kapat
12.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )

TRT ve Yener

Bundan üç-dört ay önce TRT'yle ilgili yazdığım yazılar üzerine, kendisi de TRT'de çalışan bir okurum telefonda şöyle demişti: "TRT camiasında sizin için ne diyorlar biliyor musunuz? 'Bize program önermişti. Programı kabul edilmedi, bu sebeple çamur atıyor."

O yüzden, bugünkü yazıma başlamadan önce, bilene bilmeyene ilan etsem iyi olacak: Ben hayatımda beş TRT'den hiçbirine, hiçbir program önermedim ve bundan sonra önermeyi düşünmüyorum.

Çünkü ben zaten TRT'nin kapatılmasını savunuyorum.

***
Türkiye'de politika yapanların, devleti yönetenlerin yılların tecrübesiyle öğrendikleri çok önemli bir ders var: Sessizlikle geçiştirmek... Yolsuzluk, yiyicilik, usulsüzlük, başarısızlık suçlamaları karşısındaki en etkili silah bu... Susacak, hiçbir şey olmamış, hiçbirşey söylenmemiş gibi davranacak, iddiayı ortaya atanların bıkıp susmasını; iddiaları duyanların da unutmasını bekleyeceksiniz.

Şimdi bu kural TRT Genel Müdürü Yücel Yener için uygulanyor.

TRT'de yeni genel müdür seçimi yaklaşırken, kulislerde en güçlü adayın eski genel müdür Yener olduğu; koalisyon ortaklarının, yeni bir kriz doğmasın diye Yücel Yener'in ismi üstüne uzlaşacakları söyleniyor.

Bu arada Yücel Yener'in TRT Genel Müdürlüğü dönemindeki icraatını anlatan koskoca bir kitap var ortada.

Ama bu kitaptaki suçlamalar hakkında hiçbir şey diyen yok.

***
Ahmet Erçakır, Çiviyazıları'ndan çıkan "Koltuk Sevdası" adlı kitabının önsözünde, "Bu kitap bir suç duyurusudur" diyor.

Sadece susuluyor... Suskunlukla hasıraltı edilmek isteniyor...

İkinci baskısını yapan kitapla ilgili tek bir dava açılmıyor. "Açamazlar, çünkü hepsi belgeli. Elimde yüzlerce dosya, 9 klasör dolusu belge var" diyor Erçakır.

Ben burada koca bir kitabı anlatacak değilim.

Ama şu kadarını söyleyeyim ki, Yücel Yener göreve geldiği zaman, ilk işinin o zamandan 6 binlerde olan personel sayısını 3 binlere düşürmek olduğunu söylemiş. Şimdi TRT'de kaç kişi çalışıyor sorusuna cevap vermek bile mümkün değil. Çünkü Yener'in genel müdürlük yaptığı dört yıl süresince kadro 6 binden 8 bin 500'e çıkmış.

Yani günde ortalama iki kişi TRT'ye alınmış.

İşe alınanlar arasında, Genel Müdür Yener'in yeni ve eski eşlerinden kardeşlerine, dayılarına, kuzenlerine ve yeğenlerine kadar yedi sülalesinin adlarını bulmak mümkün.

Erçakır'ın kitabından, ekonominin en sıkışık döneminde, TRT'nin logolarını ve jeneriklerini yeniden yaptırma bedeli olarak bir firmaya tam 2 milyon 996 bin dolar ödendiğini; 17 sayfalık bir rapor için 500 bin dolar verildiğini öğreniyor; milletvekili ailelerinden oluşan memur patlamasının içyüzünü okuyoruz.

***
Şimdi merak ediyorum:

Acaba, TRT Genel Müdürlüğü için adaylığını koyan 49 isim arasından üç ismi seçerek Bakanlar Kurulu'na bildirecek olan RTÜK üyeleri, Ahmet Erçakır'ın Koltuk Sevdası kitabında öne sürdüğü iddialara ne diyorlar?

TRT'den Sorumlu Devlet Bakanımız Yılmaz Karakoyunlu bu kitabı okudu mu? İçindeki 9 klasörlük belge ve bilgiye ne diyor?

Eğer bir kişi hakkında bu kadar ağır suçlamalar varsa; bu suçlamalar bir kitap olarak kamuoyuna açıklanmışsa ve siz bu kişiyi tekrar göreve getiriyorsanız, bu kişiye kefil olmuşsunuz demektir.

Eğer RTÜK, Karakoyunlu ya da Bakanlar Kurulu, Yener'i tekrar seçerse, Koltuk Sevdası'nda öne sürülen suçlamalara katılmadıklarını, Yener'in iftiraya uğradığına inandıklarını ortaya koymuş olacaklar.

Ve tabii o zaman da, Yücel Yener'in sorumluluğunu paylaşacak ve belki bir gün bu kefaletin bedelini ödemeyi göze alacaklar.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır