kapat
30.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 


Nester zamanı

Galatasaray, saha içinde dünyanın en büyük kulüplerinden biri. Ama ya saha dışında? Kulübün altın yumurtlayan futbol şubesi acaba nasıl yönetiliyor ve kimlerin elinde?

Yeni bir yönetim geldi. Yaptıkları bazı tespitler var. Örneğin, teknik direktör Lucescu'nun Florya'da çok yalnız olduğu ve kimsenin ona yardımcı olmadığı... Takım içinde bazı futbolcuların teknik direktörü hiç saymadığı ve dinlemediği... Dış İlişkiler Sorumlusu Mete Razlıklı'nın olaylara çok yabancı kaldığı ve pratik çözümler üretemediği... Bunların hepsi sonuna kadar doğru. Ama çözümler için radikal kararlar alabilecekler mi, merakla bekliyoruz. Yönetim, geçen sene de radikal kararların eşiğine gelmiş, ama "Şampiyonlar Ligi maçı var... Ligde kritik noktadayız. Hele şu maç bir geçsin" diye diye, "şu maçlar" bir türlü bitmediği için yaralı organa neşter bir türlü vurulamamıştı.

Lucescu ile beraber çalışması gereken ekip ayrı telden çalıyor, Romen hoca ayrı telden. İşte son İsviçre kampı... Önce 2.5 saatlik İstanbul-Cenevre tarifeli sefer yolculuğu özel ve modası geçmiş bir uçakla Romanya aktarmalı olarak 5 saat 21 dakikada yapıldı. Bitmedi. Lucescu, kamp için Tiran ile deniz seviyesinden aynı yükseklikte olan Lozan'ı seçmişti. Tiran'a Lozan'dan gidilecekti. Ama Mete Razlıklı son anda olaya sihirli parmağını değdirdi. Kampı Crans-Montana'ya taşıdı. Deniz seviyesinden 2 bin metre yukarıdaki bu ünlü kayak merkezine...

Futboldan hiç anlamıyorsanız ve bu kararı teknik direktörünüze danışmadan alıyorsunuz Galatasaray için ne kadar faydalı olduğunuz tartışılır. Lucescu, bu gelişme üzerine takımı Pazar günü (dün) İstanbul'a getirerek oksijen değişimini dengelemek istedi.

Bu küçük olay bile Galatasaray'da birlikte çalışması gereken insanlar arasında ne kadar büyük uçurum olduğunu gösteriyor. Futbolcuların hoşnutsuzluğunun bir kısmının da saha dışındaki deorganizasyondan kaynaklandığı ne zaman görülecek?

Yönetim, önce teknik direktörünü, sonra da profesyonel yöneticilerini karşısına alıp konuşmalıdır.

Ya kafaları, ya da kendileri değişmek zorunda.

İlaç gibi Kerem

Kerem İnan, Galatasaray'a 1995'te geldiğinde 15 yaşında bir çocuktu. Fiziği iyi, yetenekleri sınırlıydı. Eser Özaltındere onu özel olarak çalıştırdı. Alt yapı eğitimini çok iyi aldı. Sağdan top gelince hangi dizini yere koyması veya yan topa çıkarken hangi adımı önce atması gerektiği gibi fundamental bilgilerin hepsi öğretildi. 3 yıl Taffarel gibi bir dünya markasının ardında bekledi. Geçen sezon onun sakatlığında kaleyi aslanlar gibi korudu. Doğru bilgi ve doğru çalışma kalecisi oldu. Artık G.Saray kalesine ortak. Hatta 3 defans+1 kaleci ile yabancı hakkının dördünü savunma için kullanan G.Saray için yabancı sayısında yer açılması gerekiyorsa bulunabilecek en büyük ilaç.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır