|
|
 |
| |
|
Sonbahar provası
Döviz ve faizde yaşanan artışlar, sonbahar sendromunun bir provası olarak görülürken, şimdi gözler ekonomi yönetimde
Yazın kavurucu sıcağında sert rüzgarlarla sendeleyen ekonominin, bir bilançosu hazırlanıyor. Aslında, son 10 gün içinde, döviz ve faizde yaşanan artışlar, sonbahar sendromunun provası olarak görülüyor ve ekonominin bağışıklık kazandığı düşünülüyor. Şimdi, isterseniz üç pencere açalım. Önce, ekonomi yönetimine bir göz atalım.
Hazine ile Merkez Bankası arasındaki uyum görüntüde korunuyor ama içten içe gelişen soğukluk artık dışa vuruyor. Hazine, iç borçlanma ihalesi öncesi Merkez Bankası'nın kısa vadeli faiz silahını çekmesini yanlış buluyor. Merkez Bankası, dışardan verilen taktiklerin, siyasi düzeyde kafa karıştırmasından şikayetçi. Maliye, DPT, Özelleştirme ise sahneye göre kısa süreli rol alıyorlar. Koalisyon liderlerinin, ekonomi kurmaylarına bakışında da güvensizlik seziliyor. Öyle ki, son zirvede liderler hem dalgalı kuru hem de faizleri sorguluyor. "IMF, ödemeler dengesini hesap ediyor, borç ödeme kabiliyetini ölçüyor ama reel sektörü düşünmüyor" sonucuna varılıyor. Bunun üzerine, şu açıklama yapılıyor: "Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizleri belirleme yetkisi tamamen kur istikrarının sağlanmasına yöneliktir. İç borç faizleri ile doğrudan ilgisi yoktur. Özellikle kurdaki artış, enflasyonist baskı yaratırsa kısa vadeli faizler yükseltilerek, dövizde denge hedeflenir.
Yabancı banka gerilimi
Eğer siyasi belirginlik yoksa ya da piyasa geleceğe yönelik kaygılar taşıyorsa, faizler yükselir." Üçüncü ve son noktada yabancı bankalar, spekülasyon iddiaları ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in görüşmeleri var. Döviz fiyatlarını tetikleyen yabancı bankalardan bir tanesinin, İstanbul'da firma firma dolaşarak, "Paranızı dövize çevirelim. Güvenli şekilde yurtdışına transfer edelim. Bize, diğer bankalar gibi soru da sorulmaz" teklifi Ankara'da ciddi rahatsızlık yaratıyor. Nitekim Derviş de yabancı bankalarla yaptığı görüşmede, "Kur artışına neden olduğunuz duyumları geliyor. Ne diyorsunuz?" sorusunu yöneltiyor.
Yabancı banka temsilcileri spekülatif hareket etmediklerini, sadece müşterilerinden gelen talebi karşıladıklarını söylüyor. Merkez Bankası'nın döviz satışı ihale sistemini değiştirmesini tartışmaya açıp, vadeli piyasa kurulmasını istiyor. Uzun toplantından sonra yeni bir şok dalgasına kadar kurların kademeli olarak aşağıya ineceği düşüncesi siyasi ve bürokratik cepheye hakim oluyor...
IMF'ye psikoloji dersi
IMF Türkiye Masası Şefi Juha Kahkönen, temaslarına devam ediyor. Kahkönen'in ısrarla vurguladığı konu reel faizlerin yüksekliği oldu. Faizleri, psikolojik faktörlerin, piyasadaki siyasi tedirginliğin etkilediğini anlatmaya çalıştı. Kahkönen'e, "Olayları sadece psikoloji ile açıklayamazsınız. Psikoloji önemli ama programa, özellikle dalgalı kura ilişkin bir değerlendirme yapmanın zamanı geldi de geçiyor" denildi. IMF, kur politikasında değişikliğe yanaşmadığını hissettirdi.
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?
* Dış Ticaret Müsteşarı Kürşat Tüzmen'in Boğaziçi Yüzme Maratonu'nda 40 yaş kategorisinde birinci olduğunu,
* Bakan Yılmaz Karakoyunlu'nun, "Tüm Türkiye işini gücünü bırakmış, televizyonda dolar fiyatı ve borsa endeksine kilitlenmiş. Böyle ekonomi olmaz" dediğini,
* Maliye'nin sonbahara, ÖTV ve yeni Motorlu Taşıtlar Vergisi ile girmeye hazırlandığını, biliyormusunuz
|
|
 |
|