Geçen sene beklenmedik bir şekilde patlak veren ekonomik kriz ve anormal yükselen faizlerin kurbanı olan Demirbank'ı Londra merkezli HSBC satın alıyor. HSBC kriz öncesi 500 milyon dolar özsermayeye sahip Demirbank'ın yüzde 70'ini satın almak için 1 milyar 200 milyon dolar teklif vermişti. Ancak görüşmeler, Türk ekonomisindeki yapısal reformların gecikmesi ve tedirginliğin artması üzerine kesilmişti. Edinilen bilgiye göre HSBC, Demirbank'ı 300-350 milyon dolar arasında bir fiyata satın alacak.
Kriz başladığında portföyünde düşük faizli 7 milyar dolarlık devlet iç borçlanma tahvili taşıyan banka, yüzde 7000'lere yükselen faizlerin kurbanı olmuş ve 10 gün içinde özsermayesini kaybetmesi nedeniyle, 6 Aralık'ta Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmişti.
Dün akşam BDDK tarafından konuya ilişkin şu açıklama yapıldı: "Demirbank satış prodesürü çerçevesinde; Fon Yönetim Kurulu tarafından banka için teklif vermiş bulunan yatırımcılardan HSBC Bank'ın teklifini değerlendirmeyi uygun buldu. Demirbank bilançosunun yaklaşık üçte birini almayı teklif eden HSBC Bank, Demirbank'ı Türkiye'de kurulu olan HSBC Bank AŞ ile birleştirecek.
Söz konusu yatırımcı kuruluş ile imzalanacak gizlilik taahhütnamesi çerçevesinde başlanacak hisse satış ve devir sözleşmesi üzerindeki görüşmelerin iki ay içinde tamamlanması hedefleniyor. Demirbank'ın satışına başlanması güçlü ekonomi geçiş programının ana unsurlarından biri olan bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde yer alan bankaların en az toplumsal maliyetle sisteme yeniden kazandırılması açısından önemli bir aşamadır."
Demirbank ile birlikte Fona devredilen 6 yurtdışı bankası Demir-Halk, Demir Kırgız, Demir Romanya, Demir Bulgaristan ve Londra, Brüksel ve Frankfurt'da şubeleri olan Demir Hollanda ayrı ayrı satılacak. Demirbank'ı satın almak için Doğan grubu, Oyak, HSCB ve İtalyan Uni Credito teklif vermişti.
Demirbank, Fona devredilmeden önce Türk Bankacılık sektöründe çok özel bir konumda bulunuyordu. İşte bankanın önemini vurgulayan bazı bilgiler:
*22 Kasım 2000 krizinden 15 gün önce, ünlü derecelendirme kuruluşu S&P Demirbank'a Akbank'la birlikte Türkiye'nin en yüksek kredi notunu verdi.
*500 milyon dolarlık özsermayesi olan banka 2000 yılında 5.6 katrilyon liralık (Dönemin dolar kuruna göre 7 milyar dolar) devlet iç borçlanma senedi portföyüne sahipti. Bu rakam devletin toplam iç borç stokunun yüzde 18.5'ine eşitti.
*Demirbank, 2000'de tam 100 katrilyon liralık işlem yapmıştı. Bu yüksek işlem hacmi sayesinde piyasa büyük derinlik kazanmış ve alış-satışlar arasındaki fiyat marjları iyice daralmıştı. Böylece Hazine, daha kolay ve daha ucuz borçlanma imkânlarına kavuşmuştu.
*Ardından ödemeler dengesinde beklenenin üzerinde açık gerçekleşmesi ve ekonomik programın yürüyeceğine olan inancın zayıflaması kriz yarattı.
*Kriz patlak verdiğinde alınması gereken basit önlemler bile alınamadı. Merkez Bankası TL'yi bulunmaz hale getirdi. IMF, "Programı bozup piyasaya para vermeyin" diye dayattı. TL faizleri yüzde 7.500 gibi astronomik rakamlara yükseldi.
*Bankanın portföyündeki kağıtların ortalama yıllık getirisi yüzde 40'lar seviyesindeydi. Bu kağıtları gecelik yüzde 30'ler seviyesinde borçlanarak taşıyordu. Yüzde 30 olan faiz, yüzde 7 bin 500'e çıkınca koca banka birkaç günde eriyiverdi.
*6 Aralık tarihine gelindiğinde Demirbank yüzde 95'i Merkez Bankası'na olmak üzere 290 trilyon liralık (yaklaşık 500 milyon dolar) faiz ödemesi yaptı. Böylece bankanın özsermayesi tükendi.
*Bir yıl boyunca faizlerin düşmesinde büyük payı olan dev bankanın yükselen faizler nedeniyle elindeki kağıtları değer kaybetti. Banka özsermaye yetersizliğinden Fon'a devredildi .
*Demirbank'ın yapısını iyi bilen bir bankacıya göre, geçen ay gerçekleştirilen borç takası (bankaların elindeki kısa vadeli kağıtların, uzun vadeli dövize endeksli kağıtlarla değiştirilmesi) Demirbank için o dönem uygulanmış olsaydı, banka 600 milyon dolar kâr elde edecekti.