kapat
10.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

Cami duvarı

"Dibe vuralım da belki aklımız başımıza gelir," diyenlerin yanıldıkları ufak bir nokta var.

Dip yok.

Ülkeler sonsuza kadar dibe inebilir ama dibe vurmaz. İşte Küba, Kuzey Kore, Irak. Bu ülkeleri yöneten diktatörler, iktidara geldiklerinde Türkiye'de yaşayan insanların çoğu daha dünyaya gelmemişti. Ruslar'ın kömünist imparatorluğunun karanlığında, insanlar 70 sene yaşadı ve bu karanlığın dağılması beklenerek belki de 70 sene daha yaşanacak. Siyah Afrika ülke değil, kıta olarak dibe doğru iniyor.

Uyanmazsanız ömrünüz Türk'ün bitmeyen gecesinde geçebilir.

Bir başka şeyi daha unutmayın: Kâinatta sonsuz olan tek şey insanın aptallığı.

Türk Telekom yıllık cirosu 4 milyar dolar olan bir şirkettir. Yıllık cirosu 4 milyar dolar olan şirketlerin genel müdürlerinin, yönetim kurulu üyelerinin ve yönetim kurulu başkanlarının sahip olması gereken özelliklerin ne olduğu bellidir. Bu özelliklerin ne olduğu konusunda yazılmış kitaplar vardır.

Bu nedenle IMF'nin Telekom yönetim kurulunu reddetmesi nedeniyle ortaya çıkan konu "IMF haklıdır" veya "Türkiye haklıdır" konusu değildir. Seçilen kişilerin uluslararası şirket yönetimi kriterlerine uyup uymadığı konusudur. Yani "renkler ve zevler tartışılmaz" gibi bir alaturkalıkla, "Bizde Telekom kurulu üyesi böyle olur," derseniz -Ankara'daki aslanların dediği gibi- ciddiye alınmazsınız. Sadece Üçüncü Dünyalığınızı ilân etmiş olursunuz.

Hayatında şirket idare etmemiş olmak, dil bilmiyor olmak ve fakat partili olmak ve sıradan bir CV'ye sahip olmak, dört milyar dolar cirosu olan bir şirketin yönetim kuruluna girmek için yeterli değildir. Yeterli olsaydı, uluslararası telekom şirketlerinin üst düzey yönetimleri sarkık bıyıklı centilmenlerle dolu olurdu.

MHP, Uluslararası Para Fonu IMF'ye kafa tutuyor gibi görünüyor. Ama gerçekte kafa tuttuğu, uygarlık ve modernizasyondur.

MHP'nin ilkel bir milliyetçiliğin ve devletçiliğin bayrağını sallayarak koştuğu yönde dipsiz bir uçurum var.

Vatan-millet-Sakarya martavallarının beşiğinde sallanan halk, hâlâ IMF'nin ne olduğunu ve neyi, neden yaptığını anlamıyor. IMF'yi öcü sanıyor. Esas öcünün IMF'nin gelmesine neden olan sebepleri yaratan kendi hükümetleri olduğunu anlamaktan aciz.

IMF ambülansı kapıda çünkü bu hükümet, Türkiye'yi iki defa tekmeyle apartmanın çatı katından yere itti. Türkiye hâlâ kabahati kendini damdan atanlarda değil, çağırdığı ambülansta arıyor.

Telekom Yönetim Kurulu nedeniyle çıkan kriz, dün Türkiye'nin en iyi ekonomistlerinden birinin tarif ettiği gibi, bir "öncü şoktur." Yeniden hepimizin altında kalacağı bir ekonomik depremin öncü şoku. Bu deprem Marmara'nın altında çöreklenen fay hattı gibi "geliyorum," diyor. Ama nasıl Ankara Marmara'yı dinlemiyorsa, akıl da dinlemiyor. Dinleyemez, çünkü Ankara fay hatının kendisidir.

Yakınmaya hiç neden yok. Eğer Türkiye'nin çıkarabileceği en iyi hükümet bu ise, sürebileceği en iyi hayat tarzı da budur.

Son olarak -işe yaramayacağını biliyorum ama- IMF ile bağlantılı olarak bir uyarı yapayım:

Cami duvarı, üzerine işensin diye orada değildir.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır