|
|
 |
| |
|
|

Kaya Hocam
Ülkemizin doktorlukta renkli, herkese yardım eden, karşısına bir fakir geldi mi hiç para almayan, anarşinin kara günlerinde vurulan polislerimize büyük yardımı olan bir insanıydı. Sevgili hocam İstanbulspor'da futbol oynamış, ayrıca memleketi Trabzon olduğundan Trabzonspor'a ve Beşiktaş'a tutkundu. Yani hocanın gönlünde üç takım vardı.
Kaya hocam sert mizaçlı, çok iyi yürekli, herkesin suratına direkt konuşan bir insandı. Çok iyi bir dostluğumuz vardı. Birbirimizi hiç kırmadık. Ne onun talebine ben, ne benim talebime o hiçbir zaman olumsuz cevap vermemiştik. Kaya hocanın doktorluğunu konuşmak benim haddim değildir. Her kulüp ona saygı duyardı. Fenerbahçe'de çok dostu olduğu için bir ara hergün Fenerbahçe Kulübü'ndeydi. Çok iyi tenis oynardı. Dostluğu, yardımseverliği olağanüstüydü. Hocaların hocasıydı.
Yerin cennet olsun
Rahatsız olduğum için cenazede ailemi oğlum Ömer temsil etti. Küçük oğlumun sünnetini eşinin narkozitörlüğünde yapmış, iş ödemeye gelince, "Bana nasıl para teklif edersin" diye azarlamıştı beni. Onunla ilgili bir anımı anlatayım. Dalyan Kulüp'te tenis oynamıştı. Can Bartu, Kaya hoca ve ben sohbet ediyoruz. Tabii konu futbol. Ben Kaya hocaya saygımdan dolayı hiç olumsuz cevap vermiyorum. Ama Bartu ile yıllardır çok samimiler. Bir ara Kaya hocam ve Bartu bir konuda bayağı tartışmaya başladılar. Aradan birkaç dakika geçti, Bartu kalktı gidiyor. Kaya hoca hem tartışma bitmemiş, hem de kalkışına sinirleniyor, "Nereye Can?" diye bağırıyor. Bartu nazikçe, "Ameliyatım var, oraya gidiyorum" dedi. Ama sonra geldi masaya oturdu, muhabbet devam etti. Kaya hocayı tanıyanlar o tartışmanın sonrasının nasıl devam ettiğini sanırım tahmin ederler.
Sevgili hocam nur içinde yat, yerin cennet olsun. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dilerim. Umarım bu kıymetli insanın varoluşunu oğlu Kaya şerefle yaşatacaktır.
|
|
 |
|