kapat
23.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

banner
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Sibel'den Sulhi'ye aşk mektupları


Hapisteki eşi Sulhi Aksüt'e hasretini mektuplarla dile getiren Sibel Can, "Mektuplar o kadar güzel oldu ki, Sulhi'ye 'Rahşah Hanım'ın mektupları gibi bunları yayınlayabilir miyim? diye sordum" diyor
Sanat camiasında boşanacağımıza dair dedikodular dolaşıyor. Halbuki biz Sulhi ile daha birbirimize doyamadık bile.

O döndükten sonra bizim hayatımızda yepyeni, tertemiz sayfalar açılacak. Boşanmayı düşünmüyorum.

Ve 2.5 yıllık bir aradan sonra yeniden sahnelerde Sibel Can... Yaşadığı acıları unutmamış ama gereken dersleri de çıkarmış. Eskisi gibi yine kıpır kıpır. Üç-dört yıl önce, sahneden bir görüntüsü kalmış aklımda. Şarkısını söylerken siyah elbisenin eteğini yukarı doğru sıyırırken... Aynı görüntüyü bu kez "And İçelim" şarkısının klibinde görünce şaşırdım. Bu görüntü son iki yıldır acılar içinde savaşan Sibel'in belki de yeniden ruhundaki küçük kızla buluşmasıydı...

*Şarkı söylemediğin zaman kendini mutsuz mu hissediyorsun?

Sahneye çıkmamam beni o kadar mutsuz etmiyor ama sahneye çıktığımda da inmek istemiyorum.

*Sahnede iki kadın var. Biri ağlayan, duygusal bir kadın. Diğeri ise hiç büyümeyen, kimi kez eteklerini yukarılara çeken Sibel... Şen şakrak, fıkır fıkır... Hangi kadını seviyorsun?

İkisini de seviyorum. Ağlamak istiyorsam ağlıyorum, kendimi tutmuyorum. Ama cıvıl cıvıl, hareketli ve biraz çocuksu Sibel'i de çok seviyorum. Özellikle son günlerde o çocuksu Sibel'e çok ihtiyacım var.

SULHİ ÇOK YALNIZ
*Kışın Günay'da izlediğimde ağırlık vardı üzerinde... Şimdi verdiğin kilolarla birlikte sanki ruhun da değişmiş...

Şu anda kendimi sağlıklı ve zinde hissediyorum. Kışın uzun bir aradan sonra çalışmaya başlamıştım, çünkü evin ve çocukların sorumluluğu üzerimdeydi, çalışmak zorundaydım. Zor bir dönemdi. Belki de onun için hüzünlüydüm. Şimdi tek üzüntüm eşimin yanımda olmayışı...

*Yalnızlık katlanılabilir bir şey mi?

Sulhi'yi hapiste düşündükçe kendi halime binlerce kez şükrediyorum. Çünkü çocuklarım yanımda, annem yanımda. Beni seven herkes yanımda ama o orada tek başına ve çaresiz. Onu düşündükçe kendi kendime 'ne yalnızlığı? haline şükret' diyorum. Sulhi'nin cezası Aralık ayında bitiyor, inşallah ondan sonra hep beraber olacağız.

EŞİMİ ÇOK SEVİYORUM
*Sürekli olarak, Sulhi Bey hapisten çıktıktan sonra boşanacağınız dedikodusu var...

Sanat camiasında böyle şeyler çok oluyor. Daha biz birbirimize doyamadık bile. Beraber o kadar az yaşadık ki. Bence o döndükten sonra bizim hayatımızda yepyeni, tertemiz sayfalar açılmış olacak. Çocuklarım ve ailemle huzurlu bir ortamda olmak istiyorum ve eşimi de çok seviyorum. Allah göstermesin, boşanmayı da düşünmüyorum.

*Sevginizi nasıl besliyorsunuz?

Hasretle besliyoruz. Hala mektuplaşıyoruz. Gece çocukları uyuttuktan sonra oturup mektup yazıyorum. Kasetimde bir şarkı var, beni anlatıyor. "Üşüyorum tek başıma, yine yoksun yanımda... Bir başıma şu adada, efkarımla başbaşa... Al beni de yanına, onurumla oynama..." Çok güzel bir şarkı. Çocuklar uyuduktan sonra kendimi çok yalnız hissediyorum ve bütün o yalnızlığımı mektuplarda çıkarıyorum. Sulhi ile evlenmeden önce kısa bir İskoçya tatilimiz olmuştu. Onu unutamıyoruz çünkü birlikte yaşadığımız başka bir şey yok. Sulhi cezaevine gireli neredeyse bir yıl oldu ve biz bir yıldır İskoçya'da yaşadıklarımızı yazıyoruz birbirimize... Benim için çok özel bir insan Sulhi... O hapisten çıktıktan sonra ilk işimiz oğlumuz Emir'i de alıp İskoçya'ya gitmek olacak. Devamlı Emir'i anlatmamı istiyor. Gün içinde Emir'in neler yaptığından başlıyorum anlatmaya... Günlük tempomuzu, yaptıklarımı, ona olan özlemimi anlatıyorum. O kadar güzel mektuplar oldu ki, bir mektupta ona 'Rahşah Hanım'ın mektuplarından sonra Sibel'in mektupları diye yayınlayabilir miyim' diye sordum. Bütün mektupları saklıyorum ve ileride gerçekten bunları yayınlamayı düşünüyorum. Herkes okusun istiyorum. Tabii bazı özel şeyleri keseceğim.

ETEĞİ KALDIRMAK İÇİMDEN GELİYOR
*Sahnede birkaç yıl öncesinden bir görüntün vardır; Şarkı söylerken eteklerini sıyırıyorsun... Aynı görüntü yeni klibinde de var. Bunu bilerek mi yapıyorsun?

Dans ederken içten gelen bir şey bu. Ama asla çirkin değil.

* Sulhi Bey bu etekleri sıyırma konusuna kızmaz mı?

Onu rahatsız edecek hiçbir şey yapmam. Onu üzmek istemem.

*Bodrum'da mayo giyip objektiflerin karşısına geçmen...

Tabii ki tatilde mayo giyeceğim. Sulhi çok modern bir insan.

*Zayıfladığın için kendini göstermek istediğini hissettim...

'Hamilelikte aldığım kiloları veremeyeceğim. Tombul bir kadın olarak kalacağım' diyordum. Ama sonra spor ve diyetle kilo verdim. Beni görünce bütün kadınlar inanılmaz hırs yaptı ve doktorumun muayenehanesinde kuyruklar oluştu. Aslında ben Türk kadını için iyi bir örneğim.

Zor günlerimde intiharı bile düşündüğüm oldu
Ünlü sanatçı zor geçen günlerde kendisine zarar vermek istediğini söyledi

* Ekonomik anlamda bir darboğazdaydın. Sürekli borç ödedin. Türkiye'nin ekonomik krizi de bunun üstüne geldi. Yaklaşık 20 kişiye baktığını biliyorum. Bu kriz döneminde bunun altından nasıl kalkabildin?

Bütün borçlarımı toparladım. Devlete olan borcumu ödedim. İki yıl önceki vergi borcumu ödedim. Daha borcum var ama çok fazla, deli gibi çalışmamı gerektirecek bir borç değil. Onu da ödeyeceğim. Şu anda kazandıklarımın bir kısmı ile aileme bakıyorum. Çocuklarımın masrafını da ayırdıktan sonra kalanı ile birikim yapıyorum. O biriken para ile de babamın adına yaptırdığım okulu tamamlamaya çalışıyorum.

*Bu zorlu mücadele içinde hiç 'pes' dediğin an olmadı mı?

O zor günlerde kendime zarar vermeyi düşündüm. Kendimi çok yalnız, çok yaralanmış, çok paralanmış hissettim. O dönemde ölmeyi düşündüm. Ama gözümün önüne Engin Can ile Melisa geldi. Onları düşündüm; onlara acıdım. Ve Allah beni çocuklarıma bağışladı.

*30 yıla ne kadar çok şey sığdırdığını biliyoruz. Yorulduğunu hissediyor musun?

Zaman zaman... Eskiden öyle dediler gibi çalıştığım için kendime kızıyorum. Ama çalışmak da zorundaydım çünkü çocuklarımın geleceğini benden başka düşünecek insan yoktu. Sanat camiasındaki yalan yüzleri çok net bir biçimde gördüm.

* Eski eşin Hakan Ural'la görüşüyor musun peki?

Hakan çocuklarımın babası. Bunun için her zaman iyi olmasını istiyorum. Ama görüşmüyorum. Görüşmem de. Çünkü çok kırıldım. Hiç hak etmediğim şeyler yaşadım. Kin tutmam ama kırgınım.

ŞENGÜL BALIKSIRTI


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır