  
Deveciden dost tutan kapısını yüksek yapsın..
ANAP içinden Mesut Bey'e rakip çıkmaz.. Ne Aşık, ne Necla Akben ne de Kayalar.. Üçünün de kitle desteği yok.. Ancak Deve Battal'ın durumu farklı.. Hikayesini Erkan Zenger'in anılarından öğrendiğime göre aktarıyorum..
Atatürkümüz, yurt dışına kaçan padişahın tahtına zıplayıp Cumhuriyet'i ilan etti etmesine ama dedelerinin kafa kağıdında Osmanlı tuğrası taşıyan biz padişah kulları bu değişime alışamadık..
Kendimizi hala kul saydığımızdan her yönetim değişikliğinde veliaht arama derdine düşeriz..
Büyüklerimiz "doğal sebeplerden" makamlarını boşalttıklarında yakınları "Amanın.." diye telaş yapar.. "Yok mu oğlu, yeğeni, karısı.. Gelsin başımıza geçsin.." diye tepinir..
***
Rahmetli Özal'ı kaybettiğimiz zaman da böyle oldu..
Koskoca siyasi miras orta yerde kaldı.. Daha doğrusu Özal kulları durumu böyle kabullendiler.. Mesut Bey'in genel başkan seçilmesine arada bir itiraz eden çıkıyorsa bundandır..
Şimdiki genel başkanın Özal'la kan bağının olmaması "demokratik kulların" kaldırabileceği birşey değildir..
Miras hala ortada..
Özal'ın terekesi henüz açılmadı fakat siyasi mirası eninde sonunda pay edilecek.. Ailenin mirasla pek ilgisi yok.. O yüzden yakınlarına bakılacak..
Benim fikrimi sorarsanız; Özal'ı tanıyanların içinde bu mirası almasına itiraz edilmeyecek tek isim Deve Battal'dır..
Sakın ola ki "Yiğit lakabı ile anılır.." deyip "Deve" lafından boylu poslu bir yiğit tarifi çıkarmayın.. Deve Battal fiilen deve.. Yani dört bacaklı, tek hörgüçlü "Nerem doğru ki?" dedirtecek türden bir canlı..
Ama hikayesini bilenlerin "siyasi mirasın pay edilmesi" söz konusu olduğunda itiraz edemeyecekleri tek isim..
Rahmetli Özal, vefatından önce memleketi Malatya'ya son kez gitmişti.. Malatya Özal'ı, Menderes ve İnönü'yü görseler kıskandıracak bir coşku ile karşılamıştı..
Binden fazla aracın karşıladığı konvoy kente girerken yüzlerce hayvan kurban edildi.. Kurban edileceklerden biri de Arapkir Belediye Başkanı'nın getirdiği deveydi..
Özal hayvanın kesilmesine müdahale etti ve "Bu deveyi bağışlayıp Erkan Zenger'e hediye ediyorum.." dedi.. Bağışlanan deve böylece Özal'ın teknik danışmanı Zenger'in üzerine kaldı..
O da Battal adını verdiği deveyi Ankara'ya götürdü..
***
Battal'ın siyaseten yükselişi Ankara'da başlar.. Dikkatleri çekmesi ise Malatya'daki miting meydanında olmuştur.. Yanına dikildiği Petek Otobüsü'nün üzerinde konuşan Özal'a bakıp bakıp:
- "Baaabuuuu.." diye böğürmektedir..
Hayvan aslında Özal'a minnetini ifade için "Artık sen benim babamsın.." manasına böğürüyordur ancak ANAP'ın işgilli büzükleri bu böğürtüden:
- "Bu hayvan Baba yanlısı.. Kurtar beni baba, diye bağırıyor.." manası çıkarırlar ve derhal kesilmesini isterler.. Özal ise bunlara kulak asmaz.. Böylece Deve Battal, cumhurbaşkanı heyetinin peşinden Ankara'ya gelir..
Ankara Kalesi'nde Zenger'e ait bir boş mekana yerleştirilir.. Ahali Deve Battal'ın şöhretini hemen duyar..
Özellikle de Battal'dan koparılan bir tutam tüyün okunup üflendikten sonra saklanması halinde "Kısmet açtığı" rivayeti çabuk yayılır.. Kısmeti kapalı kızlar devenin başına üşüşüp dururlar, iki ay içinde zavallı Battal'ın el değecek yerlerinde tüy bırakmazlar..
Devenin bu itibarına karşılık siyasi hasımları da vardır.. Mesela Ankara Altındağ'ın CHP'li belediyesi.. Medya leşkerlerinin Deve Battal'a gösterdiği ilgiyi hazmedemeyip;
- "Çağdaş bir ilçe olan Altındağ'da büyükbaş hayvan beslemek yasaktır.." diye tutturup Battal'ı ilçe sınırlarından dışarı atmak isterler..
Gözlerini gözlerimden..
Belediyenin baskısından bunalan Zenger, talihsiz Battal'ı Hayvanat Bahçesi'ne vermek ister.. "Boş kadromuz yok.." cevabı alınca "Keselim kurtulalım bari.." derler..
İşte Battal'ın kaderine isyan ettiği tarihi gün budur.. Bağlı olarak yatırıldığı yerden bir hamlede kurtulup, kendisini telef etmeye hazırlanan kasabın peşine düşer..
Adamı "hacet gördüğü yere" kadar kovalar.. Kasap bir dükkana sığınarak kurtulur o andan itibaren de Battal'ı kimse kesmeye cesaret edemez.. Erkan Zenger bu gelişmelerden sonra Battal'ı alıp evinin bahçesine götürür..
Şöhreti böylece Ankara'yı tutan Battal'a bir de yaş günü yaparlar.. Memleketin ne kadar ünlü sanatçısı varsa oraya gelir..
Ünlü bir assolistimiz Deve Battal'ın gözlerinin içine bakarak:
- "Gözlerini gözlerimden ayırma hiç ne oluuuur?" şarkısını söyler.. "Ayırma hiiiiç.." derken sesini öyle bir titretir ki Deve Battal'ın gözleri dolu dolu olur..
Onun bu hallerine bakanlar aslında Battal'ın da assoliste karşı kayıtsız olmadığını anlarlar..
***
Battal'ın yaşgününde hazır bulunan biri de devrin İçişleri Bakanı, şimdiki "yenilikçi hareketin" ağır toplarından Abdülkadir Aksu'dur..
Yaşgünü pastası kesilirken Erbakan alınabilir diye "Happy birthday to you.." şarkısına katılmaz ama kafasıyla şarkıya ritm tuttuğundan içinden söylediği anlaşılır..
- "Bu adam yenilikçi.." yaftası o günden itibaren Sayın Aksu'ya yakıştırılır..
Bilen bilir.. Bilmeyen rivayet sanır.. Deve Battal'ın yaş günü o gün TRT'nin haber bülteninde geniş geniş yer aldı.. Flaş TV ve Show TV ile birlikte Azerbaycan televizyonu da yaşgününü uzun uzun görüntülediler..
Birkaç gün sonra da Japonya Devlet Televizyonu'nun birinci kanalı gelip Deve Battal ile görüştü.. Battallı program Japon kanalında tam 11 dakika 20 saniye yer buldu..
Oysa aynı kanal, devrin Başbakanı Tansu Hanım'ın görüntülerine ancak 3.5 dakika yer vermişti..
O koalisyonun bozulmasına Deve Battal'ın sebep olduğu kıskançlık yol açtı, diye hala konuşulur..
Battal şimdi Ankara yakınlarındaki bir çiftlikte.. Tecrübeli siyasiler "Merkez sağı birleştirecek tek ismin" Deve Battal olduğunu söylüyor.. Battal ise fikrini soranlara:
- "Gööğğrüüü vöğrüüü gaçmmmuuuuu.." diye böğürüyor..
(Tercümesi: Görev verilirse kaçmam..)
|