YAVUZ DONAT
|
  
İşte yeni sömürgecilik
Günümüzde bir ulusun zenginliği ya da yoksulluğu, o ülkedeki yüksek öğrenimin kalitesine bağlıdır... Bu sözlerin sahibi "Rice Üniversitesi Rektörü, Malcolm Gillis."
Prof. Gillis'in bu sözleri "Dünya Bankası'nın raporunda" yer alıyor.
"Rapordan" bir başka alıntı:
- Günümüzde küresel refah; fabrikalar, toprak, araçlar ve makinelerden daha çok; giderek bilgi, beceri, insani kapasite ve donanımı temel alan bir ekonomiye dayanır olmuştur.
***
Geçenlerde "Giden Gelmiyor" başlıklı bir yazı yazmıştık.
"Doktora için yurt dışına giden gençlerin bir bölümünün dönmediğini" belirtmiştik.
Bu yazıdan sonra öğrendik ki...
1987'den bu yana "Amerika'ya... Avrupa'ya üç bin doktora öğrencisi" yollamışız.
"Yarısı" dönmemiş.
Tabii "dönmemenin bedeli... Cezası" var.
Ve "yine" öğrendik ki...
Bu bedeli "gencimiz" ödemiyor.
"Doktora yaptığı üniversite" ödüyor.
Ya da "onu kapan kuruluş."
***
"Yeni sömürgecilik" işte bu.
Amerika, İngiltere gibi ülkeler eskiden "gelişmemiş ülkelerin insanlarını götürür, köle olarak kullanırdı."
O ülkelerin madenine el koyardı.
Şimdi ise...
"Pırıl, pırıl beyinlerine" el koyuyor.
Hem "daha zahmetsiz."
Hem de "kötü olmuyor."
Kimse "insan hakları ihlâlinden" bahsetmiyor.
***
Dünya Bankası raporunda deniliyor ki:
*ABD'de okuyan yabancı öğrencilerin üçte biri, ülkelerine geri dönmüyor.
*Beyin göçü fenomeni, belirli önlemler alınmadıkça, süreceğe benziyor.
*Gelişmekte olan ülkelerdeki yetenekli beyinlerin göçünün engellenmesi için, ülkelerindeki yüksek öğretim kurumlarında daha iyi yönetimler, daha fazla entelektüel olanaklar, daha yüksek ücretler ve daha iyi çalışma koşulları gerekmektedir.
***
YÖK Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Köksal Baloş'un verdiği akşam yemeğinde "bazı Hoca'larla" birlikte olduk.
YÖK Genel Kurul Üyesi Prof. Süleyman Sağlam gibi.
Prof. Orhan Göğüş gibi.
Prof. Ümit Özyurda gibi.
Hepsi de "beyin göçünden" yakındılar.
Ve bu arada öğrendik ki...
YÖK'ün, yurt dışı için vereceği "yüz öğrencilik burs için" yeterli talep yok.
Neden mi?
Bu bursu almak "bazı zor sınavları vermeye" bağlı.
Tabii karşılığında "mecburi hizmet" koşulu da var.
Ama "parlak beyinlerimize" Amerika çoktan el atmış, "karşılıksız bursla onları kazanmış" bile.
***
Giden gelmiyor.
Ayrıca pırıl pırıl beyinler "kapağı yurt dışına atmanın" yollarını arıyor.
Ve biz bu konuları hiç konuşmuyoruz.
Yıllardır "Avrupa'da bir Türk üniversitesi diye yazmamız... ATA Enstitüsü'nün bu konuda çırpınması" boşuna değil.
Keşke biz de "Avrupa'daki pırlantalarımızı... Ve diğer ülkelerin beyinlerini" ülkemize kazandırabilsek.
Keşke "eğitimi... Beyin göçünü" gündem konularımızın arasına alıp konuşabilsek.
Ve bunu "tren kaçmadan" yapabilsek.
|