kapat
09.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )

Madem öyle ben de size baba diyeyim amca..

Yeşilçam'ın bellettiği "Yıllar önce fakir ama gururlu bir genç vardı.." sendromundan hala kurtulamayan yiğitlerimiz için bence umut yok.. Potansiyel olarak "Senin annen bir melekti" kadrosuna aday kızlardan ise umudum çok..

Özet: Yazar, Kaya Bey ile Hülya Hanım arasındaki nizadan çok etkilenmiştir.. Evlilik kurumunun şakaya gelmeyeceğini gösteren bir dizi risale yazmaya bu yüzden karar vermiştir.. Risalesinin dünkü bölümünde erkeğin hallerini anlatan yazar bugün lafı kadınlara getirmeye kararlıdır..

Bu sebeple tabiattan da örnekler verir.. Maksat kurulu evliliklerin bu açıdan gözden geçirilmesi, kurulmuş yuvaların yıkılmamasıdır.. Yazarın bu işten ticareti yoktur, niyeti okurdan hayır dua almaktır..

***
Suratı kıllanıp da aklı geçici olarak vücudunun başka bir yerinde ikamete başlayan bir erkeği gayrı zaptetmek mümkün değildir..

Şehir çocuğuysa diskolara gider.. "Light amplification by stimulated emission of radiation" ışığı altında kendini telef edene kadar kafa sallar yani "Hed Beng" yapar..

(Yazarın notu: Yukarıda kısaca "lazer ışığı" diye de yazabilirdim.. Ama "Bakalım doğru yazabilecek miyim" diye kendimi test etmek istedim..)

Hed Beng ritminin katsayısı yeterince yüksekse, kendine bir kız bulur.. Lakin köy yerinde disko olmadığından bu yöntem işe yaramaz..

Uyarma teknikleri
Köy çocuğu kendi kendine "Hed Beng" yapmaya kalkıştığında, babası övendire sopasını beyni balasına ekleştireceğinden başka teknikler kullanır..

- "Ben artık kudurdum, zaptolmuyom.." deme tekniklerinin başında babanın ayakkabısının içine çivi çakmak gelir.. Baba, çivi ayağına battığında "Bu deyyus durduk yerde masraf çıkaracak.." deyip işi anlamamazlığa gelirse gece yatacağı döşeğe bir iki bardak su dökülür..

(Yazarın notu: Bu teknik uygulandığında yatağı ıslanan babayı bir türlü uyku tutmaz.. Sonunda yanındakine hamle eder ki sebep olan delikanlı annenin bedduasını alır..)

Diyeceğim o ki erkek milletinin vakti geldiğinde gözü birşey görmez olur.. Gustav Flaubert "Bir kadına bağlanmak için dört neden vardır.. Para, seks, reklam ve sarhoşluk.." demiş ya! İşte azan erkek milletinin halleri de bu tarifteki sarhoşluğun karşılığıdır..

Yiğit kısmı zaptolunmaz yerlere geldiğinde "lakıta" taifesine, yani kızlara gün doğar..

Erkek kısmına nasıl evlilik yapmaları gerektiğini öğreten 17'nci yüzyıldan kalma "Tuhfe-i Müteehhilin" adlı eser, kadın kısmı hakkında ince ayrıntılar vermiş..

Bugünkü dile "Evlilik Hediyesi" olarak çevirebileceğimiz esere göre "Avradın kullanılması en son 36 yaşa kadardır" ve bundan sonrası keyif vermez.. Eser böyle der ama erkeğin bir kulağından girip, diğerinden çıkar..

***
Bütün doğada olduğu gibi kadın seçicidir.. Tabiatın temel programlarından "üreme güdüsünü" denetlemek onun işidir..

O yüzden kadın, ruhsal açıdan erken olgunlaşır.. Erkeğin "Karşı cinsle ilişki" açısından olgunlaşması ise 40'lı yaşlarında başlar.. 20'li yaşlardaki bir kadının olgunluğuna ulaşması en az 50'sinden sonra olur ki o zaman da iş işten geçer..

(Yazarın notu: Ben erken olgunlaştım, 47 yaşımda dalında sallanan Malatya kayısısı gibiydim..)

Erkeğin otuzlu, kırklı yaşlarda vakti; holdingler kurmak, barajlar yapmak, ülke yönetip, orduları kumanda etmekle geçer.. Evlilik olayının farkına bile varmaz..

Kadın ise 15 yaşından itibaren seçeceği erkeğe dair yaptığı planları uygulamaya koyar.. Hiçbir planı yoksa, ağını örmüş bir örümcek sabrıyla bekler..

Aslında en iyi plan da budur çünkü eninde sonunda sersemin biri o ağa düşer..

Mükemmelliğin sırrı
Hedy Lamarr'ın adını sinema meraklılarının dışında bilen pek çıkmaz..

Dünya güzeli bir kadındı ve sinemanın ilk soyunan kadınıydı.. 1927 yılında çevirdiği bir filmde çırılçıplak suya girerken görüldüğünde cümle erkeklerin akılları başlarından sıyrılmıştı..

Bu Hady Lamarr gitti, o yıllarda dünyanın en zengini diye bilinen (şimdi adını unuttum) bir adamla evlendi.. Adam kıskançlığından kadının bütün çıplak fotoğraflarını topladı.. Çırılçıplak göründüğü filmin negatiflerini satın aldı..

Yine de bir kopyanın günümüze kadar gelmesini önleyemedi.. İşte o Hady Lamarr sözünü ettiğim "bekleme tekniğinin" mükemmelliğini tarif ederken:

- "Her kadın muhteşem olabilir.. Yapacağı tek şey hareketsiz durup aptalca bakmaktır.." diyor..

***
Siz bakmayın gözü yaşlı, sonu kanlı aşk destanlarına.. Onun tarifini Aşık Veysel'den iyi yapan çıkmamış.. "Erkek kızı görür, kavuşamaz aşk olur.." demiş kör şair..

Görmeyen gözleriyle işin doğrusunu görüp, bilmiş..

Destan dediğin de bunun sağlaması.. Kız tarafı Mecnun'a zorluk çıkarmasa oğlan çöllere düşmeyecek, muhtemelen sekiz on kere hamile bırakacağı Leyla'yı üç vakitte bir dövecekti..

Sürmeli Bey ile Telli Senem bugün yaşasaydı, davaları kimbilir hangi Asliye Hukuk mahkemesinde görülüyordu..

Destandaki aşıklardan Tahir, İstanbul'a göçseydi belki parasız kalıp Zühre'yi geneleve satacaktı..

Hurşit ile Mahmihri'nin aşk destanı bir başka enayilik.. Taraflar televizyondan iki yerli dizi seyredebilseydi "Sevdiğim ne çabık unuttun beni.. Yanık şebit gibi guruttun beni.." diye böğürlerini dövmezlerdi..

Sonuç olarak bütün evlilere diyeceğim o ki..

Erkek evlenmesine evlenir ama günün birinde mutlaka aklı başına gelir.. Bunun vakti saati olmaz.. Burada kadına düşen görev kendine gelme belirtileri gösteren erkeğin başına sıkı bir sümsük vurmak, yeniden sersemlemesini sağlamaktır..

Erkeğin akıllanma belirtileri 40 yaş civarında başladığına göre son yumruk iyi gelecektir.. Zaten ondan sonrası "tohuma kaçma" mevsimidir ki kadının korkacağı birşey kalmaz..

Kıssadan hisse: Evlilikten korkulmaz.. En kötüsü dahi işe yarar, temsil erkeği filozof yapar..


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır