|
|
 |
| |
|
Kansız gitti
RP'nin kapatılmasını onaylayan en önemli gerekçe Erbakan'ın "Geçiş kanlı mı yoksa kansız mı olacak" sözü oldu.
Mahkeme, bu sözü 'teokratik düzeni yerleştirmenin gereği olarak' gördü
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi hakkındaki gerekçeli kararını resmen açıkladı. AİHM, RP'nin kapatılması kararını haklı bularak, RP'lilerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği iddialarını reddetti. Mahkeme, Necmettin Erbakan ve parti yöneticilerine 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesinin insan haklarına aykırı olduğu yolundaki başvuruyu da "demokratik toplumun korunması için vazgeçilmez bir sosyal ihtiyaç" olarak değerlendirdi ve bu konuda inceleme yapmayı reddetti. AİHM'in karar metnindeki 25. Madde, Refah Partisi'nin kapatılmasında önemli bir gerekçe olarak Erbakan'ın "geçiş kanlı mı yoksa kansız mı olacak?" sözlerini gösterdi.
BU 'GEREKİRSE ŞİDDET' DEMEK
İşte AİHM kararının 25. maddesinde bu konu ile ilgil ifade: "Necmettin Erbakan, 13 Nisan 1994 tarihinde, RP'nin parlamento grubu önünde yaptığı konuşmasında teokratik bir sistemin yerleştirilmesinin gereğini ifade etmiş ve gerekirse bunun şiddet ile olacağını belirtmiştir. Erbakan konuşmasında Refah iktidara gelecek, adil düzen sağlanacak. Sorulması gereken soru ne? Sorun değişimin ılımlı bir ortamda mı olacağa yada kanlı bir şekilde mi olacağı. Bu terimleri kullanmayı istemezdim ama, bütün bunların karşısında, terörizm karşısında ve herkesin gerçeği rahatlıkla görmesi için kendimi bu terimleri kullanmakta mecbur hissediyorum. Refah Partisi adil düzeni sağlayacak. Bu kesin. Ancak geçiş ılımlı mı veya şiddetli mi olacak, kanlı mı veya kansız mı olacak, bu nokta üzerinde 60 milyon kişi kendi tarafını belirleyecek..." Böylelikle, RP'nin çok hukukluluğu, şeriatı ve cihatı savunduğu için kapatılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığı vurgulandı.
Kararda "Parti kapatmalar için her devletin kendi sınırları vardır. Bir devlet kendi ülkesinin demokratik rejimi ve toplumsal barışı önünde engel olarak gördüğü bir siyasi partiyi engelleyebilir. Bir siyasi parti ancak kullandığı yöntemler ve savunduğu fikirler demokrasiye uygun olduğu ölçüde korunabilir" denildi.
3'E KARŞI 4 OYLA GELEN KARAR
AİHM'nin, RP'nin kapatılmasında Türkiye lehinde karar verdiği davada karar 3'e karşı 4 oyla alındı. Türk yargıç Rıza Türmen, mahkeme başkanı Fransız yargıç Jean Paul Costa, Norveçli ve Arnavut yargıçlar Türkiye lehinde, Avusturyalı, İngiliz ve Güney Kıbrıslı yargıç ise aleyhte oy kullandı. Gerekçeli karar 80 maddelik 50 sayfa uzunluğundaki bir metinde anlattı.
İŞTE KAPATMAYI HAKLI ÇIKARANLAR
İbrahim Halil Çelik: İmam hatipler kapatılırsa çok kan akar Türkiye, Cezayir'den beter olur
Kapatılan Refah Partisi'nin milletvekillerinden İbrahim Halil Çiçek, 8 Mayıs 1997 tarihinde parlamento kulislerinde gazetecilerin önünde, imam hatip okullarının kapatılması durumunda kan akacağını belirterek, durumun Cezayir'den daha kötü olacağını ifade etmiştir. Bu, kişisel olarak demokrasinin yerleşmesi için kan akması gerektiğini ve şeriat düzeninin tam anlamıyla yerleşmesi gerektiğini gösterir.
Hasan Hüseyİn Ceylan: İnananla inanmayanı ayırmak lazım. Biz iktidar olunca inanmayanları temizleyeceğiz.
RP'nin Ankara Milletvekillerinden Hasan Hüseyin Ceylan, 14 Mart 1993 tarihinde yaptığı konuşmasında inananlar ile inanmayanlar arasında ayrımcılık yapmış ve şeriat yasalarının getirilmesiyle birlikte iktidar olacak partisinin inanmayanları temizleyeceğini açıklamıştır. RP de bu konuşmaya karşın adı geçen şahsın sonraki seçimlerde yeniden aday olacağı teminatını vermiş vermiş ve bu demeci kullanmıştır.
Şükrü Karatepe: Sakın laik olduğumu düşünmeyin. Benim bazı mecburiyetlerim var. Sizlerin ise yok
Atatürk'ün ölüm yıldönümü 10 Kasım 1996 tarihinde, RP'nin Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, halka hitaben yaptığı konuşmada vatandaşlara laiklikten vazgeçmelerini salık vermiş ve bir değişime kadar kinlerini saklamalarını tavsiye etmiştir. Şükrü Karatepe bu konuşması ile mevcut sistemin değişmek zorunda olduğunu bu değişikliğin de demokrasi dışı yollardan sağlanabileceğini ima etmiştir.
Şeriat hükümleri demokrasiyle bağdaşmaz
AİHM'nin Refah Partisi için hazırladığı karar metninde Atatürk'ün laiklik ilkesine de tam destek verildi. İşte karar metnindeki 64'üncü maddede yer alan ifade: Şeriat düzeni, durağan ve katı kurallar içerir ve bu kurallar değiştirilemez. Bu yüzden şeriat hükümleri demokrasinin temel kuralları ile bağdaşmaz. Taraflar, Türkiye'deki demokratik sisteminin korunması için laikliğin korunmasının gerekli olduğu yönde görüş birliğindededir. Bununla birlikte taraflar, laikliğin prensipleri açısında ne yorumda, ne içerik açısında ne de uygulama şekli konusunda bir uzlaşmaya varamadılar. Türkiye, Türk toplumunun Osmanlı imparatorluğu döneminde teokratik bir rejim altında yaşadığını ve cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte teokrasiye son verdiğini hatırlatıyor. Mahkememiz, yaptığı incelemede teokratik rejimin tehlike arzettiğini ve nüfusunun büyük bir bölümü İslam dinine mensup Türkiye'de, bunun ulaşılmaz bir hayal olamayacağı sonucunu çıkarmaktadır.
Nurdan Bernard - Kazım Akar - Kemal Göktaş
|
|
 |
|