kapat
19.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Padişahı kurtarmak için vezir kellesi vermek!

Devletlu padişah efendimiz yaşlı ve yorgun.

Mübarek zihinlerine zaman zaman bir bulanıklık musallat oluyor; latif mizaçlarında değişiklik var.

Sinir illetine tutulmuş gibi ani öfke patlamaları yaşıyorlar.

Saman altından su yürüten becerikli sadrazam ipleri eline almış; herkesi parmağında oynatmakta.

Aslında sarayın bu halde olduğu aylardır biliniyor ama hiç kimse ağzını açıp da bunu söyleyemiyor.

Yalnız artık işin saklanacak tarafı kalmadı.

Maaşlar "züyuf akçe" ile ödendiği için halk pahalılıktan kırılıyor.

Memleketin her köşesinden homurtular yükselmeye başladı.

Öyleyse çare ne?

Padişah efendimizden de, kudretli vezirimizden de vazgeçilemeyeceğine göre, halkın önüne bir iki Kubbealtı vezirinin kellesini atar ve "İşte züyuf akçeden ve memleketin kötü idaresinden bunlar sorumlu!" deriz ve durum kurtulur.

***
Sevgili okurlarım; Ankara'da gelecek hafta oynanacak olan oyun aynen bundan ibaret.

Yani Osmanlı'da yüzlerce kez sahnelenmiş olan tiyatro, bir kez daha seyredilecek.

Birkaç bakanın istifası istenecek; kabinede ve bürokraside bir revizyona gidilecek ve halka yeni bir moral aşılanmaya çalışılacak.

Ve tabii bu saray entrikaları Osmanlı'yı kurtaramadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti'ni de kurtarmaya yetmeyecek.

Çünkü Türkiye'yi kredi notu bakımından Uganda ligine sürüklemiş olan hükümet, sorumluluğu üstüne almıyor ve aynı oyunlara devam etmek için çırpınıyor.

Buna karşı çıkacak her irade de engellenmek ve sindirilmek isteniyor.

***
Böyle bir irade kamu bankalarındaki yolsuzluklarla birlikte, son krizde el değiştiren milyar dolarların hesabını da sormalı.

Çünkü bu kriz bile bile çıkarıldı. (Başbakan'ı kastetmiyorum; çünkü o durumun farkında değil. Kendisine söylenenleri yapıyor.)

Ve iki günlük çalkantı sonucunda birilerinin cebine inanılmayacak büyüklükte paralar girdi.

Yani yolsuzluklarla mücadele edildiğini sanan Türkiye, belki de yakın tarihin en büyük soygunuyla karşılaşmış oldu.

***
Bu hükümetteki bazı kişilerin Türkiye'yi perişan ettikleri yetmedi, kriz dünyaya da sıçrama eğilimine girdi.

Yabancı gazeteler bu gerçekleri açık açık yazıyor.

Kısacası, birkaç insanın hırsını tatmin etmek için koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin mahvolması yetmedi; iş, dünyayı da sarsacak boyutlara geldi.

Cumhuriyet kurulduğu gün Atatürk'e deseydiniz ki: "2001 yılında Yunanistan Avrupa'nın şerefli bir üyesi olacak; biz ise en geri Afrika ülkeleri ile aynı seviyeye düşecek ve Yunanistan'ın 65 basamak altında yer alacağız," acaba ne derdi?

Hele Ankara'nın, hırsızlardan hesap sorulmaması esasına göre örgütlendiğini de ekleseydiniz!

Gözlerinden iki damla yaş süzülür müydü dersiniz?

Not: 25 Şubat 2001 günü bu köşede yayınlanan yazıyı hatırladım ve sizlerle bir kez daha paylaşmak istedim.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır