|
|
 |
| |
|
Piyasa 'süre' istedi
"Kura çok takıldınız. Oysa ekonomi iyi gidiyor" diyen Fischer, başta bürokrasi olmak üzere her kesime moral dağıtıp gitti. Ama bankacı ve borsacılar "Sadece moral yetmez, icraat lazım" diyor
Cumartesi günü akademisyenler, bankacılar ve iş adamlarıyla biraraya gelen IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, temaslarının ardından yaptığı bir saati aşan basın toplantısında piyasalara çok net bir mesaj verdi:
"Siz kurdaki dalgalanmaya çok fazla takıldınız. Oysa temel ekonomik göstergeleriniz çok olumluya doğru gidiyor. Cari işlemler 5 milyar dolar kadar fazla verecek. Kamu finansmanında önemli adımlar atıldı. Hazine Ağustos ayı iç borçlanmasını başarıyla tamamlayabilecek. Buna ikna oldum. Biraz bu yöne doğru bakmanız gerekiyor. Ekonomik gelişmelerdeki iyileşme de kurlara yansıyacak. Bir süre sonra istikrar geri gelecek."
Kısacası Fischer, kurlara fazla takılmamamızı, gözümüzü başka yönlere çevirmemizi tavsiye etti. Fischer'ın bu sözleri, piyasaların gözünü dolardan ne kadar çevirebilecek, bunun ilk sinyali bugün alınacak.
HEMEN DÜZELMEZ
Bankacı ve borsacılara göre piyasaların hemen olumlu tepki vermesini beklemek biraz fazla iyimserlik olacak. Çünkü halen hissedilir bir döviz talebi var. Asıl sıkıntı ise geleceğe güvensizlikten kaynaklanıyor. Kısa süre önce, hububat ve Telekom krizi ile sarsılan piyasalarda yükselen tansiyon düşmüş değil. Paraya yön verenlere göre de sadece Fischer moral verici bir konuşma yaptı diye tansiyonun düşmesi çok mümkün görünmüyor. Bir hafta önceye göre gerileyen döviz 1 milyon 300 bin liranın biraz üzerinde duruyor. Doların hissedilir şekilde inebilmesi, yüzde 95 civarında tutunan bono faizinin gerileyebilmesi ya da borsanın yükselebilmesi için piyasanın somut bir değişim görmesi gerekiyor. Bu eşiklerin aşağıya doğru kırılabilmesi için de siyasi arenada yumuşak hava, Temmuz enflasyonunda iyi bir sürpriz ve Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapması isteniyor.
Ergun Özen Garanti Bankası Genel Müdürü: Biraz zamana ihtiyaç var
Gerek IMF, gerek siyasiler, gerekse ekonomi bürokratları çok kuvvetle enflasyonun düşeceğine inanıyor. Bu inanç, kamu maliyesindeki olumlu gelişmeler ve iç borcun nisbeten daha az olmasına dayanıyor. Temmuz verilerinin ardından faiz indirimi de gündeme gelebilir. Düşen faiz ortamında da TL varlıklara olan talep artacaktır. 5 milyar dolar cari fazla ile dövize olan talep, arzdan az olmasını gerektirir. Bankalardan dövize olan talebin de giderek azaldığı görülüyor. Sonuç olarak ekonomi yönetimi kurlardaki aşırı dalgalanmanın törpüleneceğini düşünüyor. Piyasalar haftaya iyiye doğru bir adımla başlayabilir diye düşünüyorum. Ancak hızlı bir iyileşmenin hemen yaşanabileceğini söylemek için biraz erken. Zaman içinde iyiye doğru gidiş olacaktır.
Naci Sığın Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü: Belirgin bir iyileşme olmaz
Haftaya dövizde veya faizde belirgin bir iyileşme ile başlayacağımızı tahmin etmiyorum. Piyasanın döviz arzında artışa veya tedirginliği düşürecek bir gelişmeye ihtiyacı var. Merkez Bankası yine net uluslararası reverv hedeflerine sadık kalarak satış yapabilecek. Kamu maliyesindeki, cari işlemlerdeki olumlu gelişmeler zaten profesyoneller tarafından biliniyordu.
Beklentim, ancak Ağustos ayının ikinci haftasından itibaren piyasalardaki gerginliğin hafiflemesiyle bir hareketlenme, yumuşama olabileceği yönünde. Temmuz enflasyonu ve Merkez Bankası'ndan gelebilecek bir faiz indirimi de bu yumuşamaya destek verebilir. Ancak bu hareketin hemen olması zor. Bankaların döviz talebi duruldu, kurumsal ve bireysel müşteriden gelen talebin de durması gerekir.
Hayri Çulhacı Akbank Genel Müdür Yardımcısı: Yavaş yavaş düzeleceğiz
Piyasayı hareket ettiren en önemli faktör beklentiler. Eğer bireyler önümüzdeki dönemde istikrarın geleceğine inanıyorsa ve orta vadede Türk Lirası'na olan güven geri gelirse dalgalı kurun da etkisiyle piyasalar düzelir. IMF Başkan yardımcısı Fischer, yaptığı konuşmalarla bunu biraz sağladı. Bu havayı bozacak negatif gelişmelerin yaşanmaması halinde Türkiye istikrara kavuşabilir. Bunu hemen bu hafta beklemek mükmün değil. Geçtiğimiz haftalarda insanların canı çok yandı. Pozisyonların hızla değişmesini beklemek doğru olmaz. Ama önümüzdeki haftalar, aylar içinde yavaş yavaş iyiye doğru bir gidiş olacaktır. Olumlu beklentilerin satın alınması konusunda çok aceleci davranmamak lazım.
Erhan Topaç Gedik Menkul Değerler Genel Müdürü: Önce heyecan gerekiyor
IMF Birinci Başkan Yardımcısı Fischer'in moral vermek için geldiği anlaşılıyor. Bu kapsamda bence başalılı da oldu. Piyasalara ilk heyecanı verir diye düşünüyorum. Ama bunun kalanı icraat. Piyasaların sorunu da bu. Faizlerin düştüğünü, yurtdışının yeniden güven duyup para getirdiğini, siyasi stresin olmadığını görmek istiyorlar. Hükümet pek çok şey yaptı, ancak iyi anlatılamadı diye düşünüyorum. Piyasaları hareketlendirecek heyecanı yaratabilirsek, dengeleri bozmadan yavaş yavaş ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Her kesimin bu dönemi yeniden yapılanma için kullanması gerekir. Buradan geriye dönüş veya mucize ilaç yok.
Alp Tekince Ekinciler Genel Müdürü: Borsa Ağustos ayını bekler
Stanley Fischer'ın açıklamaları olumlu ancak piyasaları hareketlendirecek şok bir gelişme de yok. Piyasaların çok olumlu bir tepki vereceğini düşünmüyorum. Temmuz enflasyonu bir anlamda Fischer'ın açıklamalarının test edilmesini sağlayacak. Havayı bozacak olumsuz bir gelişme olmaması durumunda, Ağustos ayının başlarında Borsa'nın 11 bin endekse doğru yolculuğa başlayabileceğini düşünüyorum. Bundan erken bir beklenti gerçekçi olmaz.
FISCHER ÖRNEK VERMİŞTİ
Brezilya dalgayı "sabırla" aştı
Stanley Fischer'in "Onlar dalgalı kurla ekonomiyi düzlüğe çıkarmayı başardı, sabırlı olursa Türkiye de kazanacak" dediği Brezilya, Meksika ve Güney Kore'den sonra dalgalı kuru başarıyla uygulayan ülke. 1994'te yüzde 2 bini aşan hiperenflasyon sürecini, 1998'e kadar Fischer'ın da hararetle savunduğu sabit kurla aşmaya çalışan Brezilya, Asya krizi sonrası parasını yüzde 10 devalüe ederek dalgalı kura geçti. İlk tepki ile dalganın boyu yüzde 60' a kadar çıktı.
Yeni programın mimarı, Merkez Bankası Başkanı Arminio Fraga'ydı. Programın ana hatlarının çatılması sırasında IMF'de ön plana çıkan isim ise Fischer'di. Brezilya'da, öncelik bankacılık sektöründeki reforma verildi. Sorunlu bankaların tasfiyesinin maliyeti IMF'den alınan 41 milyar dolarlık krediyle aşıldı.
Kamu harcamaları üç aylığına donduruldu. Dolara yönelişi kesmek için faiz yüzde 39'dan yüzde 45'e çıkarıldı. Vergiler artırıldı, iki yıl içinde 116 kamu kuruluşu özelleştirildi. Bu arada ihracatçı firmaların vergi yükü taksitlendirilerek hafifletildi. Yabancı sermaye girişini sağlamak için arazi teşvik düzenlemeleri yapıldı.
Bu süreçte ciddi eleştirilere maruz kalan Fraga, halkından sürekli "sabır" istedi. 1999 sonunda ekonomi düzelmeye başladıktan sonra bu ülkeye ziyarette bulunan Fischer'ın söyledikleri ise önceki günkü sözlerini hatırlatıyordu: "Brezilya çok etkileyici adımlar atarak yolu yarıladı. Biraz daha sabır gösterilir ve kararlılık sürerse bu kıskaçtan kurtulabilir. Başarılı olursa aynı politikayı izlemek zorunda kalacak diğer ülkeler için de mükemmel bir örnek olur."
|
|
 |
|