Pazar günü çıkan, borsa ve dolardaki gelişmeleri ve Derviş-Öksüz geriliminin piyasalara yansımasını esprili bir dille anlatan yazı, dikkatleri bir kez daha Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün icraatlarına çevirdi.
Siyasi üleştirmenin, bir başka deyişle siyasi paylaşımın önde gelen aktörlerinden biri haline gelen Ulaştırma Bakanı Öksüz, ilk çıkışını Telekom konusunda yaptı.
Telekom'daki siyasi kadrolaşma nedeni ile şimşekleri çeken Enis Öksüz, ardından yetki paylaşımına ve yönetim kurulundaki dağılıma itiraz etti. Telekom özelleştirmesi ile ilgili yetkisini paylaşmaya yanaşmayan Öksüz, yönetim kurulundaki üyelikleri de çoğunluğu kendisine yakın isimlerden oluşturma çabasına girdi. Öksüz'ün bu hesabı, Washington'dan döndü. IMF ve Dünya Bankası yönetimleri, Telekom'daki siyasi paylaşımını farkedince, 3.2 milyar dolarlık kredi dilimini serbest bırakmadı. Bunun üzerine Yönetim Kurulu'ndaki üye sayısı arttırıldı. Öksüz'ün, Telekom'da bırakmak istemediği iki koltuktan biri değişti. Genel Müdür İbrahim Alptürk, Telekom yönetim kurulu başkanlığını bırakmak zorunda kaldı.
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, bir süre önce de Sivil Havacılık Kanunu'ndan doğan ve Türk Hava Yolları'nın iç hat bilet tarifesini belirleme yetkisini paylaşmaya yanaşmayıp, bir başka kriz yaratmıştı. Daha sonra bir kanun değişikliği ile bu yetki THY'ye devredilmişti.