kapat
09.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Erken seçim tuzağı

Bu hükümetin bozulmasından korkanların tek dayanağı, ekonomik istikrar programının yarı yolda terkedilmemesidir.

Aklı başında herkes koalisyonun yaşamasını istiyor. Çünkü bu programın aksatılmadan sürdürülmesi ülke için yaşamsal önem taşıyor. Koalisyon partileri, hele haksız nedenlerle IMF ile ilişkileri koparacak çatışmaları göze alırlarsa, bilmek zorundalar ki, o zaman iktidarda kalmaları için ülke yararına hiç bir sebepleri kalmayacaktır.

Ve işte o zaman kaçınılmaz hale gelen seçime, ülkeyi ve kendilerini perişan etmiş, cezayı hak etmiş suçlular olarak girmeye mahkum olacaklardır.

İşin farkında değiller:

Erken seçim çığırtkanları aslında bu tuzağı kuruyorlar. Çünkü bu baskı ne kadar yoğunlaşırsa iktidar partileri, seçim kaygıları ile IMF'ye verilmiş taahhütlerden o kadar çabuk uzaklaşmak isteyeceklerdir. Öyle bir durum da iktidarın işbaşında kalmasını gereksiz kılacak, seçim istemeyen iktidar kendi yanlışları ile seçime mahkum olacaktır.

Eski kurt ne ister?
Cumhurbaşkanlığı'ndaki görev süresinin uzatılmaması, iktidar gücü ile beslenen Demirel'deki güç dürtüsünü yeniden canlandırdı. Bugün Çankaya'da oturuyor olsaydı, eminiz erken seçim isteyenleri, kendi çıkarları için ülke menfaatlerini görmeyen gafiller sayacak, siyasi ortamı karıştırma çabalarını da "Abesle iştigal" diye niteleyecekti.

Oysa şimdi istikrar programının hayati önemini görmezlikten geliyor, seçim havası ile ortaya çıkacak kıyametin, siyasete dönmek için kendisine fırsat yaratacağını hesap ediyor.

"Yangın çıksın da lazım olayım" diyen itfaiyeci olur mu? Eski tulumbacılar gibi Demirel de şimdi bunu yapıyor!

Siyasette şu an yeni oluşumlar yaşanıyor. Yakında Fazilet arazisi üzerinde en az iki parti kurulacak. Sonbaharda Demirel'in seçim solosu, koro haline dönüşecek.

IMF desteğinde yürütülen programın şu ana kadar hep acı veren operasyon tarafı işledi. Katlanılan fedakarlıkların olumlu ürünleri görülmeye başlamadan mecbur kalınacak bir seçim sadece özveri yatırımlarının heba olması demek olmayacak, üç ortağın da lanetlenmiş partiler olarak tasfiyesi sonucunu doğuracaktır.

O nedenle kendi çıkarları ile ülkenin çıkarları tam anlamıyla örtüşüyor.

Anahtar Bahçeli'de..
Kemal Derviş dün Washington'dan Türkiye'ye hareket ederken IMF ilişkilerindeki tıkanıklık konusunda ihtiyatlı fakat iyimser bir mesaj verdi:

"Pazartesi sabahı (bu sabah) çözümü bulmuş olacağımızı tahmin ediyorum. Ama kesin bir şey söyleyemem.."

Keşke kesin konuşacak güveni kendinde bulabilecek durumda olsaydı.

Yazık ki MHP'li bakanlar buna izin vermiyor.

Telekom direnişçisi Enis Öksüz hala "İnceldiği yerden kopsun" havasında..

Tarım Bakanı Gökalp de, Cumhurbaşkanı'nın veto gerekçelerini okumadığı halde Tütün Yasası'na ver yansın ediyor.

Program iyi gitmiyor, faizler düşmüyor. Çünkü siyasetin güven vermediği bir yerde ekonomik istikrar yaratılamaz. MHP lideri Devlet Bahçeli, ülkenin sorunu olmaya başlayan bu hükümet sorununu çözecek dirayeti göstermelidir.

Bu sabaha kadar da Ecevit'le beraber IMF ilişkilerini düzeltecek tedbirleri alıp erken seçim tuzağını bozmalılar.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır