kapat
20.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
YAVUZ SEMERCİ

Vah Türkiyem vah!

Sakıp Sabancı, "Bakanların isimlerini bile bilmiyorum. Ankara kör mü, sağır mı diye şaşıyorum. Hangi ülkede bu kadar bakan var. İndirin artık şu bakan sayısını" dedi

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı Ankara'ya sert mesajlar yolladı, radikal öneriler yaptı. Amerika'dan önceki gün İstanbul'a dönen Sabancı, kendine özgü üslubu ile hükümete "Duy artık sesimizi" dedi.

Sabancı anlatıyor:

"Enerji Bakanı Cumhur Ersümer istifa etti, ne düzeldi? Elektriği kaça alıyorum, hangi kalitede buluyorum. Dünyanın en pahalı elektriğini kullanıyorum. Rakibim Alman, İngiliz, benim yarı fiyatıma elektrik kullanıyor...

Bir bakıyorsunuz elektrik fazlası var. Bir bakıyorsunuz elektrik ithal ediyoruz. Yıllarımız hep böyle geçiyor. Hep geçici çözümlerle yıllarımız heba oluyor...

Özelleştirmeye bakın. Bulgaristan bile geldi geçti bizi. Türkiye'de politikacılar rötarlı. Özelleştirmeye karşı olana bir şey demiyorum. Onlara göre devlet satılacak. Köprüye bile bu yüzden karşı çıktılar.

Ama tüm partiler görünürde özelleştirmeye evet diyor. Niye yapmıyorlar. Çünkü onların kafalarının içinde "Özelleştirme istemeyen insanlar var". Siyasetçiler realist olmayan formüller öneriyor, sonra da olmuyor. İşte Türk Telekom. Yıllar önce dünya bu işe hevesli iken yapamadık. Şimdi bizimkiler hevesli gibi görünüyor."

NE DÜZELDİ?
Sakıp Sabancı cümleyi Özelleştirmeden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın istifasına getiriyor;

"Gitti, ne düzeldi, ne değişti? Özelleştirmede ileri adımlar mı attık? Şimdi Türk Telekom'dan sorumlu Devlet Bakanı Enis Öksüz istifa etti. Biri istifa etti; olmadı, diğeri istifa etti; olmadı, şimdi üçüncüsü gitti yine olmayacak..."

Huzur ve güven yok
Sabancı sonunda kendi deyimiyle mesaja geliyor:

"Acaba Ankara'dakiler sağır mı. Kör mü diye şaşıyorum. Huzur yok, güven yok, 3 bakan gönderdik ama günü kurtaran formüllerle işlerin yürümediği anlaşılmadı mı? Köklü bir reçete lazım. İşe önce hükümetten başlamalı. Revizyon yaptın mı tam yapacaksın. İşi esaslı yapacaksın. 36 bakan olur mu? Dünyada da numunesi yok. Bu kadar kalabalık kabineyi niye 20'ye inmiyoruz. Bu kadar zengin miyiz?

İsimlerini bile hatırlamadığımız sayısız bakan. Önce bunların sayısını azaltın. Sonra yeni isimler, yeni yüzlerle sayısı azalmış, dinamik, etkin, verimli yeni bakanlar kurulu ile işe başlayın. Güven verin."

HERŞEYE ALIŞIYORUZ
Sabancı Türklerin farklı bir gözlükle olaylara baktığından yakındı:

"Biz Türklerin bir gözlüğü var. Bizi herşeye alıştıran bir gözlük. Yolsuzluklara alıştık. Vergi kaçıranlara alıştık. Enflasyon ve işsizlik anamızdan doğduğumuza pişman etti. Buna da alıştık. Adil paylaşımı beceremedik. Buna da alıştık. Daha çok çalışmayı, daha çok üretmeyi, akıllı üretim yapmayı da unuttuk. 'Fukaralığı nasıl paylaşacağız' kavgasına tutuştuk.

Dünyanın gözlüğü ise başka. İnsanlarına 'Daha fazla nasıl refah sunarız' diye çalışıyorlar. Peki ya halkın önüne sandık koymak bir çözüm mü?

Seçime gitmek yerine kabineyi azaltmak lazım. Seçim kanunu ve partiler yasası değişmeden 50 kere seçime gitseniz, hiçbir şey değişmez. halimize bakıp diyorum ki, vah Türkiyem vah..."


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır