturmuş ve sormuş: "Bu toplantı kaç sattir sürüyor?"
Fil, "Neden soruyorsun" demiş.
"Nedeni çok basit" diye cevap vermiş Aslan, "Çünkü acıkmaya başladım."
Toplantıdaki bütün hayvanlar bir ürperme hissederken Aslan devam etmiş: "Evet, doğrusu acıkmaya başladım, bunu midemdeki kasılmalardan hissediyorum. Ben de herkes gibiyim, acıktığım zaman yemem lazım. Ama ben ot yiyemem, sadece et yerim. Yani acıktığım zaman sizlerden birini yemem gerek..."
Daha cümlesi bitmeden bütün hayvanlar kaçışmaya başlamışlar. Aslan kibarlık ederek onların biraz uzaklaşmalarını beklemiş ve sonra herkesin bildiği, alıştığı her zamanki yürüyüşüyle avlanmak için harekete geçmiş.
Düzeltme: 3 Ağustos 2001 Cuma günü yayımlanan "Yeni, sadece yeni" başlıklı yazıda, ANAR anketindeki oy oranları tablosunda "Erdoğan partisi yüzde 0.8" olarak çıkmıştır. Doğrusu 30.8 olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.