|
|
 |
| |
|
Birinciyiz ama... Ne iş olsa yaparız
2001 yılının üniversite birincileri harıl harıl iş arıyor. Ama bütün kapılar bir bir yüzlerine kapanıyor. İşte başarılı gençlerin geleceğe dair düşündükleri...
İlyas Öztürk, Turgay Sakin ve Ebru Gürel... Onlar Türkiye'nin en iyi üniversitelerini birincilikle bitirmiş gençler... Ne acı ki, hepsi de şu anda işsiz. Eski zamanlarla karşılaştırıyorlar içinde bulundukları durumu; üniversiteyi birincilikle bitirenler iş aramazdı ki! İş onların ayağına giderdi. Şimdi ise başvurdukları her yerde bütün kapılar bir bir suratlarına kapatılıyor...
Zamanın değiştiğinin bilincindeler. Ağır bir ekonomik krizin pençesinde iş bulmanın kolay olmayacağı inancıyla avutuyorlar kendilerini. Bu yüzden yüksek standartlarda iş aramaktan çoktan vazgeçmişler. Ufak çaplı işlerde bile çalışmaya razılar. İlyas örneğin; kendini iyi pazarlayamadığını düşünüyor bazen, ama umutlarını yitirmiş değil henüz. Hepsi de biliyor ki, acı hayat asıl şimdi başlıyor...
MAAŞ ÖNEMLİ DEĞİL
İlyas Öztürk, Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü'nü birincilikle bitirdi. 1977 Samsun doğumlu. Babası çiftçi. Okul süresince burslarla, yardımlarla, en aza kanaat getirerek okulunu başarıyla bitirdi ama iş bulamıyor. Mezun olduğu günden bu yana internette insan kaynakları sayfalarının abonesi... İlyas, iş bulabileceğinden o kadar kaygılı ki, kendini iyi pazarlayamadığını bile düşünüyor. "Maaşı hiç önemli değil, yeter ki bir işe gireyim. Ondan sonra kendimi gösteririm" diyor.
"3-4 yıl daha bu krizin etkilerini yaşayacağız" diyen İlyas her şeye rağmen olumlu düşünmeye çalışıyor:
"İş bulmak zor ve biliyorum ki iş bulursam ücreti az olacak. Dil problemim de var. Okuldaki yabancı dil dersleri yeterli değil, maddi imkansızlıklardan dolayı kursa da gidemedim. Bu yüzden yurtdışına gitme hayali bile kuramıyorum. İleri derecede bilgisayar ve muhasebe bilirim, ama iş yok. Okul bitmeden önce bir şirket, 400 milyon net maaş teklif etmişti, okul devam ettiği için teklifi kabul etmemiştim. Şimdi bir iş teklifi bile gelmiyor."
TEK ÇAREM YURTDIŞI
Turgay Sakin, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni birincilikle bitirdi. 1977 Tunceli doğumlu. Babası Köy Hizmetleri'nde gece bekçisi. 5 yıldan beri İstanbul'da yaşıyor. Öğrenciliğini yurtta geçirmiş, son senesinde arkadaşlarıyla ev tutmuşlar. Okul boyunca eğitim bursları ile geçinmeye çalışmış.
Turgay iş bulamadığı için yurtdışına çıkmayı düşünüyor. 5 şirkete başvuruda bulunmuş sadece 2 şirket başvurusunu değerlendirmiş ama sonuç olumsuz. "Bölüm birincisiyim ama işsizim. Cebimde param yok. Demek ki birinci olmanın çok da bir değeri yokmuş" diyor Turgay. İşte bir üniversite birincisinin geleceğe dair düşünceleri:
"Zor günlere rağmen gelecekten umutluyum. Belki biraz Polyannacılık oynuyorum ama zor günlerde umudumuz yoksa bu günler geçmez diye düşünüyorum. Liseyi bitirip üniversite için İstanbul'a geldiğimde beklentilerim vardı. Zaman içinde bunların çoğu değişti. 17-18 yaşında Anadolu'dan gelmiş bir çocuksun ve burada tek başınasın. Hep kendi kendime yetmeye çalıştım. Parasızdım; en büyük lüksüm arkadaşlarla çay içip sohbet etmekti. Zaman bizden çok şeyi alıp götürdü. Artık daha acımasız ve bilinçliyim."
OKUYANA PARA YOK!
Ebru Gürel... İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi birincisi. 1978 Edirne doğumlu. İş aramaktansa okulda kalıp akademik kariyer yapmak istiyor. İstanbul'da doktor ablası ile beraber yaşıyorlar. Babası emekli öğretmen.
"Ben gelecekten umutluyum ve kararlıyım. Şimdiye kadar çok uç noktalarda yaşamak gibi bir düşüncem olmadı hiç. Bu yüzden kötüden başlayıp iyiye doğru birşeyler yapabileceğimize inanıyorum" diyen Ebru kendini en kötüye hazırlamış:
"Üniversiteye başlamadan önce nelerle karşılaşabileceğimi biliyordum. Bu yüzden çok fazla hayal kırıklığı yaşamadım. 2'nci sınıftayken rektörlük bursu aldım, çok fazla maddi sıkıntı çekmedim, ama çok rahat da yaşamadım tabii. Okulda kalıp tecrübemi artırmak, sonra da kısa bir süre için yurtdışına gitmek istiyorum. Şuna inanıyorum: Ne kadar okursak okuyalım, çok para kazanmamıza imkan yok. Hülya Avşar örneğin... Türkiye'de eğitime değer verilmediğinin bir kanıtı. Ne kadar cahil olduğu ortada ama çok başarılı. Çok adaletsiz bir ülkede yaşıyoruz."
Kolay iş bulurum
Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi birincisi Ece Eraslan: Yurtdışına gitmem. Bizim gibilere ülkenin ihtiyacı var
Ece Eraslan Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Bölümü birincisi. İstanbul'da ailesiyle birlikte oturuyor. Babası özel bir şirkette yönetim danışmanı. Ece İtalyan Lisesi mezunu olduğu için iyi derecede İngilizce ve İtalyanca biliyor; bu yüzden kendine güveniyor ve rahatlıkla iş bulabileceğini düşünüyor.
Ece, burslu okumuş. Yurtdışına gitmek gibi bir niyeti de yok. Buna ihtiyacı olmadığını, aldığı eğitimin zaten dünya standartlarında olduğunu söyleyen Ece'nin, gelecekle ilgili planları da hiç abartılı değil:
"Şimdilik bir iş başvurusunda bulunmadım, okul için kitap çevirisi yapacağım. İyi seviyede İtalyanca ve İngilizce biliyorum, bu yüzden iş bulmakta zorlanmam. İyi bir okuldan mezun oldum, hem de bölüm birincisi olarak. Belki iş bulurken biraz etkili olabilir bu. Maaş benim için çok önemli değil, rahat yaşayayım yeter. Pahalı zevklere sahip değilim."
MÜTEVAZI HAYAT YETER
Okulu ÖSYM bursu ile kazandığını söyleyen Ece, "Ben Türkiye'de çalışmayı düşünüyorum; bizim gibilere ülkenin ihtiyacı var. Benim hayallerim çok farklıdır, mütevazı bir yaşam sürmeyi her zaman tercih etmişimdir" diyor.
Burak KARA
|
|
 |
|