kapat
21.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
YAVUZ DONAT

Yönetebilen demokrasi

19 Temmuz Cuma, saat 18.00. Kuleli Sokak, 15'teyiz. Demirel "hep bildiğimiz Demirel." Önünde "dosyalar, raporlar, mektuplar."

"Enerji projeleri."

"Temel malların fiyat artış tabloları."

Ve sohbete başlıyoruz. İlk sorumuz:

- Neler yapıyorsunuz?

- Mümkün olduğu kadar ülkeyi yönetenlerin işini güçleştirmemeye çalışıyorum... Yüksek profil vermiyorum... Ama ülkem, bunalımın içinden çıkamadı... Bana soruyorlar, "neden susuyorsun" "diye... Ve ben de rahatsızlık yaratmayacak biçimde, bazı şeyler söylüyorum.

GÜVENSİZLİK
- Sayın Demirel, kriz neden bu kadar uzadı?

- Bunalım siyasi... Güvensizliğe dayalı... Uzaması, halkı geniş çapta sıktı.

- Kriz hangi takvimde kontrol altına alınabilirdi?

- Olaylar, Kasım 2000'de uç verdi... Şubatta da patladı... Finans meselelerinde alınan önlemler bir ayda sonuç vermeliydi.

UYARILAR
- Sayın Demirel sizce önlemler mi yetersizdi, yoksa uygulamada mı hata var?

- Oraya geleceğim... Ancak... Çark durmamalıydı... Fabrikalar kapanmamalıydı. Hayat zordu, bugün çok daha zor.

- Halk size geliyor... Ne diyor?

- Dicle kıyısında kaybolan koyunun hesabı Hazreti Ömer'den soruluyorsa... İyi durumda olmayan halk da yönetimden şikâyetçi olur.

- Şikâyetin boyutu?

- Köylü, esnaf, işçi, memur... Halk burnundan soluyor. Halk bir an önce "Türkiye bunalımı aşıyor" diyebilmeli... TV başına geçip, bütün gün "dolar ne oldu, borsa ne oldu" diye bakmaktan kurtulmalı... Bundan sonrası bir sosyal bunalıma dönüşmemeli.

SEÇİM
- Sayın Demirel, çare?

- Halka hep sabredin dedik... Bunu demeyip de ne diyeceğiz?.. Sabretmeyin, yanlış işler yapın diyemeyiz ki... Ama ateş düştüğü yeri yakar... Halk zorda... Ülkenin sosyal bunalıma taşınmaması lazım.

- Çare?

- Ülkeyi yönetenler, halkın güvenini tazelemeli.

- Ama güvensizlik bir türlü aşılamadı.

- Aşılamıyorsa, en kısa zamanda, emanetin sahibine... Halka gidilmeli... Halkın yol göstericiliğine başvurulmalı.

- Yani seçim.

- Evet.

- Hangi takvimde?

- Pratik olarak en kısa zamanda.

ALTYAPI
- Efendim, bu hukuki altyapı ile mi seçim?

- Hayır.

- Neler değişmeli?

- Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu düzeltilerek seçim.

"BİRİSİ"
- Siyasi altyapının düzelmesi için "bu iki yasa değişikliği" yeterli mi?

- Hayır.

- Başka ne lazım?

- Yönetebilen demokrasiye geçişin adımlarının atılması lazım.

- Sizce ana tıkanıklık nerede?

- Birçok yerde.

- Örneğin?

- Parlamentolar, zamanı gelince, ihtiyaç olunca seçime gitmiyor... Öyleyse.. Sistemde birinin, parlamento seçime gitmelidir diyebilmesi lazım.

ÇARE
- Sayın Demirel, başka eleştirileriniz var mı?

- Eleştiri yapıyor değilim... Olanı söylüyorum.

- Tekrar çare konusuna dönsek.

- Nerede, hangi hatalar yapıldı?.. Bunlar kabul edilmedikçe, çareyi bulmakta zorluk çekilir... Nitekim çekiliyor.

PARTİ SİYASETİ
Süleyman Demirel ile buluşmamızdan "az önce" Anayasa Mahkemesi, Recep Tayyip Erdoğan'a "yeşil ışık" yakmıştı.

- Duydunuz mu Sayın Demirel?

- Senden duyuyorum.

- Recep Tayyip Bey siyasette ne yapar?.. Gelenekçiler de parti kuruyor?.. Onlar ne yapar?

- Herkes kısmetini alır.

- Ne kadar alır?

- Kısmetin ne olduğunu önceden kestirmek zor... Siyasette olaylar çok kısa zamanda yön değiştirir... Onun için... Bir hafta bile önemli süredir.

- Kemal Derviş siyasette ne yapar?

- Bilemem... Elimde, şunu yapar diyeceğim, değerlendirmede bulunacağım bir veri yok.

- Erdal İnönü siyasete döner mi?

- Bilemem... Öyle görünüyor.

- Yani siyaset hareketlenecek, renklenecek.

- Türk siyaseti çalkalanacak... Seçim sürecine girildiğinde, siyaset, kendine çeki düzen vererek halkın önüne çıkacak.

- Siz de halkın önüne çıkacak mısınız?

- Ben parti siyasetinin üstündeyim.

- Tansu Hanım gelip "efendim sizi seçimde Isparta'dan, DYP listesinden, bağımsız aday gösterelim" dedi mi?

- İlk defa senden duyuyorum.

- Böyle bir öneri gelirse?

- Siyaset üstüyüm.

- Son kararınız mı?

- Ben bugün başka şeylerle meşgulüm... Ülkem kriz içinde... Bugün konuşma konumuz bu.

- Ya yarın?

- Yarına Allah kerim.

- Burada hiç siyaset... Parti siyaseti konuşmuyor musunuz?

- Parti siyasetinin üstündeyim... Sistemin adamıyım... Ülkem görev isterse kaçamam... Soranlara hizmet süremi tamamladım, ne haliniz varsa görün diyemem... Ama başkalarının yapmakta olduğu işi yapmaya da talip değilim.

SİHİRBAZ DERVİŞ
Sayın Demirel, bu işlerin içinden nasıl çıkılacak?

- Halkın nazarında siyaset ve siyasetçi bu hale düşürülecek... Bunlar işe yaramaz denilecek... Öyleyse bir sihirbaz bulun... Onu dâhi ilan edin... Çıksın işin içinden.

- Efendim... Sihirbaz... Yani Derviş mi?

- Buldunuz sihirbazı, ne oldu?.. Meclis'e, hükümete, siyasete itimat daha da sarsıldı.

- Neden?

- Kardeşim, herşeyi demokrasi içinde yapacaksınız.

- Amerika'dan Derviş'in getirilmesi ile demokrasi dışına mı çıkıldı?

- Hayır, şeklen çıkılmadı... Ama verilen hava öyle oldu.

"ESKİ DÖNEMLER..."
Krizin ana nedeni "geçmiş dönemler... Eski hükümetler... Yılların birikimi... Popülizm."

Krizden bunalan hükümet sık sık "bunları" söylüyor. Topu "geriye" atıyor.

- Ne diyorsunuz Sayın Demirel?

- Doların 670 binden 1 milyon 150 bine çıkması diyelim ki eski dönemlerin politik hatalarının sonucu... Öyleyse... Son 20 günde 1 milyon 150 binden, birbuçuk milyona çıkması kimin kusuru?.. O da mı eski dönemlerin?

Demirel:

- Telekom konusu neden bir krize sebep olsun ki?.. Bunu anlamak mümkün değil.

- Telekom krizi sizce yapay mıydı?

- Güncel sıkıntı, Türk Lirası'ndan kaçıştı... Dolara hücumdu... Sıcak paranın dışa gitmesiydi... Liraya güvenin sağlanmasıydı... Şimdi herkese soruyorum... Liraya güveni sağlamak için, paranın dışa kaçışını önlemek için Telekom ya da tütün kanununa ne ihtiyaç var?.. Ayrıca... Bunlar yapılınca, bunalım hızını kesti mi?

***
- Sayın Demirel... Eski dönemlerin kusuru...

- Ülkem, en güçlü olduğu zamanda, bu bunalımın içine düştü... Fevkalâde hüzün içindeyim... Kimse kendiliğinden oldu, geçmiş dönemin kusurundan oldu diyerek işin içinden çıkamaz.

BAŞKA, BAŞKA...
Sayın Demirel... Kamuoyuna mesajınız?.. Tavsiyeleriniz?

- Demokrasinin ipine iyi sarılalım... Hürriyet, kaybedildiği zaman değeri anlaşılan bir nesne olmamalı.

- Başka?

- Demokrasinin halka sağladığı faydaları, demokrasi olmadığı zaman anlamak kadar üzüntü verici birşey yok.

- Başka?

- Her şeye rağmen Türkiye'nin başı suyun üstünde... Halk siyasetin kurumlarından ve aktörlerinden vazgeçmemeli.

- Başka?

- Siyasetin müthiş gücü... Sorunları aşma gücü bugün siyasetçinin kötülenmesi nedeniyle kullanılamıyor.

- Başka?

- Üç şeye herkesin dikkatini çekiyorum... Servet düşmanlığı, devletçilik ve kırtasiyecilik... Aman dikkat.

- Başka?

- Milletlerin hayatında deniz bitmez... Karamsarlığa kapılıp çare aramaktan vazgeçmeyelim... Demokrasiye inancı zaafa uğratmak çare değildir.

- Başka?

- Ülkede çark yeniden döner... Ama, ele güne karşı Türkiye'yi hasta adam gibi görmek ve göstermekten kaçınalım.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır