 
Oksijen çadırında nara
Türkiye'nin ekonomik düzenini Batılı normlara kavuşturması kolay olmayacak. Çünkü siyasi yapı direniyor.
IMF'ye verilen taahhütleri yerine getirmekte sık sık kriz yaratan sorunlarla karşılaşmamızın en önemli sebebi bu.. İşte Telekom krizi ve işte Sezer'in Tütün Yasası'nı veto ederek kriz stoğumuza yeni bir sorun eklemesi..
Başbakan Ecevit diyor ki:
"IMF daha çok dikta ile yönetilen ülkelerle ilişki kurar ve her istediğini kabul ettirebilir. Ama Türkiye demokratik bir ülke, bazı şeyler tartışılırsa IMF bunu içine sindirebilmelidir.."
IMF'nin daha çok dikta ile yönetilen ülkelerle ilişki kurduğu doğrudur. Çünkü demokrasisini yerleştirmiş ülkelerin IMF ile sorunları artık hiç olmuyor. Sistem, ekonomiyi kötü yöneten iktidarları, ülkeyi batma noktasına getirmeden indiriyor.
Yani IMF ile karşılaştığımız sorunlar, Türkiye'de demokrasinin varlığı için kanıt değildir, tersine siyasi sistemin iyi işlemediğinin kanıtıdır.
IMF'ye iyilik değil..
Aslında IMF desteğindeki program başarılı olursa, Türkiye yalnız ekonomisini global sisteme uyumlu hale getirmekle kalmayacak, demokrasisini de Batılı standartlara kavuşturma fırsatını elde edecektir.
Zaten ya bu ikisi birlikte olacak veya hiç biri olmayacaktır.
Hükümet başta IMF'ye çağdışı ekonomik düzeni değiştirmek niyetiyle değil, oradan alacağı kredilerin hatırına gitti. Bu hükümetin farkı, yasa değişikliklerini hızla gerçekleştirmesiydi. Ama bunları hayata geçirmekte hiç istekli olmadı.
Adeta yasaları kendimiz için değil de IMF'ye iyilik olsun diye yapan bir hava içinde oldu.
Telekom'da olduğu gibi hileye başvururken yakalandığı zaman da oksijen çadırında nara atan huysuz hastalar gibi ağzına geleni söyledi.
Tütün Yasası'nın vetosu, istikrar programının yalnız iktidar partilerinin çıkarcı saplantıları nedeniyle değil, Cumhurbaşkanlığı katındaki kompleksli, statükocu zihniyet nedeniyle de epey zorlanacağını gösteriyor.
Uzlaşmak şart..
Ecevit'in vetoya ilişkin eleştirisi haklıdır:
"Cumhurbaşkanı kendi siyasal anlayışına göre yasaları geri çevirmeyi adet edinirse, partiler üstü bir parti konumuna gelmiş olur. Cumhurbaşkanı'nın Tütün Yasası'na itirazları bence hukuksal değil siyasal içeriklidir.."
Sezer, "Tütün üreticisinin hakkı korunmuyor" diyor. Marul üreticisinin de hakkı korunmuyor. Sosyal gereklerle ekonomi dizayn edilmez. Devlet, çağdaş ekonomik düzeni ulusal yararlar ışığı altında kurar, sosyal tedbirleri ondan sonra düşünür.
Aksi halde popülizme meraklı Cumhurbaşkanları her türlü değişimin engeli halini alırlar.
Programın başarısı, inançlı ve gönüllü bir işbirliği istiyor. Türkiye bunu yapamadığı için tedaviden sonuç alamıyor.
IMF Başkanı Köhler, bu faizlerle 4 ay dayanamayacağımızı söylüyor. Ve Telekom'daki uygulama piyasalara güven vermediği için faizlerin düşmediğini savunuyor.
Önerileri de hükümete tükürdüğünü yalamak gibi bir mecburiyet dayatmıyor.
Yönetim kuruluna piyasa profesyonellerinden iki ilave üye ve yine profesyonellerden seçilmiş iki genel müdür yardımcısının atanması..
Türkiye'nin menfaati IMF ile uzlaşmaktır!
|