kapat
15.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.ciceknet.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

www.euronet-tr.com
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )

Demokrasi

Demokrasilerde ara rejim diye bir kavram yoktur.. Böyle bir rejimin ülkemize gelmesi, Türkiye'nin uluslararası ligde küme düşmesi anlamına gelir..

Biz daha baslangıçta, "Bu hükümet Türkiye'yi yönetemez.. Hayatlarında bir bankaya gidip 100 dolar almamış veya bozdurmamış insanlar, globalleşme dediğimiz yeni düzene ayak uyduramazlar" dediğimiz zaman, "Aman istikrar bozulmasın" diye karşımıza çıkanlar, şimdi, demokrasi dışında çözümlere yaklaşıyorlar..

Adını ne hükümeti koyarsanız koyun, ister asker, ister sivilllerden oluşsun, ara rejime geçen ülkeler, günümüz dünyasında, demokrasi ile yönetilmeyen ülkeler sınıfına girerler.. Bu ayıbı, 21'inci yüzyılda Türkiye kaldıramaz..

Ecevit hükümetinin, Türkiye'yi ne hale getirdiği ortada.. Ama bu, hiçbir şekilde, demokrasi ile bağdaşmayan sistemlerin gündeme getirilmesini haklı çıkarmaz ve çıkarmamalıdır..

Türk insanı zaten oldum olası, demokrasi dediğimiz kavramın ne işe yaradığını, sadece kendi başı derde girdiği zaman hatırlamış, onun dışında anlamamıştır bile bu kavramın içeriğini.. Demokrasi geniş halk toplulukları için bir anlam ifade etmemiştir. Özetle, demokrasi ha olmuş, ha olmamış muamelesi görmüştür..

Onlar için, ülkenin demokrasi dışında rejimlerle yönetilmesi, hiçbir anlam ifade etmemiştir.. Çok gerilere gitmeye gerek yok, geçirdiğimiz son 40 yıl, bunun sayısız örnekleri ile doludur..

Demokrasilerde, çok partili sistem vardır.. Hükümet çekilirse erken seçim yapılır.. Çekilmezse seçimler normal zamanında gerçekleşir.. İnsanlar sandığa gider ve oylarını atar.. Kendisini kimin iyi yöneteceğine inanıyorsa, tutar onu seçer..

Hep aynı şeyi anlatmaya çalıştık.. Siyasi parti tutmak, futbol takımı tutmak değildir.. Memnun değilsen iktidardan, gider oyunu bir başka partiye atarsın, olur biter.

Türkiye hızla fakirleşti.. Durum felaket.. Bu hükümet beceriksiz.. Derhal erken seçime gidilmeli.. Bunların hepsi doğru..

Ama, bize göre doğru olmayan, bu hükümetten, demokrasilerde olmayan yöntemlerle kurtulmayı istemektir..

Bu yüzden Ertuğrul Özkök'ün dün Hürriyet gazetesinde yayınlanan hükümetle ilgili tüm eleştirilerine katılıyor, ama onun "Serdar haklı çıkacak" cümlesine katılmıyorum.. Çünkü demokrasilerde, ara rejim diye bir kavram yoktur..

Nasıl hukuk birgün herkese lazım olacaksa, bütün kurumları ile işleyen demokrasi de bir gün herkese lâzım olur..

Ertuğrul Özkök'ün ara rejimden söz etmesinin, askeri bir rejimden söz etmek anlamına gelmediğini, onu tanıdığım için, gayet iyi biliyorum.. Ama yine de, sivillerden oluşacak bir ara rejim çağrısı yapmanın, Türkiye'nin düzlüğe çıkmasına yardımcı olmayacağı düşüncesindeyim..

Türkiye, özlediği düzlüğe ancak, demokrasinin batı standartlarına çekilmesi, yani "demokrasi çıtasının yükseltilmesi" ile çıkabilir..

Sonra bu sözü edilen çok üstün yetenekli teknokratlar nereden gelecek? Ay'dan mı ithal edeceğiz, yoksa örneğin ABD'den mi?

Peki beceremezlerse ne olacak? Ne yapacağız? Siviller beceremiyor, askerler mi gelsin diyeceğiz?

Böyle bir şeyin gerçekleşmesi, halk için çok mu önemli? Yoo.. Hiç de önemli değil.. Halk, hiçbir şeyin, bugünkünden daha kötü olmayacağına inandığı için, ha sivil gelmiş, ha asker, onun için farketmez..

Bu da Türkiye'nin bir başka, saklanan gerçeğidir..

Demokrasi ipine sımsıkı sarılmakta sayısız faydalar var..

Bu Pazar günü sizlere bambaşka konulardan söz etmek için bilgisayarın başına oturmuştum.. Çıka çıka ortaya bu yazı çıktı..

Tüm okurlarımızı, bugün, "Türkiye için ne yaptım ve ne yapabilirim" diye düşünmeye davet ediyoruz..


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır