|
|
 |
| |
|
"Mezara sokarım"
İnsan hakları toplantısı yerine striptiz seyretmeye giden, Nataşalarla basılan Seydaoğlu aracının sigortası bittiği için ceza yazan polisleri tehdit etti
Parlamento tarihinin "En vukuatlı milletvekili" olan ANAP'lı Sebgatullah Seydaoğlu yeni bir olay daha yarattı. Daha önce de karakol basan, Berlin'de resmi toplantıya katılmak yerine striptiz seyreden ve Antalya'da Nataşalarla basılınca seçim bölgesindeki gazeteleri toplayan ANAP Diyarbakır milletvekili Seydaoğlu bu kez de Ankara'da trafik polisleri ile tartışıp "Sizi mezara gönderirim" dedi.
Seydaoğlu'nun yarattığı son olay, önceki gece 23.15 sıralarında meydana geldi. Sakarya Caddesi Bayındır Sokak'ta uygulama yapan trafik ekipleri, Seydaoğlu'nun şoförünün kullandığı 34 ERN 25 plakalı otomobili durdurdu. Aracın evraklarını kontrol eden ekipler, otomobili, mali sigortasının olmadığı gerekçesiyle parka çekmek istediler. Ancak, bu sırada otomobilin sürücüsü Melih Karabulut, telefonla Seydaoğlu'nu arayarak olay yerine gelmesini sağladı.
ÇETECİLER DEDİ
Kısa sürede trafik ekiplerinin bulunduğu yere gelen Seydaoğlu'nun, polislere, "Siz çeteciler, hepinizi tararım. Senin hayvan müdürün gelsin. Amirin gelsin. Tantan'ı nasıl yolladıysam, sizi de bu memlekette mezara göndereciğim" diye bağırdığı ve bu sözlerin tutanağa da geçirildiği bildirildi.
Tartışmanın ardından Seydaoğlu ve şoförü olay yerinden ayrıldı. Olayla ilgili polislerce zabıt tutuldu ve zabıtta şöyle denildi:
TEHDİT TUTANAĞI
"18.07.2001 tarihinde saat 23.15'te uygulama yapmış olduğum Sakarya Caddesi Bayındır Sokak'ta 34 ERN 25 plakalı aracı kontrol ettiğimizde, mali sorumluluk sigortasının olmadığı tesbit edildi. Karayolları Trafik Kanununun. 91'inci maddesine göre araç parka alınmak istendiğinde sürücü 100 metre ilerde telefon görüşmesi yaptı. Yanımıza gelen ve kendisinin milletvekili olduğunu söyleyip, kimlik göstermeyen bir kişi (Siz çeteciler, hepinizi tararım) diyerek, silahına elini atarak tehditler savurdu.('Senin hayvan müdürün gelsin, amirin gelsin. Tantan'ı nasıl yolladıysam sizi de bu memlekette mezara gönderirim) diye tehditler savurdu. Amirimiz 5424'ün gelmesi ile de aynı tehditleri sürdürdü ve kimlik ile nüfüs cüzdanını arkadışımızın suratına attı. Aynı şahıs basının olay yerine gelmesi üzerine uygulama noktasından uzaklaştı."
'Polis ceza için bahane arıyor'
ANAP Diyarbakır Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu olayla ilgili SABAH'a yaptığı açıklamada polisin Sadettin Tantan'ın bakanlıktan alınması üzerine ANAP'lı milletvekillerine ve ona ceza kesmek için bahane aradığını iddia etti. Önceki sabah da TBMM lojmanlarının önünde hız sınırını aştığı için durdurulduğunu ancak radar kayıtlarında aracı ile ilgili hiç bir bilgi çıkmayınca polisin özür dilemek zorunda kaldığını belirten Seydaoğlu gece yaşadığı olayı da şöyle anlattı:
"Akşam evdeyken yeğenim Cem aradı (Dayı arabayı polis bağlıyor) dedi. Hemen oraya gittim. Dört tane polis geçen arabaları durduruyor alkol muayenesi yapıyor. Başlarında amirleri de yok. Yeğenimde alkol yok. Ruhsatı inceliyorlar sigortası bir gün geçmiş. Araba benimdir. Bunu görünce arabayı parka çekmek istiyorlar. Bende cezasını kesmelerini, arabayı parka çekmelerine gerek olmadığını söyledim. İçişleri Komisyonu üyesi olduğumu, ceza kesilmesinin yeterli olacağını söyledim. Amirlerini çağırdım. Geldi ona da anlattım ama arabayı çekeceklerini söyledi. Ben de o zaman arabayı çektiklerine dair makbuz istedim onu da vermediler. Beni provoke ediyorlar. Öyle tararım, Tantan mantan demedim. Ama polis içinde Tantan ile ilgili olarak bir çekişme var. Benim de Tantan'ı hep eleştirdiğimi biliyorlar. Bundan yapıyorlar bana ceza kesmek için bahane arıyorlar."
Olaydan sonra aradığı İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'in "Arabayı bırak git" dediğini aktaran Seydaoğlu, Tantan yüzünden bazı polislerin ANAP'lı milletvekillerine ön yargılı davrandıklarını savunarak, "Beni biliyorsunuz demokratım, insan hakları savunucusuyum. F tipine karşıyım. AB'ye giriş sürecini sekteye uğratmak istiyorlar. Mesut Yılmaz'ın, Yücelen'in önünü kesmek istiyorlar. Bu provokasyona gelmeyeceğim" dedi.
HAYATI VUKUAT
*KARAKOL BASTI: 24 Kasım 2000'de Ankara Emniyet Müdürlüğüne giderek Altınnal gazinosunda izinsiz çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Zuhal Aras ve Ülkü Menderes adlı kadınların serbest bırakılmasını istedi. Bu isteği kabul edilmeyince polislere bağıran Seydaoğlu daha sonra denetim için emniyete gittiğini öne sürdü.
*STRİPTİZ İZLEDİ: 31 Ekim-3 Kasım 1999 tarihinde TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri ile birlikte Berlin'e giden Seydaoğlu resmi toplantılara katılmak yerine striptiz gösterileri bulunan gece klüplerine gitti. Linda adlı Polonya asıllı bir hayat kadını Seydaoğlu ile 250 mark karşılığında bir gece geçirdiğini açıkladı. Seydaoğlu, Berlin'deki skandalın yazıldığı gazetelerin seçim bölgesi olan Diyarbakır'da okunmaması için 5 bin gazeteyi parasını vererek toplattı
*NATAŞAYLA BASILDI: 2 Haziran 2000 gecesi Antalya Olimpos diskoda Rus hayat kadınları ile basıldı. ANAP Diyarbakır milletvekili Nurettin Dilek'in de bulunduğu bir ortamda diskoda kadınlarla fotoğrafları çekilen Seydaoğlu DHA muhabiri Volkan Gürek'i tabancayla kovaladı, Akşam gazetesi muhabiri Hakkı Sargın'ı dövdü.
*FATURA İTİRAZI: Ağustos 1999'da Antalya Mirage Park Resort oteline 5 yakını ile birlikte gitti. Bir haftalık tatil sonrası 1 milyar 853 milyon liralık faturayı çok bulup 853 milyon lira ödedi.
*ORUÇ KAVGASI: TBMM kulisinde Ramazan'da bir bayan gazeteciyi çay içtiği için azarladı ve "Oruç tutmuyorsan defol" dedi.
*OTOYOLDA YÜRÜDÜ: Geçen yıl Adana Gaziantep otoyolunda aşırı süratten trafik ekiplerince yakalandı. Ehliyet ve ruhsatını vermeyen Seydaoğlu arabasını kilitleyip otoyolda yürüme eylemi yaptı.
*TSK'YI KIZDIRDI: 11 Ocak 2001'de TBMM Genel Kurulu'nda Türk Silahlı Kuvvetlerini"Rus ordusuna" benzetti.
Ünsal ERGEN
|
|
 |
|