kapat
21.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )

Net bir yazı denemesi!

Ezberci sistem... Soru soran sistem... Biz ezberciyiz!

Çünkü ezberci olup olmadığımızı dahi sorgulamıyoruz.

Dünya kendini sorguluyor.

Hem de ne sorular...

NATO gerekli mi diye soruyor.

Avrupa kendi güvenliğini sorguluyor, yeniden yapılanıyor.

En son Amerikalılar ulusal güvenlik stratejilerini sorguladılar...

Ve değiştiriyorlar!

Eskiden bütün Amerikan ordusu, aynı anda iki farklı savaşı sürdürebilecek şekilde örgütlenmişti...

Şimdi "tek savaş ama mutlak galibiyet" formülüne göre yapı değiştiriyorlar.

Yani fokus oluyorlar!

Çünkü başarının -her alanda- değişmez formülü; fokus olmak, mesele neyse oraya odaklanmak.

Bu durumdan bize çıkan dersler var.

İki türlü:

1. Odaklanmak

Ekonomik kurtuluş planına odaklanacaksın. Önünde hiçbir şey durmayacak. Ve başaracaksın. Başka yolu yok.

2. Sorgulamak

Çok soru sorulabilir...

Biz bu duruma nasıl düştük?

Bir daha olmaması için ne yapmak lazım?

Bunların hepsine -köprüyü geçtikten sonra- cevap aranacak da...

Şimdi programa odaklanıp bu soruları tartışmanın anlamı yok.

Su altında diyalog olmaz. Önce bir yukarı çıkıp nefes alalım.

Su altında kalıp da boğulacağız diye düşünürseniz...

Bunun adı panik!

Ama sistemli bir şekilde yukarı çıkacağına emin olduğunuz andan itibaren panik bitiyor. Çok dikkatli bir uygulama gerekiyor. Kurtarma planını harfiyen uygulamak.

Önce bir hayatta kalalım!

Bu senaryoda bir boğulan var, ki o maalesef biz oluyoruz...

Bir de kurtarıcıların koyduğu kurtarma planı var...

O da IMF oluyor.

İster beğen, ister beğenme...

Adamlara 'kurtar' diyen biziz!

Burada bir avantajımız var.

Biz yaşamak için su üzerine çıkmaya mecburuz...

Ve aslında IMF de yaşamak için bizi kurtarmaya mecbur.

Şimdi elbette Türkiye ekonomik uçurumundan aşağı düşse...

IMF olsa ne yazar, olmasa ne yazar.

Bir ülkenin kaderiyle bir kurumu karşılaştırıyor değiliz!

Ama onlarda da başarılı olma mecburiyeti var.

Her kurumun sorgulandığı bir dönem ve konjonktürde...

IMF'in bir Türkiye başarısızlığı, bardağı taşıran son damla olur!

Buraya kadar beraber miyiz?

Şimdi tekrar fokus olma noktasına gelelim.

IMF fokus olmuş durumda...

15 milyar dolarlık bir iddiayla sonuna kadar fokus oldular...

Biz hâlâ fokus olamadık!

Yani dürbünün bir merceği, -IMF tarafı- net.

Diğeri, -Türkiye tarafı- bulanık.

O yüzden hedef net değil.

Biz o fokusu yapıp sabitledikten sonra...

Bütün mesele çözülecek.

Bütün iş bir tavır meselesinde...

Bizim kafamız sistemi aldatmaya çalışıyor.

Dünya sisteme uymak üzerine dönüyor.

Gerekirse sistem değişiyor ama sisteme uyuluyor.

Bizim kıvrak zekâmız da düz zekâ karşısında mağlup oluyor!

Bir örnek...

Hoca diyor ki "Üniversite kütüphanesine gidin, Uluslararası İlişkiler bölümünden Diplomasi Tarihi kitabını okuyun."

Biz gidip, kitabı okuyan birinin notlarını fotokopi yaparak imtihana hazırlanıyoruz...

Sonra imtihanda gelen soru:

"Uluslararası ilişkiler kitapları üniversite kütüphanesinin kaçıncı katında?" Şeklinde oluyor.

Çuvallıyoruz!

İtiraz bol...

Kitaptan sor, ben çalıştım!

Oysa sana "Kütüphaneye git" denmiş!

İşte dünya bunu affetmiyor.

Ben böyle yaptım oldu yok!

İstersen dünyanın en iyi otomobil sürücüsü ol, kırmızı ışıkta durmazsan ehliyet alamıyorsun.

Niyet yetmiyor.

Niyetini mektup olarak yazıp versen de yetmiyor.

Fokusla!

IMF ile dürbünü netleştir.

Ha...

Ondan sonra aslında dürbünü sağa sola çevirir, "Bir de şu manzara var" dersin.

Dürbün netleşmedikçe...

İstediğin kadar "Ama, ama" de; adamlar sana "Ne aması?" der!

Yeterince net olmuştur umarım!


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır