kapat
11.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )

Kissinger Ecevit'in danışmanı oluyor!

Ekonomi patronlarının davetlisi olarak yurdumuza gelen ve Çırağan Sarayı'nda verilen gizli yemekte bir konuşma yapan Dr. Henry Kissinger'in sözleri, gerek IMF gerek Ankara cephesine ulaştığında bomba etkisi yarattı.

Kissinger konuşmasında, IMF'i ülkenin iç politik meselelerine sağır kalma ve sadece ekonomik alanda bildiğini okuma kötü alışkanlığını devam ettirdiğini söyledi.

Kissinger'in her iki cepheyi sarsan sözleri arasında öne çıkanlar çok çarpıcı:f

* IMF ekonomik kriz durumunda son çare olarak ortaya çıkan bir kurumdur. Bulduğu çareler temelde ekonomiktir. Ancak krizler derinleştikçe durum ekonomik değil siyasi bir krize dönüşür. Ve IMF kendi ekonomik programlarının yarattığı siyasi krizlerin sonuçlarına dayanacak donanımdan çok uzaktır.

* IMF; Latin Amerika'da kamu kesimini küçülttü, parada devalüasyon yaptı ve ihracatı teşvik etti. Ancak... Borçlu ülkelerin vatandaşlarından kaldıramayacağı bir fedakârlık istediğinin farkında olamadığı için teorileri tutmadı. Düşen hayat standardı ve tırmanan işsizlik ülke hükümetlerinin karşısına dikildi. Ve politik anlamda bir ara çözüm bulunana kadar on yıl geçti, o on yıl boyunca da kriz sürdü.

* IMF, sadece tek tedavi yolu bilen bir doktor gibi... Ve o tedaviyi her hastaya aynı şekilde uyguluyor.. Hasta Asyalı olsun veya Latin Amerikalı olsun, farketmiyor. Oysa her hastanın kendine özel koşulları var.

* Endonezya'da IMF 15 banka kapattı, yiyecek ve ısınma tekellerini yok etti ve teşvikleri durdurdu. Uzun bir döneme yayılması gereken bu uygulamaları da birkaç haftaya sığdırdı. Sonuçta ne oldu? Kriz patladı. Bankacılık sistemi tümünden çöktü, teşvikleri bitince yiyecek ve akaryakıt fiyatları tırmandı ülkede ayaklanmalar başgösterdi. Yabancı sermaye (Çin sermayesi) ülkeyi tamamen terkederek yerini çok daha derinleşmiş bir ekonomik -artı politik- krize bıraktı.f

* IMF siyasette değişim, devrim yapacak bir kurum değildir; bunu becerecek bir kapasitesi olmadığı gibi, böyle bir yetkisi de yoktur.

* Ve son tahlilde... Dünya Bankası kendi raporuyla ekonomik krizlerin sosyal sonuçlarını ortaya koymuştur. Rapora göre toplumun fakir kesimleri, kriz sonrasında asla kriz öncesi hayat standartlarına dönememektedir. Kore'de çıplak ücretler yüzde 10 gerilemiştir. Endonezya'da bu oran yüzde 42, Tayland'da yüzde 38'dir. Meksika'da bile 1982 krizi öncesi seviyesine hâlâ çıkamamıştır.

(Rapor için bkz: Global Economic Prospects and the Developing Countries 2000. Washington D.C. The World Bank 1999).

Kissinger'ın, bu konuşmasının hemen ardından, bizzat Başbakan Ecevit tarafından Ankara'ya davet edildiği, Türk Hükümeti'nin IMF nezdinde danışmanı olmasının teklif edildiği haberi geldi.

Ecevit'in yakın çevresine "Amerikalı'yı Amerikalı'ya kırdırtacaksın arkadaş" diye anlattığı plana, aslında, Kissinger'ın de sıcak baktığı belirtiliyor.

Kissinger'a yakın bir kaynak, "Doktor zaten yeni bir kitap yazacaktı, 'Türkiye'nin IMF deneyi' diye bir kitap olabilir. O da zaten politik bir IMF kurulmasını istiyor" şeklinde konuştu.

Kissinger'ın danışmanlık ücretinin Telekom'un kendini tanıtmak için yabancı tanıtımcılara vermek üzere ayırdığı paradan ödeneceği, artık Telekom'un tanıtma harcaması yapmasına gerek kalmadığı da Ankara'dan gelen son dakika gelişmeleri arasında!

Not: Adı üzerinde bu senaryo, tamamen uydurmadır. Gerçi... Dr. Kissinger'a hayali konuşmasında atfedilen her kelime, yazdığı son kitap: "Does America Need A Foreign Policy?" (ISBN 0-684-85567-4), sayfa 222-227 arasında, aynen geçmektedir.

Tayyip'le Derviş koalisyon yapar mı?
- Alo Tayyip Bey...

- Efendim.

- Olası bir seçimden Tayyip Erdoğan ve Kemal Derviş çıksa... Kemal Derviş'le koaliyon yapar mıydınız?

- Nereden çıktı bu şimdi... (Burada sıkı bir kahkaha var!)

- Efendim Turk.Net'in siyaset platformunda vatandaş kafasından seçimi yapmış, Derviş ve siz çıkmışsınız. Şimdi koalisyon yaparlar mı diye tartışılıyor.

- Yaa, vatandaş amma ileri düşünüyor, işi buraya kadar getirmişlerse... Bayağı ilerlemiş bu iş o zaman gerçekten...

- Yapar mısınız peki?

- Ben "reel politik" yapıyorum; o gün gelir, o zaman bakarız. Yani Sayın Derviş politikaya girer mi bilemem. Benim durumum ne olacak belli değil. Doğmamış çocuğa don biçmeyelim.

- Umutlu musunuz?

- Bir hafta, on güne belli olacak zaten. Umutluyum, raportörün raporu olumlu.

- Kamuoyu yoklamalarında da şu anda olmayan ama kurulacak bir parti birinci parti çıkıyor. Buna ne diyorsunuz?

- O biziz işte! Ama şimdi daha fazla bir şey söyleyemem, şu iş hallolsun o zaman keyifle reel politik konuşuruz!


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır