kapat
30.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )

Köşe yazısı

Ertuğrul Özkök'ün "Bu köşeler babamızın malı mıdır" başlıklı yazısıyla birlikte "köşe yazısı Ğ yazarı" tartışması başladı.

Dünyada "köşesi, yazarın tapulu malı mıdır, müdahale edilir mi, edilmez mi" türü bir tartışma olduğunu sanmıyoruz. Çünkü Türkiye'deki "köşe yazısı" sisteminin dünyada benzeri yoktur.

Batı'da başyazı, yorum sayfası ve fikir yazıları sayfaları vardır. "Başyazı" birinci sayfada ya da iç sayfalarda yer alabilir, imzalı ya da imzasız olabilir. Bu yazı, gazetenin; ana çizgisi doğrultusunda, özel ve güncel olaylar karşısındaki tavrını, bakış açısını yansıtır.

İngiliz Ğ Amerikan basınında yaygın olan "yorum sayfası"nda, yine çoğunlukla imzasız birkaç yazı yer alır ve bunlar yine değişik konularda gazetenin bakışını aktarırlar. Bu sayfanın yazarları, yazı işleri toplantısından sonra gazetenin yönetmeniyle birlikte toplanır, yazılacak konuları belirler ve yazarlar bunları bölüşürler. Bir kollektif yazı işleri çalışması söz konusudur.

Fikir yazıları sayfasında da konularının uzmanı olan, ağırlık taşıyan özgün fikirleri olan insanların yazıları yer alır. Bu yazılar imzalıdır ve yazarların görüşlerini yansıtır; gazeteyi, gazete yönetimini bağlamaz. Sayfanın yöneticileri gündelik gelişmelere göre uzman kişilerden yazı da isterler.

Bunların dışında özel sayfalarda; örneğin sanat, kültür sayfalarında yine uzmanların eleştirileri yayınlanır.

Türkiye'de bunların dışında bir "köşe yazıları" sistemi vardır. Bu sistemi bir ya da birkaç kişi düşünüp, planlayıp uygulamadı. Sistem, "ihtiyaçlar" ve "yokluklar" nedeniyle kendiliğinden oluştu.

Haberlerin "soğukluğu" ve "objektif"liğinin ötesine geçen, değişik bağlantılar kuran, neden-sonuç ilişkilerine dikkat çeken, ileriye dönük uyarılar ve fikirler getiren "yorumlar," gazete kavramının doğal ve ayrılmaz parçalarıdır.

Türkiye'de bugünkü sistemin nedenlerinden biri "uzman yorum" azlığı olmuştur. Bunun için gazetelere gelmeden, uzmanlık dergileri sayısına, yayınlanan bilimsel makale sayısına bakmak yeterlidir. Türk basınında fikir yazıları sayfası birkaç kez denenmiş ve bunlar hep "nitelikli" yazı azlığı kurbanı olmuştur. Bu açığı kapatan, tecrübeli gazetecilerin köşe yazıları, yorumlarıdır.

Gazete "ortak kimlik"tir
"Güzel yazı" okuma ihtiyacı da bugünkü sistemin nedenlerinden biridir. Bugün bütün gazetelerde onlarca köşe yazarı, sadece "bilgi" açısından değil, gerçekten "edebiyat" anlamında nitelikli ve "lezzetli" yazılarla bu ihtiyacı karşılamaktadır.

Gazete sadece köşe yazarlarının, sadece haberlerinin, sadece fotoğraflarının belirlediği bir ürün değildir. Gazete, sahibinden muhabirine, köşe yazarından fotoğrafçısına, editöründen reklamcısına, bütün emeklerin toplamının belirlediği ortak bir "kimlik"tir.

Bu "kimlik" bir yayın çizgisi olarak da ortaya çıkar, oluşur. Her emek sahibi, gazetenin sahibi gibi bu "toplam kimliğin" bir parçasıdır. Gazetenin hiçbir parçası, katkı sahiplerinden hiçbirisinin "tapulu malı" değildir.

Okur açısından, ortada bir "sofra" vardır.

Bu sofranın tuzu, biberi, suyu, salatası, ana yemeği, tatlısı bir bütündür. Kimisi ona sadece ana yemek için oturur, kimi asıl tatlı için. Ama bu sofraya tuz da şarttır, biber de, su da, çatal da bıçak da.

Gazete böyle bir "bütün"dür. Bu "bütün"ün anlamlı, faydalı, doyurucu ve lezzetli bir "bütün" olmasını da "yazı işleri yönetimi" sağlar.

Hangi ülkelerde, kaç adet günlük gazete yayınlanıyor
ABD1.476
Çin816
Brezilya465
Hindistan398
Almanya382
Pakistan303
Tayvan170
İspanya136
Güney Kore116
Japonya110
Arjantin106
İngiltere104
İsviçre104
Kanada104
İsveç..93
İtalya..88
Norveç..82
Fransa..81


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır