kapat
30.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

banner
 

Washington sırları


Tüm Türkiye günler öncesinden, IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'ın iki dudağından çıkacak bir kaç cümleye kilitlenmişti.
Sonunda Fischer geldi. Doğrusu hem Ankara'da hem de İstanbul'da, bulaşıcı karamsarlık hastalığına tutulan herkese iyileşme sinyalleri verdi. Böylece, yakın zamana kadar 'demeç ekonomisi' ile yönetilen Türkiye, Fischer'dan sonra 'mesaj ekonomisi' dönemine geçti.

Aslında dikkat edilmesi gereken nokta Fischer'ın sadece olumlu görüşlerini kamuoyu ile paylaşması oldu. Ya riskler? Bu sorunun yanıtını, ABD'den yeni dönen, oldukça yetkin bir isimden alacağız. Ama önce Fischer'ın moralleri düzelten sözlerine kısaca bir göz atalım:

*Bankacılık ve diğer alanlarda girişilen yapısal reformlar, zor ekonomik koşullara rağmen devam eden mali uyum, Meclis'in yoğun yasal programı gerçekleştirmesi ve gönüllü iç borç takası Türkiye'nin başarılarıdır.

*Dalgalı kurun devam etmesi ekonominizin sağlığı açısından gerekli.

*Üç parti liderinin de programın arkasında olmasından memnunum.

*Ekonominiz, 2-3 hafta sonra düzelmeye doğru gidecek.

*Bu programın desteğe layık olduğunu bir kere daha görmüş oldum.

Gelelim, Washington'da kapalı kapılar ardında, samimi olarak yapılan yorumlara. İzlenimi aktaran isim, ekonomi yönetiminin sorumlu makamlarında bulunmuş, IMF ve Dünya Bankası'na bir telefonda ulaşabilen, ekonomik programın tüm safahatını bilen cinsten. Bakın neler anlatıyor:

*Aslında IMF, Türkiye'ye kerhen destek verir durumda. Bir şey olsa da ayrılsak diye düşünenler azımsanmayacak oranda. ABD'nin, Vietnam'ı durumuna düşmek istemiyorlar.

*"Bu hükümet güven ortamını yeterince oluşturamadı. Program yürümezse güven sorunu yüzünden yürümez" deyip topu Türkiye'ye atıyorlar.

*Türkiye, dalgalı kur yerine yarı müdahaleci kur isterse IMF bu işi bırakıp çıkar, "Buyurun yapın der. Üzerimize yıkılmayın havasındalar."

*"1999'da krize girecektiniz, iki sene ertelemiş oldunuz. Şu anda önemli olan enflasyon değil, borcunuzu ödeyebilir konumda kalmanız. Kısa vadeli rahatlama beklentisi taşımayınız" önerisinde bulunuyorlar.

*"Gerek iç gerekse dış piyasalara daha fazla güven verin. Yabancı yatırımcı bekleyip görecek. Uluslararası piyasalarda eski desteği bulmanız güç" diyorlar.

*Enis Öksüz, Ulaştırma Bakanlığı'ndan ayrıldı, dış piyasa kıpırdamadı bile. "İki sene önce yapacaktı. Telekom işini sarpa sardırdıktan sonra ayrıldı" görüşündeler.

Diğer değerlendirmeler de şu şekilde:
*"Eylül sonu Ekim başı Türkiye için hayati önemde. Sonbahar zor geçecek. Programı tetikleyecek çok sayıda faktör var ve hazırlıklı olmak lazım. Türkiye bu dönemi atlatırsa biraz daha rahatlar."

*"ANAP Kongresi'nden sonra Türk siyasetinde şekillenme olur. Yeni oluşumlar, programın uygulanma kalitesini etkileyebilir."

*Son söz:

"Türkiye bu programı başaramazsa birinci lige çıkmayı hedeflerken küme düşer. Bu nedenle Güney Kore'nin yaptığı gibi elinizdekini avucunuzdakini masaya koymanız gerekebilir!"

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
*Vadeli ithalattan alınan yüzde 6 KKDF'nin yüzde 3'e indirilmesi yüzünden, ihracata kredi olarak ayrılacak kaynakların azaldığını...

*Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Dünya Bankası'ndan aldığı emekli ikramiyesini TL'de mi yoksa dövizde mi tuttuğunun merak konusu olduğunu...

*IMF Türkiye Masası eski Şefi Carlo Cottarelli'nin, bir aylık tatil için İtalya'ya gittiğini...biliyormusunuz


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır