kapat
19.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
HAŞMET BABAOĞLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Hangi suçtan mahkum?

Garip adamlar olduk! Gerçek derdimizin ne olduğunu anlamak bazen iyice zorlaşıyor!

Kafamız karışık; karnımız guruldarken bile bel altımızdan gelen mızıklanmalarda kulağımız...

Depresif ruh halimizi ahlâkçılık sanacak kadar kendimizden geçmiş haldeyiz...

(Bir gün hayat çıkıp karşımıza "yemezleeeer!" diyecek; o zaman da çok geç olacak korkarım!)

Bu açıdan medyanın "sokaktaki adam"dan hiç farkı yok. Hatta kafa karışıklığında biraz daha önde koşturuyor sanki!

Geçen gün Ayşegül Nadir Tecimer'in Fas'ta tutuklanışı haberlerini okurken şaşırdım. Büyük gazetelerimiz olaya öyle bir yaklaşmışlar ki, sanki Tecimer'in tek bir suçu var: Kendisinden çok genç bir sevgilisi olması!

Hele Hürriyet'inki ayrı bir alemdi! Gazete Ayşegül Nadir Tecimer'in yakalanışına ayırdığı bir tam sayfanın üzerine dev puntolarla "Genç sevgilinin evinde yakalandı" başlığını atmıştı.

Sevgilinin "oğlu yaşında olduğu" da unutulmamıştı. O da yetmemiş, ayrı bir bölüm açılmış, "genç erkeklere düşkündü" başlığı altında arkaplan da verilmişti!

Sayfadaki başlıkların tamamına baktığınızda kadının neden tutuklandığını, Interpol'ün onu neden kırmızı bültenle aradığını; hangi suçtan dolayı 4.5 yıla mahkum olduğunu anlamanız imkânsız...

Hani saf yanınıza gelse, Tecimer ülkeye getirildiğinde savcının iddianamesine bir de "genç sevgililer edinmek" suçunu(!) ekleyeceğine inanabilirsiniz!

Ama...

Bu bakış açısıyla tarihi eser kaçakçılığını hafife aldığımızı söyleseler, kolayca "Yanılıyorsunuz!" diyebilir miyiz? Hayır!

Ya da Ayşegül Nadir'le, neredeyse yaşını başını almış erkeklere özgü çok derinden bir cinsel hesaplaşmaya girdiğimizi iddia etse bir uzman, "hadi canım sende" diyebilir miyiz? Hayır!

Bu arada "mimar sevgilinin 29 yaşında olduğunu" da öğrendiğimize göre, 29 yaşındakileri henüz adam yerine koymadığımızın toplumsal bilinçdışından gelen açık bir itirafı da olabilir mi bütün bunlar?..

Hepsini bir yana bırakıp takkeyi önümüze koyduğumuzda, tablo şu:

Mutsuzuz...

Hepimiz ve tabii medyadakiler de. Mutsuzuz...

Ve asıl sorun, mutsuzluğumuzla yüzleşemeyişimiz.

Bu yüzden sapla saman, suçla suç olmayan; ahlâkla ahlâksızlık birbirine karışıp gidiyor...

OKURKEN

Tutku
Durup durup eski okuduklarımı bir daha kitaplığımdan çekip karıştırıyorum. Sonra bir bakıyorum ki, kitabın ortalarında rasgele açtığım bir sayfaya takılmış, sonuna kadar gitmişim; uykusuz gecem aydınlanmış...

Jeanette Winterson'ın "Tutku"suyla da aynı şey oldu. (İletişim Yayınları)

Winterson bir yerde şöyle diyor: "Ona olan tutkum, karşılıksız kalmasına karşın, bir sevgili icat etmekle aşık olmak arasındaki farkı gösterdi bana... Birincide yalnızca siz varsınız, ikincide ise yalnızca öteki."


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır