Önceki gün Dolar, 1 milyon 600 TL. fırlayınca; şaşkınlıktan çok kişinin ayakları ağzından çıktı...
"Türk'e Türk propagandası" yapıp durmakla ne cüzzamı iyileştirebilirsiniz, ne de sıracayı...
20. Yüzyıl boyunca da, sinsi talan ve iri yalanlarla en kötü yönetilen ülkelerden biriydi Türkiye... Ne var ki, her türlü dandiklik, angutluk ve kepazelik; hemen hamaset afyonlamasıyla maskelenir ve ülkenin temel gerçeklerini saydamlaştırmaya yönelen yazı-çizi adamlarının tüm yaşamları, "demir bir ökçe" altında ezilir, bitirilir, kahredilirdi.
Şimdi 21. Yüzyıl, talan ve yalan bataklıklarının derinliklerinden usul usul, yamyam yağmasına uğramış batık bir tekne çıkarmaya uğraşıyor.
Şaşıracak hiç bir şey yok aslında...
Yılda en az 20 milyar doları aşan global sermaye yatırımları başlayıncaya dek, sürüp gidecektir yaşanan çalkantılar...
Geçenlerde Yol-İş Sendikası'nın eski başkanlarından yiğit dostum Bekir Yenigün'le; kardeşi, belgesel çekimler uzmanı Hikmet Yenigün ve bir ömürlük aile dostluğunun tefrikası içindeki sevgili tiyatro adamı Mazlum Kiper; kahkahalı bir mutluluk sürpriziyle geldiler eve... Yanlarında bir de, İsveçli kafadar bir gazeteci vardı.
Dört-beş saat güldük eğlendik.
İsveçli meslekdaşa sade Türkiye'deki dandiklik ve angutluk kolyelerinden değil, İsveç'deki dördüncü boyut yaşam tablolarından da söz ettim...
İsveçli gazeteci, Par Jansson, benim penceremden görünen İsveç'in anlatımına, bilemezsiniz nasıl kahkahalandı...
Gençliğimde yeni bir ülkeye gittiğimde, önce üniversitesine, sonra ağır ceza mahkemesine, sonra da mobilyacı dükkanlarına bakardım.
Ülkenin beyinsel kalitesi de çıkardı ortaya; yönetim kalitesi de; yaşam kalitesi de...
İsveç üniversitelerine de, İsveç mahkemelerine de doğrusu imrenmiştim. Ama bu arada İsveç hastahaneleri de gönlümü kamaştırmıştı.
İsveç'in ünlü beyin cerrahlarından Tovi; hem Yahudi, hem İstanbul kökenliydi ve benim yakın dostumdu.
Onunla Stockholm'deki hastahanede, beyin cerrahi kliniğini gezmiştik. Tovi'nin ameliyat ettiği hastalar, kendisini görünce yataklarından doğrulup ellerini öpmeye çalışıyorlardı...
Ve Tovi, İsveç'de nüfus az olduğu için, gönlünün çektiği ölçüde yoğun bir operasyon deneyiminden yoksun kaldığını anlatıyordu.
Tovi'nin kardeşi de röntgen uzmanıydı. Tovi, ameliyat öncesinde sadece kardeşinin çektiği filmlere güvendiğini anlatıyordu.
Ne kadar sade, damıtılmış; mesleğine yalnızca tutkun değil, vurgun da olan gerçek bir beyin cerrahıydı Tovi... Genç yaşta bir araba kazasında yitirdik onu...
Benim ta coçukluğumdan beri oldum bittim doktorlara; özellikle de, cerrahlara karşı saygımdan çok sevgim, sevgimden çok saygım vardır.
Gençliğimin üst düzey hekimleri de zaten yakın dostlarımdı.
Örneğin Hüsnü Göksel...
Örneğin Hüsamettin Gökay...
Örneğin canım ciğerim Gürbüz Barlas, Ümit Akel...
Gençlik gecelerinde sabahlara kadar konuşmadığımız konu kalmazdı.
Üst düzey bir doktorluk; sadelik ve berraklık yanında, genel bir kültür hevengiyle de mücevherlidir... Çehov'un da doktor olduğunu bilirler, Bourget'nin de, Cronin'in de...
60 yaşına doğru tanıdığım doktorların başında Kardiyolog Muzaffer Öztürk gelir; Nörolog Esat bey gelir; Cerrah Demir Budak gelir; Cildiyeci Vedat Sezer gelir...
Sade tıp konularını değil; her konuyu enine boyuna rahat konuşacağınız dostlardır onlar..
Gerçi benim kızkardeşim Gülderen Alpagut da doktordur; eniştem Ercan Alpagut da doktordur ama; onları övmem şık durmaz kaygısıyla, haklarını yiyorum...
Son günlerde genç doktorlarla da tanışıyorum... Merak ediyorum dostluk ettikleri heykelci, ressam, yazar, karikatürist, mimar falan var mı, diye...
Onlar ise bilmiyorlar, benim tıp konularıyla da ne kadar ilgili olduğumu...
Özellikle de hidronefroz, Mononükleoz enfeksiyöz, hiper paratiroid anomalisi gibi, teşhisi oldukça gizemli konulara...
Neyse ukalalık edip ayrıntılara girmeyelim...
Mesleklerin en üst düzeyidir doktorluk. Türkiye'deki hapazlamacılık epidemisinin çok üstünde, kendine özgü soylu bir yaşam biçimidir aynı zamanda...
Ve evrensel bir meslektir... Türkiye'deki çarpık koşullanmalara yapışıp kalmadan, ona layık olmak gerekir..
İnanıyorum ki, gençler arasında da vardır bu kalibrede doktorlar; olduğundan fazla görünmeye çalışıp hava atmayan; sade; berrak ve entellektüel...