  
Spagetti.. Kursuna gitmesi hoşuma getti..
Hazırol vaktine erkek milleti.. Üzerine varıp gelen sivrisineğin çektiği ordu değil yeni bir kadın türü.. Yemek kursuna gitmek için pasaport alıp, elli dolar harç ödeyerek yurt dışına gidenler ki başa çıkılası gibi değil..
Bir süre önce "Erkekler sığır cinsinden olabilir ama kesinlikle öküz sayılmazlar.." konulu risalemiz epeyce tartışma konusu oldu..
Nereden biliyorsun derseniz, mahallede bile bu konuda üç dört kez yolum kesildi.. Kesenlerin çoğu da erkek komşular..
Verdikleri tepkiden çıkardığıma göre tarifte kullanılan örneğe itiraz eden yok.. Hatta bunu doğanın bir türü değil, davranış açıklayan "kavram" olarak algılayanlar bile var..
Tepkiler daha çok "Hakikaten öyle be.." sözcüklerinde toplanıyor.. Kadın okurlarımın tepkisi ise farklı..
***
Birlikte yaşadıkları, hayatlarını paylaştıkları erkeklerin "sığır tarifine" sokulmasına hiçbirinin itirazı yok.. Baş sallayarak verdikleri onaydan belli ki "Nihayet bizim zaferimizi algılayan biri çıktı.." diye düşünüyorlar..
Bir de kafası karışanlar var..
"Erkekler öküzdür.." iddiası üzerine paniğe kapılıp "Acaba ben bir buzağı mı doğuracağım.." diye telaş edenler.. Tıp bilimi bunları kategorize ederken "Debil" tanımını kullanıyor..
Hocanın tesbiti..
Debil, yani 12 yaş civarı zeka ve duygusal gelişmeye sahip olanlar..
Bunlar her türlü okulu bitirebilirler.. Yaratıcılık gerektirmeyen her türlü mesleği öğrenebilirler..
Disiplinli ve gayretli olduklarından yükselebilirler de.. Bunları esnek olmayışından illa ki kurallara körükörüne bağlı olmalarından teşhis edebiliriz..
Rahmetli Profesör Dr. Mazhar Osman, öğrencilerine ders verirken debiller için "Ne yazık ki dünyayı onlar idare ediyor.." dermiş..
İşte bunlardan biri telaşlanıp, mektup yazmış "Erkeğin sığır türü olup olmadığını nasıl anlarız?" diye soruyor..
Yeri geldiği için cevap veriyorum.. Erkeğinizden kuşkunuz varsa ona Şarbon Aşısı tatbik edin.. Tepki vermiyorsa sonuç pozitiftir..
İneklerde başarılı sonuç veren Şorbon Aşısını tedarik edemeyenler için daha ucuz bir teknik var.. Erkek uyurken bahçeden kopardığınız taze çimleri burnuna doğru tutun.. Acıkmış gibi tepki veriyorsa sonuç yine pozitiftir..
O konuya dair küçük bir notum kaldı..
Erkeğin evliliğinden söz ederken, hayaları burulduktan sonra öküz kategorisine giren boğanın hallerinden bahsetmiş ve tarlada nasıl çalıştırıldığını anlatmıştık..
Kafa o gün yine dindon olmuştu herhalde..
Öküzün karasaban sürerken başına geçirilen aleti "Övendire.." diye adlandırmışım.. Komşum uyardı.. Hak verdim.. Benim yazdığım yanlış.. Doğrusu "Boyunduruk" olacaktı.. Övendire, öküzü güden kişinin elinde taşıdığı uzun sırığın adıdır..
Ucunda bir mıh vardır ve hayvan yavaşladığında övendireyi uzatıp, ucundakı mıhı kabasına saplar.. Öküz de böylece gayrete gelir..
***
Kadınların yeni hallerini bilelim, erkek milleti olarak üzerimize yapıştırılmış sığırlık tarifinin katsayısını büyütmeyelim diye yazıyorum.. Başımıza yeni işler açmaya hazırlanan kadın kısmı tarafından garip garip teknikler uygulanıyor, haberiniz olsun..
Maydanoz Dergisi'nin bir iki ay önce verdiği müjdeli haberi hatırladım da oradan geldi aklıma..
İstanbul ve Ankara'da faaliyet gösteren "Baking and Pastry Arts" diye bir şirket çıkmış ortaya.. Türkiye'den müşteri toplayıp İtalya'ya götürüyormuş.. Oradaki yemek okullarından birine kaydı yapılan sosyetik kadınlara İtalyan mutfağının yemekleri öğretiliyormuş..
Bu okulların en popüler olanı da "The Culinary Institute of America" adını taşıyor.. 1946 da kurulmuş.. Dünyada şubeleri varmış.. İtalya'daki şubesine de bizim Türk kadınları dadanmış..
Kurs süresi üç hafta ile iki ay arasında değişmekteymiş.. Verilen ücret de makul.. En pahalı dönemin karşılığı iki bin dolar..
Veriyorsun iki bin doları.. Hem İtalya'da tatil yapıyorsun.. Hem de spagetti yapmayı öğreniyorsun.. Masrafa katlanmak durumunda kalan kocanın "içinden ettiği" küfürler de yanına kar kalıyor..
Pişirirsen aş olur..
Spagetti dediğin ne ki?
Altı üstü makarna.. Haşlıyorsun sıcak suda.. Süzgeç ile suyunu süzüp yağda gezdirdikten sonra üzerine domatesli sosunu döküp servis yapıyorsun.. Bunun mektebi mi olur?
Oluyormuş demek ki..
Ayrıca sosyetik tarifine girse de spagetti bilmeyecek bir Türk kadını düşünemiyorum..
Ne öğretecek bizimkilere elin İtalyan şefi?
Haaa! Kabul ediyorum.. Onbinde bir de olsa mutfak olayının da kara cahili çıkabilir.. Temsil yumurtayı gördüğünde "Bu ne?" diye sorabilir.. Sen de anlatırsın:
- "Buna yumurta derler.. Pişirirsen aş olur.. Pişirmezsen kuş olur.."
Hepsi bu kadar işte.. Görmesi de öğrenmesi de bir dakika sürer..
***
Peki kocalar bu işe neden itiraz etmiyor, diye soracak olursanız onun da cevabı var bende..
Nikahlı karılarının İtalya'da yemek öğrenme hevesine itiraz edecek zengin koca tanımıyorum..
O ne güzel.. Karını en az üç haftalık yemek kursuna yollar, kafanı dinlersin.. Kadın biraz gabi ise bu süre iki aya kadar çıkar.. Hatta döndüğü zaman yediğin spagettiyi yere göğe koyamayıp, kadını gaza getirme siyaseti güdersin:
- "Hayatım, madem bu işin eğitimine başladın.. Seni Amerika'ya göndereyim, iki aylık kursa yazıl.. Omlet stajı yap.." dersin..
Oradan sonra da "Sıra master yapmaya geldi.." deyip, Tunus'a "Kuskus kursuna" yollarsın..
Onu da bitirdi mi "O kadar masraf yaptık, sıra memlekete hizmete geldi.." dersin.. Anadolu'nun bir yerinde "Kültürel alt kimliği tarifinde yufkanın etkisi.." konulu bir araştırmaya sardırırsın..
Evliliği kaynatırsın..
Ömür dediğin nedir ki? Böyle böyle biter işte..
Kıssadan Hisse: Yoğurdum ekşidi, bozuldu yayık.. Bu asır böylece hallere layık..
|