|
|
 |
| |
|
O Şimdi manken
Sayıları her geçen gün artan çocuk mankenler para ve şöhretin peşinden koşuyorlar. 3.5 yaşındayken mankenliğe heves eden miniklerin adımları büyük dünyaya yetişemiyor ama anne babaları engel tanımıyor
Sunuş: 18 Temmuz'da yapılan 2001 Elite Model Look yarışmasında geçen yıllardan farklı bir olay meydana geldi. Yarışmanın yapıldığı Maslak Venue eğlence merkezini basan feministler, "Bedenin senindir", "Evde çocuk, podyumda meze" sloganları attı. Kadın hakları savunucularının bu protestosu yarışmanın organizatörlerinden çok, lolita annelerini kızdırdı. "Çocuk mankenliğin ne sakıncası var" diyen anneler, feministlerin tepkilerine bir türlü anlam verememişti. Bu yazı dizisinde şöhret peşinden koşanların öyküsünü tüm yönleriyle okuyacaksınız...
Cocuk mankenler ve fotomodeller... Adı üstünde çocuk; yaşları 2, 6, bilemediniz 11... Kimi yürümeyi 5 yıl önce öğrenmiş, şimdi bu 5 yıllık deneyimiyle meslek sahibi olup para kazanması isteniyor. Kimi anne babalarının deyişiyle televizyonda gördükleri manken ablalarına özeniyor, onları taklit ediyor.
Anneler gururlanıyor: "Benim kızım manken olacak, baksana şu güzelliğe... İçinde var bu kızın."
Babalar dayılanıyor: "Dur bi dakka. Öyle ortalıktaki mankenler gibi olacaksa..."
Anne giriyor araya: "Olur mu öyle şey! Ne hanım hanımcık mankenler var."
Çocuk mu?.. Bunlar tartışılırken Barbie'sinin rapunzel saçlarını tarıyor; hayal tiyatrosundan bir oyun attırıveriyor: "Ken. Hayatım bu gece yemeğe gidelim. Pembe elbisemi giyeceğim. Ne.. olmaz mı? Neden? 'Ooo sevgilim ben başkasını seviyorum'. Öyle mi, hani ondan ayrılmıştın, hani artık beni seviyordun?"
AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR
Artık anne babalar çocuklarını meslek seçimine yönlendirirken doktorluk, mühendislik kadar mankenliği de önemser oldu. Çocuklarını bir ajansa kaydettirip iş kovalamak anne babaların birinci görevi haline geldi.
Neden mi? Sorunun yanıtını ebeveynler veriyor: "Çocuğumun geleceğini garanti altına almak istiyorum. Daha sosyal, aktif ve güçlü olsun istiyorum. Manken olmasında sakınca görmüyorum. Şöhret bizim için ikinci planda..."
"Çocuğunuz bunu istiyor mu?" sorusuna ise annelerden "aynı tonda" yanıt geliyor: "Elbette... Zaten o istiyor, biz karışmıyoruz. Kendi bileceği iş."
BU HERKESE NASİP OLMAZ
6 yaşındakİ Ebru Doğan çocuk yarışmalarında birinci olmuş, çeşitli reklam filmlerinde rol almış, babası Seyit Doğan'ın ifadesiyle "mankenliğe kendi heves etmiş" bir yıldız adayı.
Baba Doğan anlatıyor: "Daha 3.5 yaşındaydı 'Televole'deki mankenlerin görünce ben de böyle yürüyeceğim' derdi. Ebru'nun fotojenik bir tipi var... Çevremizdekiler de 'bir ajansa yazdırın' dediler. Birçok mankenlik denemiyimi oldu. Hatta bir defasında Barbie reklamlarına çağrıldı, ama büyük mankenler seçildiği için oynayamadı."
ARZUM ONAN GİBİ OLSUN
"Mankenlik ile ünlü olmak bir şanstır, herkese nasip olmaz" diyen baba Doğan devam ediyor: "İnşallah kızımız da bu şansı yakalar. Ünlü olsa da örf ve adetlerimizi çiğnemeden yaşayacak. Takdir ettiğimiz mankenler Arzum Onan, Neşe Erberk ve Yasemin Baradan gibi olmasını istiyoruz. Ebru patlayan flaşlar ve zenginlikle değişmeyecek, açık saçık kıyafetler giymeyecek. Aldığı parayı da kendi eğitimine harcayacağız."
Mankenliği şans olarak görenler sadece aileler değil. Ajans yöneticileri de bunun bir fırsat olduğuna inanıyor. Çocuk mankenler yarışmalarını düzenleyen Başak Gürsoy örneğin. Gürsoy, "Düzenlediğimiz yarışmaların sonunda ajanslar bazı çocukları değerlendiriyor. Buraya kadar her şey normal. Ama ailelerden bazıları özellikle maddi durumları kötü olanlar, çocuklarınnı çalıştırmak istiyorlar. Tıpkı çocuklarının ellerine mendil tutuşturup Taksim'e bırakan anne babalar gibi" diyor.
Podyum öcü değil ki!
6 yaşındaki Tuğçe Yanat büyüyünce hem doktor, hem de manken olacak. Mankenlik için adım atmış, podyumdan korkmuyor. 6 yaşındaki doktor ve manken adayı Tuğçe Yanat'ın gelecek üzerine düşleri şöyle: "Büyüyünce doktor olacağım, mankenlik de yapacağım. Podyumda yürümeyi seviyorum, yürürken hiçbir korkum yok. Neden korkayım ki? Aaa kemanı unuttum. Büyüyünce hem doktor, hem manken, hem de kemancı olacağım... Evde keman çalacağım, hastanede doktorluk, podyumda da mankenlik yapacağım. Hiç yorulmayacağım. Ünlü olsam bile. Annem bana bütün konularda güvensin."
GELECEĞİ GARANTİDE
Tuğçe'nin annesi Feyziye Yanat kızının şöhret basamaklarını nasıl tırmandığını anlatıyor: "2 yıl önce bir alışveriş merkezinde form dağıtıldı. Yarışmaya girdi. İlk otuza girmese de daha sonra çocuklar için üretilen ürünlere mankenliği yaptı. Mankenlikle başlamasını istedim. Çünkü, giyim zevki gelişti, güzel yürümeyi, zarif davranmayı öğrendi. Mankenlik konusunda ne yapmak istediğini kendi bilir. Mankenliği, ikimiz için de hobi olarak görüyoruz. Kızımın şöhret olması gerekmiyor ama bazı kapıların böyle açılması lazım. Birçok üniversite mezunu işsiz dolaşıyor. Medyatik olmasa da bu tür faaliyetlerle kızım kendi geleceğinin önünü açacaktır. Elbise sergileniyor sonuçta."
Yanat'ın çocuğunu manken yapmak isteyen anne babalara bir de tavsiyesi var: "Büyük paralar ummasınlar, örneğin biz hiç para kazanmadık."
Balerin olacağım mankenlik hobi
Dilara Uzun meslektaşlarına göre hayli deneyimli. Reklam filmleri ve podyum... Ama o balerin ve oyuncu olmak istiyor. Dilara Uzun 11 yaşında. Hem manken, hem de bale öğrencisi. 2 yıl önce Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Sahne Sanatları Ana Bilim Dalı'na öğrenci olarak girmiş. Levent Kırca'nın oyuncu seçimlerinde de fark edilerek 'Sefiller' müzikalinde oynamış. Dilara'nın gelecekteki hedefi mankenlik değil, balerin olmak, yanı sıra oyunculuk. Dilara Türkiye koşullarında hedefine giden yolun mankenlikten geçeceğini biliyor: "Büyüyünce balerin olmak istiyorum. Alev Baymur gibi. Hatta balerin olmayı şöhret olmaya tercih ediyorum. Oyunculuk da hayalim. Türkan Derya ve Sinan Çetin'in filmlerinde oynamak istiyorum. Eğer olmazsa üniversitede bale öğretmeni olmak istiyorum."
Dilara yoğunluk ve zaman problemini de çözmüş: "Sorun deği. Bunca iş arasında arkadaşlarımla oynamaya da vakit buluyorum."
4 YAŞINDA FARK EDİLDİ
Dilara'nın annesi Oya Uzun ise kızının daha 4 yaşındayken fark edildiğini söylüyor. Uzun, "Dilara 4 yaşındayken sürekli teklif alıyorduk. Cips ve araba reklamlarında oynadı. Çocuk giyim markalarının defilelerine çıktı. Katolog çekimlerinde fotomodellik yaptı. Beymen'in prova mankenliğine kadar yükseldi" diyor. Uzun, kızının hiçbir zaman ucuz dizi film veya filmlerde oynamasını istemediğini belirtirken, şöhret konusundaki fikirlerini de şöyle açıklıyor: "Dilara sanatçı olacak. Söhret ise zaten olur. Şöhretli olsun diye koşturan aileler görüyorum, çok çirkin şeyler bunlar... Çocuktan çok öne çıkan anneler var."
Anne Uzun'un mankenlik hakkındaki görüşleri de şöyle: "Dilara mankenliğe gönül verirse çok kültürlü olması lazım. Mutlaka üniversite okumalı, yabancı dil bilmeli. Ve ahlak da çok önemli. Allah göstermesin, ayağına, vücuduna bir şey olmasın. Biz de yanında olduktan sonra o geleceğin sanatçısı olacak."
Zengin olunca BMW alacağım
6 yaşındaki Ebru Doğan, almış boya kalemlerini eline, geleceğini bir güzel çizmiş. Arada zigzaglar olsa da ne gam: "Manken olmak istiyorum, ha bir de İngilizce öğretmeni. Bir BMW arabam ve bir de evim olacak. Evde beraber oturacağız, yani annem babam, ben. Onlar olmadan oturamam ki... Çok ünlü olmak korkutucu değil... Ünlü olmak, Avrupa'ya gitmek istiyorum. Ama annemle birlikte, onsuz hiçbir yere gitmem."
Erdal Atabek (Psikolog):
Rekabete hazır değiller
ÇocuklarIn yarışmalara yöneltilmesini toplum için bir kazanç olarak değil tüketim toplumunda metalaştırma ediminin örneği olarak görüyorum.
Çocuk, podyumda veya yarışmada yanlış bir özgüven kazanır. Özgüven kişinin kendi çabalarıyla elde ettiği başarıyla kazanılır. Yarışmayla, güzellikle kazanılan değerlerle değil. Böylesi çocuğa pahalıya mal olur.
Küçük çocuklarda üstün olmak ve rekabetçilik bir gelişim modeli değildir. Küçük çocuklar birbirine bakarak, paylaşarak ve birbirleriyle iletişim kurarak gelişirler. Elbette kendilerine ait şeylerle övünerek değer kazanırlar fakat çocukların rekabete dayalı yarışmaları, kendilerine bir şey kazandırmaz.
Çocuklar için geliştirici olan, kazandıkları ve kaybettikleri şeylerde neden böyle olduğunu anlatmaktır. Mankenliğin yanı sıra güzellik yarışmalarında rekabet, üstün olma ve kazanma isteği vardır. Bu hırs, tüketim toplumunda öğretilen bir hırstır. Bu hırs büyükler tarafından çocuklara ve gençlere öğretiliyor. Bu bir çocuk için çok ağır yüktür, ağır bir strestir. Çocuk, duygusal çalkantılara, iniş çıkışlara sürüklenir. Kazanamadığında bunalıma düşer, hiç kimseyle iletişim kurmak istemez, yaşama küser.
Müjen İlmen (Çocuk Psikiyatristi Uzmanı):
Teşhir edilmeleri yasak
Aile kendi yapamadığı hasletleri çocuğundan bekler, onun peşindedir. Tüm ailelerin amacı çocuklarını medyada manken olarak seyretmek. Çocukta olmayan şeyleri çıkartmaya çalışıyorlar, ergen tavırları bekliyorlar. Olgun genç kadınlar gibi davranmaları bekleniyor. Çocuk böylece kendi yaşını yaşamadan, daha büyük yaşları yaşamaya başlıyor.
Çocuk 5 yaşındayken 15 yaş olgunluğu beklenir. Devamlı teşhir edildikçe kendi olgunluğunu yaşamayacak düzeye gelir, kimliği de gelişemez ve duygusal problemler doğar. Podyumlarda farklı, evde ve okulda farklı davranmak zorunda kalır. Ruhsal gerilim ve bağırma, ağlama başlar; hiperaktivite, uyumsuzluk, gece korkuları yaşanır. 3-4 yüzlü bir olay yaşadığı için uyumsuzluk başlar...
Çocuk hakları sözleşmesine göre de çocukların böyle teşhir edilmesi de yasak. Profesyonellik 15-18 hatta 21 yaşından sonra gelişir. Ruhsal ve hormonal gelişim arasında uyumsuzluk vardır. Vücut ergen olsa da ruh çocuktur. Hayalleri, fantazileri vardır, tiyatroda oyun olarak görür hayatı. Nasıl bir profesyonellik beklenebilir ki?
YARIN
* Model Elite Look organizatörü Can Sandıkçıoğlu "Şöhret olmayı istemek bence suç değil" diyor.
* Bu yarışmayla yıldızı parlayan lolita mankenler, "Ailemizin suçu yok" diyerek tepki gösterenlere kızıyor.
Emre KULCANAY
|
|
 |
|