kapat
22.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

Kaderimiz hükümetin toparlanmasına bağlı

Geçen hafta üçüncü krizin yarısından döndük. Kur iki günde yüzde 20 artmışken, faizler fırlamış ve borsa çökmüşken, Çarşamba gününden itibaren hükümetin kendini toparlayacağı umuduyla piyasalar da toparlanmaya başladı. Piyasalar üç günde kriz öncesi seviyelerine neredeyse geri döndü ve normalleşti.

Bu normalleşmede Arjantin krizinin hız kesmesinin kısmen etkisi var. Ancak ana etken elbette programın önünde engel olarak görülen hükümetin ortağı MHP'den gelen tavır değişikliğiydi.

* Dolarda dalgalanma- Engellemenin simgesi haline gelen bakanını görevden alan MHP böylece programa ve hükümete devam etmek istediğini kamuoyuna gösterdi. Bu da piyasalarda programın süreceği, hükümetin kendine çekidüzen vereceği ve geniş tabanlı bir revizyona giderek güven kaybını ortadan kaldıracağı umudunu doğurdu. Bu umutladır ki, dolar üç günde yaklaşık 250-300 bin lira geriledi ve kriz öncesi düzeyine indi. Doların gerilemesinde Merkez Bankası'nın müdahalede daha aktif ve etkin tutum takınması, süpekülasyonla kurları yukarı çektiği belirtilen yabancı bankaların hükümet tarafından Ankara'ya çağırılarak uyarılması da etkili oldu. Uyarı amacına ulaştı ve yabancıların yerlileri tahrik etmesinin önüne geçildi. Kriz sonrası dövizde ilk vadeli işlemlerin yapılması, doların sakinleşmesinde epey işe yaradı. Bütün bunlar sonucunda vatandaş sakinleşti. Dövize talebini durdurdu, düşüşe geçişle birlikte bankalara dönmeye, hatta TL'ye dönmeye başlayanlar oldu.

* Kurun faiz ve borsaya etkisi- Ana belirleyici olarak dolar kurundaki olumsuz ve olumlu gelişmeler faizin ve borsanın kaderini birebir etkiledi. Dolar yükselirken faizler de yükseldi ve yüzde 115 ile kriz sonrası ikinci en yüksek düzeyine çıktı. Borsa ise kriz sonrasında 0.62 cent değeri ile üçüncü kez dip seviyesini gördü. Çarşamba gününden itibaren hükümetten aldıkları mesajı olumlu değerlendiren piyasalarda faizler yeniden üç haneli rakamların altına düştü, borsa 10 bin puanı zorladı, döviz ise tırmanışa geçtiği bin 300 bin seviyesine doğru indi.

* Banka satışı dopingi- Hafta sonunda bir olumlu gelişme daha meydana geldi. Fon bankalarından Demirbank'ın dünyanın en büyük bankalarından HSBC'ye satılacağı açıklandı. Bankanın yabancı talibinin olması ve sonuçta yabancıya satılması önemli bir gelişme. Bu banka satışına Garanti Bankası'nın ve Finansbank'ın yabancı ortak alması da eklendiğinde ortaya yabancıların Türkiye'ye ilgilerinin sürdüğü sonucu çıkıyor. Bir de bu ortaklıklarla Türkiye'ye yaklaşık 2 milyar dolar civarında doğrudan sermaye girişinin beklenmesi ayrı bir moral kaynağı oluyor. Bunun yanında yabancılarla ortaklık kuran veya yabancılar tarafından satın alınan bankaların sendikasyon kredilerini çevirme gibi bir zorlukları da olmayacak. En azından üç Türk bankasında bu zorluk aşılacak. Diğer bankaların sendikasyonlarını da kolaylaştırabilecek. Bankaların yabancılara satışının bu dönemde ekonomiye böyle bir katkısı olacak.

* Uçurumdan döndüren umut- Böylece hükümet yaz aylarının geride kalan haftalarını güveni sağlama, bu güveni pekiştirerek kışa hazırlık yapma fırsatını yeniden yakaladı.

Böyle bir fırsatı hükümete veren olay ise bir bakanını değiştirmekti. Şimdi hükümette geniş bir revizyon bekleniyor. Revizyonla birlikte piyasalar, hükümetin program karşısındaki bazı olumsuz tutumlarını gözden geçireceğini ve kendini toparlayacağını umut ediyor. Bu umutla da mali piyasalarda krizin yarısından dönülmüş oldu.

* Umudun belirleyiciliği- Krizin iyice yatışması, istikrarın sürmesi için hükümetin kendini toparlayacağı umudunun devam etmesi gerekiyor. Bu umudun zayıflamadan, kırılmadan gerçekleştirilmesi piyasaların, ekonominin olduğu kadar hükümetin de kaderini belirleyecek. Yaz aylarında yeni bir kriz yaşamadan, güveni pekiştirerek ve kışa hazırlık yaparak girmemizi sağlayacak.

Umut boşa çıkarılmamalı. Umutların kırılması herkes için kötü sonuçlar doğuracak.

* Sonuç- "Umutsuz hayat, cansız beden gibidir" Sherwood Anderson


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır