  
Çok kişinin başı ağrıyacak
İstanbul Defterdarı Kadir Boy'la dün Bedrettin Ekdi'nin 1 milyon dolarlık sünnet düğününü konuştuk... Anladım ki; bu düğün çok kişinin başını ağrıtacak...
Önce bu sabahtan itibaren Galatasaray Adası'ndaki düğünde sahneye çıkan ne kadar sanatçı varsa hepsi birer birer Defterdarlığa çağrılacak... Kaç para aldıkları sorulacak? Aldıkları paraya karşı fatura kesip kesmediklerine bakılacak... Bununla kalınmayacak, yaşam standartlarından yola çıkılarak geçmişe dönük geniş kapsamlı bir vergi incelemesi başlatılacak...
Ancak en sıkı denetim, "Adamın kendi parası nasıl isterse öyle harcar" diyen Ajda Pekkan ile İbrahim Erkal için yapılacak... Defterdar Boy'un deyişi ile Ajda ve Erkal, vergi denetim elemanları tarafından gerçek anlamda büyüteç altına alınacak... Bindikleri araç, oturdukları ev, sahip oldukları gayrimenkuller, banka hesapları taranacak, bu servete karşı verdikleri vergiler karşılaştırılacak... Kısacası; kral gibi yaşayan bu iki sanatçı eğer devlete 3 kuruş vergi ödüyorsa gözlerinin yaşına bakılmayacak...
Bununla da kalınmayacak; Galatasaray Adası'nın işletmesini üstlenen şirketin defterleri hallaç pamuğu gibi atılacak... 1 trilyon 300 milyar liralık bu düğün için ne kadar fatura kesildiği araştırılacak... Gerekirse araştırma geçmiş tarihlere doğru sarkacak...
Durun, daha bitmedi!
Ekdi Ağa'nın sünnetini şereflendirenler de inceleme kapsamına alınacak... Davetliler listesinden yola çıkılarak "gelenler arasında Bedrettin Ekdi ile iş ilişkisi, alışverişi olanlar var mı?" araştırılacak... Eğer varsa bugüne kadar ne kazanmış, buna karşın ne kadar vergi vermiş, hesabı sorulacak...
Ya 150 köyün hamisi(!), bir iddiaya göre Şişli'de 2 bin dairenin sahibi Bedrettin Ekdi?
Bana göre o zaten yandı! Kurtaranı zor bulunacak...
***
SON SÖZ: İstanbul Defterdarı Kadir Boy'la eğlence merkezlerine yönelik uygulanmaya başlanacak yeni operasyonlardan, minibüs ve taksici esnafının kaçırdığı vergiye kadar daha pek çok konuyu konuştuk... Yerimiz dar olduğu için o konuları önümüzdeki günlerde sizlere aktaracağım...
Ancak bütün İstanbullular'a şunu hatırlatacağım; Kadir Boy Defterdar olduğu sürece vergi kaçıranlar göreceksiniz rahat uyumayacak... Mutlaka yakalanıp bunun hesabı sorulacak...
Sınırlar elek olmuş
İstanbul'un yabancı cenneti haline geldiğini, on binlerce Afrikalı'nın, Moldovalı'nın ve Romen'in ya uyuşturucu, ya da fuhuş sektöründe boy gösterdiğini gündeme getiren dünkü yazım üzerine, geçici görevle İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Vali Hasan Özdemir aradı... Söze "Yazdıklarınız da, eleştirileriniz de doğru" diye başladı ve ekledi:
"Aralarında Guatemalılar'ın bile bulunduğu 618 kişiyi gözaltına aldırdım... 230 kişiyi sınır dışı edilmek üzere Van'a doğru yola çıkardım... Bütün arkadaşlarıma talimat verdim; bu kişilerin kaldığı, çalıştığı yerler sürekli taranacak ve hepsi toplanacak..."
Ancak, Özdemir'in anlattıklarına göre bu kişilerin üzerinden kimlik, pasaport, veya kim olduklarını belirtir bir belge çıkmıyor... Peki; bu kişiler ellerini kollarını sallayarak Türkiye'ye nasıl giriyor? Bunları kimler alıp getiriyor? Binlerce çapulcu hangi amaçlara hizmet ediyor?
Orası meçhul... Zaten Özdemir de, "Ben İstanbul Emniyet Müdürü'yüm" demekle yetiniyor... Ama bu suskunluğu bence bir yerleri işaret etme amacı güdüyor...
***
SON SÖZ: İçişleri Bakanlığı bu soruna ivedilikle el atmalı... Önce gümrükler, sınır kapıları elek olmaktan çıkarılmalı... Ardından Emniyet güçleri tüm kentlerde geniş çaplı taramalar başlatmalı, yakalananlar sınır dışına atılmalı...
Aslan bakan!
Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, sonunda yapacağını yaptı ve lise 1'inci sınıfta kalan öğrenciler için ek sınav hakkı tanınmayacağını dün AA aracılığıyla açıklattı... Bu aşamadan sonra ne yapılabilinir, inanın ben de bilmiyorum... Bildiğim tek şey; Sayın Bostancıoğlu'nun adını Milli Eğitim tarihine altın(!) harflerle yazdırdığı, siyasi geleceğini garanti(!) altına aldığı... Kendisini; çarpık Milli Eğitim sisteminin kurbanı olan ve bir kısmı yıl kaybeden, bir kısmı da sokağa gönderilen on binlerce öğrenci ile aileleri adına kutluyorum...
Telekom krizi aşılmış!
Medyaya göre Telekom krizi çözüldü... Ya madalyonun tersi! Bence basiretsiz siyasiler yüzünden hem Telekom'un, hem de ülke ekonomisinin içine edildi! Zamanında özelleştirilse 25-30 milyar dolar edecek olan bu kuruluş bir inat uğruna 3-5 milyar dolara müşteri aranır hale getirildi... Yani milletin 20 milyar doları hiç edildi... Ve işin acı yanı; olayın bu tarafını görmeyen, göstermeyen, suçlu siyasileri afişe etmeyen medya "Kriz çözüldü" manşetleriyle sevinçten göbek atar hale geldi!
Bayramoğlu'nun haraç çetesi!
TEM'in Bayramoğlu çıkışındaki akaryakıt istasyonunu mesken tutan 10-15 kişilik bir serseri grubunun, yolcu bindirmek için yanaşan otobüslerden haraç aldığı yolunda şikâyetler geliyor... Yolculardan bilet ücretlerini toplayıp, yüzde 20'sini haraç olarak kesen bu serserilerle ne yazık ki bugüne kadar kimse başa çıkamıyor... Bana anlatılanlara göre, karşı gelen şoförler, muavinler dövülüyor... Otobüs şirketlerinin açtığı bürolar yağmalanıyor... Kocaeli Emniyet Müdürü Feyzullah Aslan'ın dikkatine...
İĞNE
34 CDE 18 Resmi plakalı beyaz renkteki Ford marka bu minibüs, Esenkent Hisar Sokak'taki bir evden sürekli moloz taşıyor... Bu araç hangi beyzadenin hizmetinde? Sayın Vali Erol Çakır araştırır mı?
DOĞRU SÖZ
En büyük zafer hiç düşmemek değil, her düşüşte kalkabilmektir..
|