|
|
 |
| |
|
Sıfır Borç!
"Yönetime 12 milyon dolarlık kaynakla geleceğiz. Amacımız borçları sıfırlamak. Mali Kongre'ye kadar banka kredilerini bitirmek istiyoruz."
"Nakit borç 10 milyon $"
G.Saray 2. Başkanı ve 14 Temmuz'daki kongrede başkan adayı olan Mehmet Cansun, seçim öncesi SABAH'a önemli mesajlar verdi. Cansun şunları söyledi: "Yönetime geldiğimizde ilk yapacağımız şey camiada birliği sağlamak. İkinci ve en önemli hedefimiz ise borçları tamamen sıfırlamak. Yönetime 12 milyon dolarlık bir kaynakla gelmeyi hedefliyoruz. Ben banka borçlarına öncelik veriyorum. Gelecek yıl yapılacak Mali Kongre'de bunları bitirmeyi amaçlıyoruz. 9 milyon dolar teminat mektubu, 10 milyon dolar da nakit borcumuz var
"Fener'in stadı iş değil"
F.Bahçe gibi stadın kapasitesini artırmayı G.Saray camiası da kolay halledebilir. Fakat amaç 50 binlik stada sahip olmak mı? Her maça bu kadar insanı getirmek için altyapısını da sağlamalısınız. Ali Sami Yen Projesi işte bu. Altta bin 800 kişilik otopark var. Otoparka gir, asansörle çık ve yerine otur. İşyerleriyle 365 gün yaşayan bir stat. Bunlardan vazgeçip, 1 yılda 15 milyon dolara 50 bin kişilik stat yaparsın. Ama biz dünya çapında stat istiyoruz. Bu kadar yatırım yapmışken, şansımızı sonuna kadar zorlamamız gerektiğini düşünüyorum
"Kan davası böyle başladı"
1992'de Alp Yalman dönemi bittiğinde kendisine "Başkanım. Rica ediyorum, aday olmayın. Bırakalım, Faruk'lar tek başlarına seçim kaygısı olmadan liste yapsınlar" dedim. Alp Bey ise kendisine 'kaçtı' dedirtmemek için seçime girdi. Seçimi Süren kazandı. Ve G.Saray'da kan davası başladı. Şimdi G.Saray'ı yakan alevin en önemli ayağı budur. G.Saray, son 5 yılda müthiş başarılar elde etti. Avrupa Kupası zaferi sonrası kimse 'G.Saray kazandı' demedi. Birileri 'Terim', birileri 'Süren', kimi de 'Hakan Şükür, Hagi' dedi. Maalesef G.Saray'ın da içinde bu işe alet olan çok insan oldu
"İlle de dibe mi vuralım?"
Bakın F.Bahçe camiası Aziz Yıldırım'ın arkasında birlik oldu. Çünkü F.Bahçe, G.Saray Avrupa Şampiyonu olduğunda bırakın Avrupa'yı, Türkiye Kupası'nda bile yoktu. O kadar dibe vurunca herkes birleşiyor. Şimdi G.Saray da dibe vurursa 'Kulüp elden gidiyor' deyip birleşeceğiz. Bir ağabeyimiz "Berlusconi, Rui Costa'yı Milan'a getirdi. Teknik direktör böyle ödüllendirilir" diye yazmış. Süren, Barcelona kaptanı Popescu'yu getirdi. Bunu Türkiye'de bir daha ne zaman göreceğiz? Bu ödüllendirme değil mi? Biz olayları sadece yıpratmak şeklinde ele alıyoruz
"Hülle değil, FIFA kuralı"
Ben hülle lafını kabul etmiyorum. O eskidenmiş. Futbolu dünyada kim yönetiyor: UEFA ile FIFA. Diyorlar ki, 'Bu benim anayasam. Bu kurallarla oynarsan kalırsın, uymazsan dışarı çıkarsın.' Şimdi yeni kurallar getiriyorlar. İşlemlerimizi de denetleyecekler. 'Paran yoksa transfer yapamazsın, yaptığını görürsem doğru 2.Lig'e' diyorlar. 2002'den sonra Türkiye hiç görmediği şeyleri yaşayacak. UEFA, adam gönderip hesapları inceleyecek. G.Birliği kulübü o zaman 'Sokmuyorum içeri' diyebilecek mi? Bunu dedin mi 'Ligden çekil' diyecek adam."
|
|
 |
|