kapat
20.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )

Kötü haberler ülkesi..

Paul Taylor Modern Dans gurubunu, Enka'nın o rüya gibi yazlık tesislerinde izliyoruz. Yanımda, burayı, yıllar öncenin mezbelesini, bugünün çağdaş, kültür, sanat, spor ve eğitim yuvasına çeviren Şarık Tara oturuyor..

"Bana 'Rusları niye seviyorsun' diye soruyorlar" dedi.. "Nasıl sevmem. Orada başarılı insanları alkışlamaktan, başarılarını söylemekten kimse gocunmuyor.. Rusya'nın en güçlü politikacıları, 'Şarık Tara bizim en büyük dostumuz, yakınımız, danışmanımız' demekten çekinmiyor. Bugün bu ülkede bir politikacı benim için böyle şeyler söylemeğe cesaret edebilir mi?.. Devletin 25 önemli adamı ile bir masanın etrafında toplanıyoruz.. 'Şerefe' toplantısı de sen buna.. Sıra ile herbiri elinde kadeh ayağa kalkıyor, senin hakkında bir başka övücü şey söylüyor ve 'Şerefe' diyor. Bu bizde olabilir mi?.."

Dertli..

"Bizde ille de eleştirmek, kötü şeyler yazmak modası var.. Sen de öylesin ha.. Galatasaray'ı eleştirdin. Ligde ikinci olup Şampiyonlar Ligine gitmek, Şampiyonlar Liginde çeyrek final oynamak küçümsenecek şeyler mi?.. Medya olumsuzluklar bulup yazmaya meraklı.. Peki hiç iyi şey olmuyor mu bu ülkede.. Onlar niye yazılmaz!.."

Dertli ve haklı Şarık Ağabey..
Deprem bölgesinde bir okul açmış. Deprem çocukları bedava okusun diye.. Enka tesislerindeki okulu ise, Alman Uzmanlar gezmiş.. "Bizi boşuna çağırdınız. Böylesi Almanya'da yok. Biz size ne diyelim" demişler..

Enka tesislerinde her türlü spor yapılsın diye çırpınıyor.. Eskrim için tam teçhizat hazır etmiş.. "Meraklısı çıkmıyor, boş duruyor. Ya da milletin haberi yok. Şimdi okul öğrencilerini teşvik edeceğim" diyor.. "Yüzme, tenis ve atletizm tesisleri ise dolu.."

"Santrallar bitiyor" dedi.. "Ne santralları" dedim.. Ben gazeteciyim, böyle büyük şeyden haberim yok..

"İki elektrik santralı" dedi.. "Bu ikisi, Türkiye'nin o çok dev, Keban, Atatürk dahil, hidroelektrik santrallarının toplamından fazla elektrik üretecek.."

Kapasiteyi düşünebiliyor musunuz?.. Türkiye artık yıllarca, elektrik sıkıntısını unutacak.. Sanayinin baş belası kesilmeler, kısıtlamalar, güvensiz elektrik devri bitecek.. Bundan güzel haber olur mu?.. Haberiniz var mı?.. Benim yok, sizin nerden olacak?..

Çetin Ağabey "Türkün Türke reklamı" diye dalga geçiyor ama, haksız.. Bu ülkenin başarması için insanının moralinin yüksek, kendine ve ülkesine güveninin tam olması gerek. Bunu sağlayacak da medya.. Türkü önce Türk tanıyacak ki, daha sonra dünyaya tanıtabilelim..

***
Paul Taylor dansçılarına bayıldım.. Hele üçüncü bölümdeki, 60'lı yılların şarkılarıyla, müzikallerin danslarını hatırlatan koreografiye iyice bayıldım. Bu şovu izlemek için Pazar gecesine kadar şansınız var. (0 212 236 13 08)

Güney'e.. Günay'a!..
Geçen yıl da böyle olmuştu. Ne zaman bir hafta sonu için güneye gitme kararı versem, yılın en sıcak günleri basar..

Mudo dedi ki, "Marmaris'te Mudo City açıyorum, hadi gel!.." Orada zaten Mudo mağazası vardı, 15 yıl önce son Marmaris'e gidişimden hatırlıyorum. Hayır.. Şimdi büyük mağaza, Mudo City yapıyor.. Herkes kriz diye ağlar, küçülür, işçi çıkarırken, yeni işyerleri açmak ve yeni iş imkanları yaratmak.. Her iş adamı böyle düşünse, kriz mriz kalmaz..

"Geliyorum be" dedim.. "Seni alkışlamak için geliyorum.."

Ardından da cehennem sıcakları haberleri geldi.

"Cuma dükkanı açarsak, cumartesi Bodrum'a geçip Günay'a gideceğiz ama" dedim..

Bu yıl gidemedim daha, dost Günay'ın yazlığına.. Ama bu hafta Aşkın Nur Yengi var.. Benim Tele-Pazar'ı duyar duymaz, "Hıncal Ağbim için can feda" diye koşup gelen Aşkın.. Ondan çok daha yakın olduklarını sandıklarım, her dertlerinde yanlarında olduklarım, bıraktığım notlara rağmen geri dönmez, söz verdikleri halde, garip ve ayıp gerekçelerle burun kıvırırken, Aşkın'ın bu tavrı unutulur mu?.. Ben de onun galasına gidip teşekkür edeceğim tabii..

Durmuş, durmamış meğer!..
İki yıl evvel, depremin feci günlerinden birinde, bir defter kağıdına kargacık burgacık yazılmış bir mektup almıştım, bir depremzede kadıncağızdan. Başına gelenleri hem de nasıl içten anlatıyordu. Yazdım.. o zaman atv haberleri genel yayın müdürü Ayşenur Aslan arayıp, mektubu benden aldı, televizyonda yayınlamak için.

Sağlık Bakanı Osman Durmuş alınmış. Bir mahkeme celbi.. Gittik. Baktık mübaşir Çetin Altan Ağabeyin de adını bağırıyor.

"Osman Bey, hadi bizi mahkemeye verdin. Gideceğiz.. Ama artık çağdaş bir filozof Çetin Ağabey'den ne istersin, onu bu yaşta niye mahkeme koridorlarında süründürürsün, onun sana ne hakaret kastı olabilir ki" diye yazmıştım. O sabah aradı, Sağlık Bakanımız..

"Benim bu davalardan inanın haberim yok. Hukuk Büromda vekaletim var ya, açıyorlar demek" dedi.. Ekledi.. "Hemen onlara talimat veriyorum.

Hem Çetin Altan'ın, hem sizin aleyhinizdeki davalar geri alınacak.. Siz yeri geldi benim yanımda da durdunuz, bilmez miyim?.."

Aylar, aylar geçti. Geçen gün, Gözcü'de bir haber "Hıncal Uluç mahkum oldu. Sağlık Bakanı Osman Durmuş'a 1.5 milyar tazminat ödeyecek.."

Bre aman.. Biz o gün bugün davayı takip bile etmedik. Ne Ayşenur'a verdiğimiz esas delil mektubun peşine düştük, ne deprem bölgesinde o kadını arattık. Ne de savunma yaptık.

Bizim hukukçular işin farkında değil. Gazetenin tonla davasına girip çıkıyorlar.

Şeriatın kestiği parmak acımaz. Tazminat ödenecek. Ama bundan böyle babam mezarından gelse inanmam. Kendi işimi sonuna dek takip edeceğim..

Ders için teşekkürler sayın Durmuş!..

Sporcu bir doktor!.
Kişiyi iyi basketbolcu yapmak mühim değildir. Mühim olan iyi basketbolcuyu iyi sporcu yapmaktır. Daha mühimi de iyi sporcuyu aynı zamanda iyi insan olarak yetiştirmektir."

Bu sözlerin sahibi Doktor Orhan Girgin!

Bir spor yazarı olarak çok uzun yıllardan beri futbolcular başta, bütün sporculara vermek istediğim mesajı, üç cümlede toplayabilmesinin sebebi var:

O hem iyi bir basketbolcu, hem iyi bir basketbol hocası, hem iyi bir doktor, hem de iyi bir insan!.

Ankara Gazi Lisesi'nde aynı yıllarda ama başka sınıflarda okuduk!

Sonra o milli takıma kadar yükselen ünlü bir basketbolcu, ben de onu yazan, yıldızlayan, zaman zaman alkışlayan zaman zaman yıldız tablolarında yıldızlarını azaltan bir spor yazarı oldum!

Şimdi, "Her Yönü İle Basketbolcu" kitabından sonra, ikincisi elimde: "Bir Sporcu Doktorun Anıları"

Geliri Ortopedik Engelli Çocuklar Eğitim Derneğine bağışlanacak olan kitap, adından da anlaşılacağı gibi Orhan Girgin'in renkli hayatından anılarla dolu!.

Birçok eski dostu orda hem de resimlerle bulmak beni hem çok mutlu etti, hem de zaman zaman gözlerimi buğulandırdı!.

Bu kitabı, sadece basketbolcular ya da doktorlar değil, bütün iyi insanlar okumalı!.

Bütün İyi insanlar!

***
Orhan Girgin'in kitabını okurken sevgili Ali Sami Alkış Türkiyedeki sütununda "Spor tarihinde görülmemiş bir kitap yayını dönemi yaşıyoruz." diyordu!.

Ardarda yazılan kitapları toparlamış, kapak resimleriyle beraber okuyucularına duyuruyordu! Bazılarını okuduğum bu kitapları, onun hoşgörüsüyle ve kendi üslübumla yazıma alıyorum.

"Kral ve imparator.." Yoo Fatih Terim'i değil, Fenerbahçeli Oğuz ve Aykut'u anlatıyor, kitap. Haşim Şan yazmış.

"Spikeriz diye.." Ümit Aktan'ın nefis türkçesi ve ince mizahı ile acı-tatlı anları..

"Kesin Ofsayt.." Ümit Kıvanç'ın televizyon futbolunu, futbolu ve futbolun medyasını müthiş keyifle anlatan kitabı.

"Ameliyat Masası.." Dr. Hakan Kulaçoğlu Trabzonspor'u anlatıyor; okunmalı.. Mesajları önemli.

"Bir imparator.." Ahmet Çakır'ın Fatih Terim'i anlatan kitabı. Tek kusuru "fazla" Terimci olması!

"Gol Olmasa da Hareket Güzeldi.." Sadık Göztutan'ın çok değişik, çok şaşırtıcı ve duygusal ama gerçek hikayelerle dolu kitaplar dizisinin sonuncusu. Ben TV'ci olsam Söztutan'ın kitaplarından rating rekorları kıracak bir dizi yapardım!.

"Galatasaray" ve "Fenerbahçe.." Dr Oygur Yamak'ın iki büyük kulübü anlatan iki kitabı.. Yakında herhalde Beşiktaş da geliyor.

"Mavi Gözlerin Kronometresi.." Ali Sami Alkış'ın Atatürk ve spor eksenine oturttuğu, bilinmeyen bir çok olayı anlatan kitabı. Kitap yazmak, zor, okutmak daha zor, Alkış bunu başarıyor!

Ve.. "Futbolun Kısa Tarihi.." "Futbol ve Kültürü.. " "Futbol Savaşı".. Yabancı kaynaklı, futbolla ilgilenenlerin kitaplıklarında olması gereken üç kitap!.

Bilmem ki "okumayanlar ülkesinde" devamı gelecek mi?

***
Spor kitaplığımız son yıllarda müthiş zenginleşiyor. Birbiri ardına yayınlanan bu birbirinden ilginç kitapları, Öcal Uluç bizler için okudu, değerlendirdi ve özetledi. Bana sorarsanız, sporu, gerçek sporu gerçekten seviyorsanız, hepsini almaya çalışın.. Hepsi ayrı güzel ve ayrı ilginç.

Boğaziçi'den yanıt!..
Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Mustafa Kavlı telefon etti. Yanıtta gecikme sebebi, sağlam bir araştırma yaptırmakmış. Sesinin tonundan hissediyorsunuz.. Sıcak, dost bir adam.. Kırk yıllık iki dost gibi, zaman zaman, halimize gülerek konuştuk.

Her ay 500 milyon lira civarında fatura alırken, haziranda 3.7 milyarlık ödeme emri alınca, şaşkına dönen restorancıları yazmıştım.

Efendim, buranın elektrik saatı, restoranın da içinde olduğu spor kompleksinin tesislerinde.. Görevliler okumaya gidince, spor tesisisin teknik elemanları görevlileri onları içeri bırakmamış, "Biz okur söyleriz" demişler. Onların dedikleri yazılmış aylarca, faturalar öyle hazırlanmış..

"Böyle şey olur mu" diyor, Mustafa Bey.. "Benim adamlarım hatalı. Durumu derhal bize bildirmeliydiler.."

Ocak ayından itibaren, ayda 500 milyon civarında faturalar düzenlenmiş. Nihayet haziranda, elemanlar saatin yerine ulaşabilmiş ve gerçek okumayı yapmışlar.. Tüm birikmeler haziran faturasına eklenmiş tabii..

Spor tesisi teknik elemanları ile de konuştum.. "Böyle bir şey söz konusu değil. Görevliye nasıl izin verilmez?. Biz saat okumayı ne biliriz. Adam gelmeye üşenmiş, kafadan doldurmuş olmalı" dediler.

Birinde kabahat var, var ama, kabak restorancıların başına patladı. Bu elektriği kullanmışlar. Yapılan ölçümlerle, ocaktan bu yana toplam ödemelerin normal olduğu belirlendi. Eksik ödenen ilk beş ay, altıncı aya eklenmiş.

Mustafa Bey "Faize razı olurlarsa, onlara taksit yaparız" dedi..

Olaydan çıkacak ders..

Faturalarınızı sadece çok değil, az hissettiğinizde de peşine düşün. Günün birinde böyle korkunç bir rakamla karşılaşmak istemiyorsanız, eğer..

BİZİM DUVAR
Eskiden Hula-Hop vardı. Şimdi

HÜLLE-HOP...

Hakan&Utku

SEVDİĞİM LAFLAR
Erkekler, hayatlarının bir devresinde evlerin tam hakimidirler. O da doğdukları günden üç yaşına kadar oldukları zamandır.

Gaston Paces

TEBESSÜM
Yaşlı bir kadın turist gittiği ülkede halıcı dükkanlarında birine gurubuyla girmiş.. Kalabalık gurup içerisinde eğilip halıyı kontrol ederken elinde olmadan gaz kaçırmış.. utanmış, sıkılmış, arkasını da bir dönmüşki şans bu ya.. o kadar kalabalık arasında dükkanın sahibi tam arkasında.. "Şeyy!" demiş olayı geçiştirmek için.. "Bu halının fiyatı ne kadar?" "Sadece dokundunuz bunu yaptınız!" demiş adam! Fiyatını duysanız herhalde dükkanın içine edersiniz!"


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır