CHP değişiyor da CHP yönetimi neden hiç değişmiyor diye sorunca Genel Başkan Deniz Baykal'dan yanıt geldi..
Baykal, biraz haksızlık ettiğim kanısında..
Önce hatırlatma..
Ben diyorum ki; CHP'de yönetime arkadaş grubu hakim oldukça, bu arkadaş grubu başarı ve başarısızlığı sorgulamadıkça.. İmajını yenilemedikçe.. Genel Başkan'ın bu yaz sıcağında Anadolu yollarında koşturması beyhude bir çaba olmanın ötesine geçmez..
Geçen haftaki yazı böyle noktalanıyordu..
Şimdi gelelim Baykal'ın yanıtına..
Baykal diyor ki; "Bir süredir yeni bir açılımı gerçekleştirmeye, kriz ortamında yeni ve güleryüzlü bir söylemle halkın umudunu ve güvenini ayakta tutmaya çalışan, çağdaş, demokrat bir siyaset anlayışını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz."
Doğru.. CHP bu amaçla aralıksız çalışıyor..
Baykal ekliyor; "Ama ne yazık ki kamuoyunda partimizle ilgili bazı yanlış imajlar, artık geçerliliğini kaybetmiş bazı klişe değerlendirmeler, hâlâ yaygınlığını sürdürüyor."
İşte benim üzerinde durduğum nokta da bu..
Kimi doğru.. Kimi yanlış imaj der.. Ama gerçek şu ki, üzerinde konuştuğumuz imaj yaygındır..
Peki yaygın olan imaj nedir?
CHP'yi yıllardır aynı kişilerin yönettiği..
CHP yönetiminin parsellendiği..
Baykal buna karşı çıkıyor.. Bu bakış yanlıştır diyor ve rakamlarla Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'ndaki değişiklikleri sıralıyor..
Tek tek.. İsim isim sayıyor..
Hepsi alanında etkin, saygın isimler..
Baykal sonunda diyor ki;
"Siyaseti profesyonel siyasetçilerin ötesine taşımak, ülkenin en iyi yetişmiş, birikimli insanlarını Türkiye siyasetine kazandırmak temel amacımızdır.. Bu doğrultuda daha altı ay önce bir Bilim Yönetim ve Kültür Platformu kurduk.. Bugüne kadar birikimlerini siyasete aktarma olanağı bulamamış, iyi yetişmiş, kendi alanlarında uzman çok değerli 180 arkadaşımız bugün CHP'nin kadro zenginleşmesine katkı yapmaktadır.. İddia ile söylüyorum.. CHP alışılmış profesyonel politikacı tipinin ötesinde, genç, yeni ve değerli insanları siyasete taşıyan Türkiye'nin en zengin kadrolu partisi durumundadır.."
Baykal haklı..
Ama Baykal'ın haklı olması aslında benim tezimi güçlendiriyor.. Beni haklı kılıyor..
Neden mi?
Birbiriyle bağlantılı olduğu için, Baykal'dan son bir alıntı daha yapıp yanıtlayayım..
"Bu tablonun önemi, diğer siyasi partilerin üst yönetimindeki değişmezlik göz önünde bulundurulunca daha da iyi anlaşılır."
Şimdi yanıt..
CHP, yeni kadrolara kapılarını sonuna kadar açan parti olduğu için.. CHP, parti içi demokrasiyi bütün zorluklara rağmen, hatta oy kaybını göze alarak uyguladığı için..
CHP üretken bir parti olduğu için..
Küçük bir zafiyeti bile sırıtıyor..
Baykal profesyonelleşen siyasetin sakıncalarını profesyonelleşmiş siyasetçinin gözlerinin içine baka baka söylediği için, partisindeki benzer durum yadırganıyor..
Baykal yanlış imaj diyor ama gördüğüm kadarıyla CHP'liler de, seçmen de biraz farklı bakıyor...
Birkaç ismi ele alalım..
Örneğin.. Eşref Erdem.. 1992'de, 1995'te, 1998'de Genel Sekreter Yardımcısı.. 2001'de Genel Başkan Yardımcısı..
Mehmet Sevigen.. 1992'de Genel sekreter Yardımcısı.. 1995 ve 1998'de MYK üyesi.. 2001'de Genel Sekreter Yardımcısı..
Fuat Çay.. Algan Hacaloğlu.. CHP yeniden açıldığı gün de yönetici bugün de..
İsimleri daha uzatmak mümkün.. Örneğin, Sinan Yerlikaya.. 1995'te de Genel Sekreter Yardımcısı 2001'de de..
O zaman CHP'liler; başarı ve başarısızlığın farkı ne diye soruyor.. O zaman seçmen bakıyor, bakıyor, CHP aynı CHP diyor, işin içinden çıkıyor..
Siz istediğiniz kadar yanlış imaj deyin.
Siz istediğiniz kadar.. CHP kadroları çok zengin deyin.. Seçmenin belleğindeki fotoğraf değişmedikçe imaj da değişmiyor..