  
Hangi hakla?
Anadolu'da bir deyiş vardır; daha doğrusu nasihat: "İnsan kendinden dara düşmeli..."
Sözün özü ağırlığını, gücünü bilmeli... Olduğundan fazla görünmemeli...
Hafta sonu yapılacak ANAP kongresi öncesi genel başkanlık adaylığına soyunanları gördükçe, izledikçe, dinledikçe aklıma hep bu nasihat geliyor...
Ne ANAP'la ilgim var, ne de Mesut Yılmaz'la muhabbetim... Zaten politikadan da pek fazla hazzetmem... Ama bu köşeyi izleyenler bilir; kendinden dara düşmeyenlere, haksızlık edenlere, oturduğu yerden ahkâm kesenlere, havasından geçilmeyenlere de tahammül edemem...
Gelelim asıl konuya; ANAP Genel Başkanlığı'na aday olan Lütfullah Kayalar'a... CHP barajı geçemediği için seçilebilen, seçim bölgesi olan Yozgat'ta partisinin Türkiye genelinde aldığı oy ortalamasının altına düşen bir kişinin ANAP'a genel başkan olmaya hakkı var mı?
Bir başka ifade ile kendisini taşıyamayan bir kişinin bir siyasi hareketi omuzlamasının imkânı var mı?
Rakamlar ortada; ANAP'ın Mesut Yılmaz'ın aday olduğu Rize'deki oyu yüzde 43.6, Yaşar Okuyan'ın aday olduğu Yalova'da yüzde 23.7, Zeki Çakan'ın aday olduğu Bartın'da yüzde 19.8... Buna karşın Lütfullah Kayalar'ın aday olduğu Yozgat'ta yüzde 10.7...
Peki bu durumda olan yalnız Lütfullah Kayalar mı?
Hayır!
Eyüp Aşık da aynı yanlış içinde... Kendi ikballeri için bir siyasi partinin altına bomba koymaya çalışan bir başka kişi görünümünde...
Düşünüyorum; ANAP'ın kurucuları arasında yer alan, bugüne kadar partinin her icraatının altında imzaları bulunan, bununla kalmayıp hükümetlerde bakanlık yapan Kayalar ve Aşık'ın, şimdi kalkıp partilerinin son 10 yılını karalamaları, ikbal ve koltuk adına çevreye çamur atmaları, bırakın üslendiklerini iddia ettikleri misyona, vicdana sığar mı?
Parti baronları!
ANAP'taki iktidar kavgasına partinin Anadolu'daki tabanının nasıl baktığını, bütün bu gelişmeleri nasıl yorumladığını ANAP Bursa İl Başkanı Behzat Çevik'e sordum:
* ANAP'ta bir genel başkanlık sorunu var mı?
Kesinlikle hayır... Parti baronluğu sorunu var... Ama bu kongrede delegelerimiz, teşkilatımız inşallah bu sorunu kökünden silip atacak...
* Parti baronu olarak kimleri kastediyorsunuz?
Parti iktidarda olduğu zaman bakanlık, başkanlık divanı ve MKYK üyeliği koltuklarına kurulup genel başkana yağ yakanlar ama bu koltukları kaybettikleri, parti içinde güçlerini yitirdikleri zaman örgütü zayıf düşürme pahasına muhalefete başlayanları...
* Yani bu kongrede genel başkanlığa aday olan Lütfullah Kayalar, Eyüp Aşık, Vehbi Dinçerler gibi isimleri mi kasdediyorsunuz?
Evet! Baronlardan bazıları onlar... Örneğin Sayın Aşık 53'üncü ve 55'inci hükümetlerde bakanlık yaptı... Eğer bu hükümette de bakan olsaydı veya kulağına önümüzdeki günlerde bakan olacağı fısıldansaydı bir siyasi hareketi dünden bugüne karalayarak genel başkanlığa aday olur muydu?
Gelelim Sayın Kayalar'a... Kendisi parti kurulduğundan beri yönetimde... Yani her kararda kaldırdığı kolu, attığı imzası var... Bir dönem Maliye Bakanlığı yaptı... Son seçimde Yozgat'tan güç-bela oy aldı... ANAP'ı, kendi seçim bölgesi olan Yozgat'ta birinci parti yapamayan bir kişi, Türkiye'de nasıl birinci parti yapabilir? Bunu tabanına nasıl anlatabilir?
AİHM TESCİL ETTİ!
E BAKAN artık gerçek bir marka!
İsareti o markanın tescilli olduğunu gösterir... Su götürmez kanıttır... Kısacası damgadır... Atılmaz, kazınmaz...
Avrupa İnsan Hakları Mahkesi'nin (AİHM) kararı da Saadet'in iki öncesi olan Refah'ın ve dolayısıyla Erbakan'ın şeriat devleti kurmak istediğinin, halkı kışkırttığının, şiddete teşvik ettiğinin tescili... Tıpkı alına vurulan, kazınması, silinmesi mümkün olmayan işareti gibi! Hoca artık evinde dinlenecek... Torunlarına ninni söyleyecek. Belki de markasıyla övünecek.
NORM KADRO REZALETİ!
Öğretmen Meryem Uçar'ın çilesi!
Milli Eğitim'de suiistimalleri önlemek için çıkarılan norm kadro uygulaması, ailelerin bölünmesine neden oluyor... Eşleri birbirinden koparıyor, aile birliğini temelinden sarsıyor...
Bunun en son örneği Uçar ailesi... Meryem Uçar 5 yıllık müzik öğretmeni... Bankacı olan eşinin nisan ayında Bodrum'dan İzmir'e tayini çıkıyor... Meryem hanım da dilekçe verip, eş durumundan İzmir'e atanmasını istiyor...
Ama gelin görün ki; Milli Eğitim İzmir'de norm kadro fazlalığı olduğunu belirterek, bu tayini yapmıyor... Şimdi; Meryem hanım, kucağındaki 10 aylık bebeği ile İzmir'de müzik öğretmeni kadrosu açılmasını bekliyor, hatta dua ediyor... Bu kadro açılırsa; İzmir'e kocasının yanına gidecek, açılmazsa bebeği ile Bodrum'da çile çekecek...
DİNÇER YİĞİT SÖZ VERDİ
Gişeler ayarlanıyor
Otoyollardaki gişelerin zamdan sonra ayarlanmadığı, hâlâ 2 milyon 250 bin liralık geçiş ücretine karşı 225 bin liralık makbuz verildiğini eleştirmem üzerine dün arayan Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit, "48 saat sonra ayarlama tamam" dedi ve ekledi:
"Aslında çalışmalar başlamıştı... Bilgisayar bağlantılı printer çıkışlarını 9 basamaklı hale getirmek için uzun süredir çalışılıyordu... Ancak sizin yazınızdan sonra ekibe 48 saat süre verdim... En geç cuma günü herkes ödediği para kadar makbuz alacak..."
İlgililerin bilgisine sunuyorum ve Dinçer Yiğit'i duyarlılığından dolayı kutluyorum...
|