Piyasalar üstüste gelen sıkıntılardan bunaldı. Kulaklar Washington'da, gözler döviz kurlarında! IMF'nin "ödev tamam değil" diyerek toplantıyı ertelediğini açıklamasının ardından yükselen dolar, 1 milyon 270 bin lira ile 1 milyon 300 bin lira bandında sıkışıp kaldı. "İpler kopmaz" beklentisinde olan, daha doğrusu böyle bir olasılığı bile düşünmek istemeyen piyasa, fiyatı fazla yükseltemiyor.
Merkez Bankası tarafında ise verilen sözler tutuldu. Hem de yoğun döviz talebinin yaşandığı, "Merkez Bankası'nın satabileceği döviz tutarı 700 milyon dolara indi" paniğine rağmen...
Niyet mektubunda performans kriterlerinden biri olan net uluslararası rezervler (NUR), Haziran'da hedefin altında kaldı. Yani Merkez Bankası taahhüt ettiği üst limitin altında döviz satışı yaparak ayı tamamlamış.
Haziran'da NUR'daki azalış 3 milyar 59 milyon dolar oldu. Niyet mektubuna göre limit 2.9 milyar dolardı. Ancak Mayıs'tan sarkan 660 milyon dolar eklenince, limit genişlemişti. Bu kez de Haziran'dan bir sonraki döneme 500 milyon dolarlık bir "cephane" sarktı.
Programa göre Merkez Bankası'nın Temmuz ve Ağustos'ta 2 milyar dolarlık satışı limiti var. Sarkan tutarla birlikte bu 2.5 milyar dolar oluyor. Turizm ve işçi gelirleri göz önüne alındığında, mali sistemin bu paraya bile ihtiyaç duymaması gerekir. Ama piyasanın ne kadar talep göstereceği belli ki "siyasi" olarak şekilleniyor!
Satılabilecek döviz tutarı, net iç varlıklardaki (NİV) artışa bağlı. Merkez Bankası IMF'den gelen krediyi alıyor. Hazine'ye kullandırılacak kısmı, TL olarak borç veriyor. Böylece NİV artıyor. Hazine bu parayla piyasaya olan iç borcunun bir kısmını geri ödüyor. Merkez Bankası da döviz satışı yoluyla piyasada kalan fazla paranın bir kısmını sterilize ediyor.
Merkez Bankası Haziran performans kriterini NİV'de de tutturdu. Mayıs sonuna göre 3.5 katrilyonluk bir artırımla NİV'in 13 katrilyon 250 trilyona çıkma izni vardı. Rakam 12 katrilyon 943 trilyon oldu. Önümüzdeki iki ay kredi açma izni ise 2 katrilyon 850 trilyonla sınırlı.