kapat
30.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Doping lâzım

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkan Yardımcısı Stanley Fischer "Biz neymişiz yahu" dedirtecek şeyler söyledi:

"Dünyada en iyi işleyen program sizinki..

Arjantin'den çok daha iyisiniz..

İyi şeyler yapıldığı halde piyasalar bunu algılayamadı. Ama Eylül'de faizler ve döviz hızla düşecek."

Derviş de tamamlayıcı müjdeler verdi:

"Önümüzdeki 12 aylık tüketici enflasyonu yüzde 30-35 olur..

Stan Türkiye'yi çok seviyor. Liderlerle yaptığı görüşmelerden çok memnun kaldı, programın tanıtımında aktif rol oynayacak."

Fischer'in, üzerine borç olmayan bir iddia içinde mesajlar vermesinin hikmeti nedir?

Bu bilinmeyeni, Ankara'daki arkadaşımız Şamil Tayyar'ın haberi çözüyor:

"Koalisyon liderleri Fischer'e güvence verdi: İki yıl seçim yok!"

Politikacının sözüne inanılmayacağını Fischer de bilir. Ama onu inandıran, üç liderin de gerçeği kavramış olmalarıdır.

Başarısızlık, yalnız sosyal patlamalara gebe bir ekonomik yıkım getirmeyecek, iktidardaki üç partiyi de yok edecektir.

Başarının ilk şansı kelleyi koltuğa almış bir hükümetse, ikinci ve belki daha önemli şartı, bu programın seçimle kesintiye uğramayacağı güvencesidir.

Stanley Fischer bu güvencelerin var olduğunu gördüğü için etkilenmiştir.

Ama kimse erken bir iyimserliğe kapılmasın. Piyasanın vurguncuları kazançlarını büyütmek için endişeleri körüklemeye, siyasetin vurguncuları da, her dalgalanmayı erken seçim için sömürmeye devam edecektir.

Bunun çaresi, Fischer'i ikna eden koalisyon liderlerinin şimdi de halka umut ve güven verecek yaratıcılığı göstermeleridir.

Yani gerçekten yeni bir hükümet..

Öyle bir hükümet ki, bakan sayısı inecek ve millet "Bunlar yalnız bakanları değil kafaları da değiştirdi galiba" diyecek.

Millet istedi, medya bastırdı diye hükümet değişikliği yaparlarsa "karizmalarının çizileceğinden korkan" liderlere bir düşünürün öğüdünü aktaralım:

"Hayatınızın biteceğinden korkacağınıza hiç başlamayacağından korkun!"

Aslan solcular..
Yeni oluşumlar tam gaz gidiyor.

Kapatılan Fazilet'in yandaşları, iki parti arasındaki tercihlerini rüya ve istihare yoluyla belirlemeye çalışırken solda İnönü'nün kuracağı parti, eskilerden bıkmış milletin "mükemmel" diyebileceği bir tüzük hazırladı.

Bu partide başbakan ve genel başkan ayrı kişiler olabilecek.. Seçim kaybeden lider hemen istifa edecek.. Başbakan ve bakanlar seçimden önce halka açıklanacak.. Hiçbir milletvekili ve parti yöneticisi kamu ihalelerine giremeyecek.. Genel merkez, il yönetimlerini görevden alamayacak..

Bu akıl zamanında uyansaydı bambaşka bir ülkeye yaşıyor olurduk bugün.

Ama partinin başına niçin 80'ine merdiven dayamış biri getiriliyor?

Çünkü "aslan sosyal demokratlar" hâlâ bir davanın değil, postun peşindeler.. Gençler ve orta yaşlılar, genel başkanlığı birbirlerine kaptırmamak için yaşlı bir şemsiye altında mütareke aramaktan vazgeçemiyor.

Yani solcular, demokrat olamıyor!


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır