kapat
22.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Uyanma zamanıdır

Türkiye'deki adaletsiz gelir dağılımının körüklediği sosyal patlama tehlikesi, dünkü New York Times'a haber oldu.

Gazetenin İstanbul muhabiri Douglas Frantz zenginlerin yazlık mekânı Laila'nın önünde 150 bin dolarlık Porsche Carrera otomobilden inen bir çift ile "az ötede" 12 saatlik mesaisini bitirdikten sonra yaşadığı gecekonduya gitmek için üç otobüs değiştirecek olan 160 dolar aylıklı bir garsonun çelişkisinde körleştiğimiz gerçeklere büyüteç tutuyor:

"Ekonomik kriz beşinci ayını doldururken zengin elitle sefalet sınırındaki yoksullar arasındaki fark giderek büyüyor.."

"Türk Lirası'nın dolar karşısında yüzde 50 değer kaybetmesiyle sıradan vatandaşın alım gücü dibe vurdu. Buna yüksek enflasyonun fiyatları yükseltmesi eşlik ediyor.."

"İşi olanlar bile zor geçiniyor. En zengin yüzde 5'lik dilimde kişi başına düşen yıllık gelir 10 bin 172 dolar iken, en yoksul yüzde 5'lik kesimin yıllık geliri 396 dolarda kalıyor.."

"Bu yoksulların çoğu, zengin villalarının yanı başındaki içme suyu olmayan gecekondularda yaşıyor.."

"Yoksullar, zenginlerin keyfini bozmadan eğlenmeye devam etmesini seyrettikçe, siyasi liderlerde sosyal patlama korkusu artıyor."

Zenginin körlüğü
İstanbul'un yoksulu izole değil.

Devlet arazilerine kurulu gecekondular, hazineden geçinen siyaset ve bürokrasinin yoksullara yıllarca sunduğu "sus payı" oldu.

Sosyal adalet, kentleri kaybetmek pahasına kör-topal böyle sağlandı. Ama ekonomik kriz bu "mütareke"yi sürdürülebilir olmaktan çıkardı artık.

Açlık sofuluğu bozar çünkü.

Türkiye'yi yönetenler, sosyal adaleti sağlayan en kestirme ve onurlu yolunun istihdam yaratmak olduğunu görmek zorunda.

İnsanlar ekmek istiyor.

Bunun çaresi de duran ekonomiyi canlandırmak ve kaynakları spekülasyondan üretime cezbedecek tedbirleri almak..

Yakın tehlike, servet ve zenginlik düşmanlığıdır. Zengin kesimin körlüğü ve ölçüsüzlüğü de bu tehlikeyi kışkırtıyor.

Komşusunun aç yattığını bilenlere uykuyu haram sayan geleneksel kültür ölmemeli.

Çünkü bencillik, cellâdını da kendi yetiştirir.

İslâmi promosyon
Din, sonuna kadar sabır telkin eden bir uyuşturucu olmaktan çıktı günümüzde. Artık adaletsizliğe itiraz cesareti veren bir doping oldu.

Diktatörlükleri bile yıkan adaletsizliğe demokrasiler hiç dayanamaz.

Siyasi İslâm'ın bir partisi vardı, artık iki oluyor..

Bu iki partinin iktidar umutları, zenginlerin bencillik ve gösteriş merakının devamı ile köpürecek yoksul öfkesidir öncelikle..

Sonra da ekonomik programın başarısızlığa uğrayarak ilk seçimde üç ortak partiden hıncını çıkarmak isteyecek halka daha geniş bir seçenek yelpazesi sunmaktır.

Gelenekçi ve Yenilikçi..

Oyları ayrı ayrı toplayıp iktidar fırsatı doğduğunda birleşeceklerdir. Kimse Fazilet arsasına inşa edilen iki partinin niyetini kötüleyerek Türkiye'nin geleceğini maceradan koruyamaz artık.

Tek çare, ekonomik programı başarıya ulaştırmak ve zengin kesimi de yakınmaktan vazgeçip ekonomiyi canlandırmak için gerekli riskleri göze almaya razı etmektir.

Bireysel ve partisel kaygıların önemini kaybettiği bir döneme girdik.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır