  
'Düşmanlar' ne diyor?
Ankara tıkandıkça, çözüm üretemedikçe "düşman fobisi"ne sarılıyor. Ankara imza atacak, imzasının gereğini yapmayacak. Her fırsatta "maraza" çıkartacak, yan çizecek, karışıklık yaratacak. Yaptığını da gönülsüz yaptığını sürekli belli edecek.
"Sen sözünü tutmuyorsun, hile yapıyorsun, o zaman ben de kredi veremem" diyen, "düşman" ilan edilecek. Şimdi bu aşamaya geldi Ankara. Yeni, ama aslında çok eski ve alışılmış "hamaset" konusu belli olmuştur: "Düşmanlar iç işlerimize fazla karışıyorlar."
"Düşmanlar"ın söyledikleri çok basittir. Son olarak üç konuşma, bir de gazete yorumu var:
'Tıpkı mehter takımı gibi'
Bir IMF yetkilisi (Yasemin Çongar'a):
"Ankara Telekom üst yönetimine siyasi atama yaparak kendi programına karşı geldi, kendi sözünü bozdu ve bu da dünya piyasalarına, yeniden güveni kazanılması gereken yatırımcılara çok kötü bir sinyal verdi. 'Demek ki Türk Hükümeti eski yöntemlerden, ekonomiyi siyasi çıkarlarla yönlendirme alışkanlığından vazgeçmiyor' kuşkusu oluştu...
Türkiye hâlâ kendi programının önemini ve mantığını tam sindirememiş durumda. Böyle olunca da Türkiye'nin krizi aşma yönünde ilerlemesi, programını uygulaması, iki adım ileri bir adım geri oluyor. Tıpkı mehter takımı gibi."
'Program gereklerine direndiler'
Deutsche Bank başekonomisti Norbert Walter (Mahmut Sancak ve Seçkin Ürey'e):
"Türkiye'de şu andaki en büyük risk, siyasi istikrarsızlık. Hükümetin hem iç hem de dış yatırımcılara karşı güven tazelemesi gerekiyor. Türkiye'de yeniden yapılanma konusunda öncelik, siyasi sistem ve partilerin demokratikleşmesinde. Bu yolda çözümlerinizi kendiniz üretmek zorundasınız. Dışardan bir yardım gelmesi mümkün değil... Türkiye'ye güvenin yeniden oluşması, sekiz yıldan daha fazla bir süre alır."
Financial Times:
"Koalisyon liderleri halka ekonomik programın önemini ve mantığını geniş biçimde anlatmadılar... Programı desteklediği varsayılan politikacılar, programın gereklerine karşı direndiler. Telekom'a MHP ile siyasi ilişkisi olan insanların atanması, piyasalara Türk hükümetinin niyetleri konusunda olumsuz işaret vermiştir."
'Düşman' açık konuşuyor
Avrupa Birliği Dönem Başkanı, Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel (Metehan Demir'e):
"Türkiye, demokrasi, ekonomi ve siyaset konularında net kuralları olan AB'ye üye olmak istiyor. Ancak bu kuralları yerine getirme konusunda bizimle bazen polemiğe giriyor. Benim dostane tavsiyem, bizzat sizin kararınız olan AB üyeliği için sistemi sorgulamadan diğer ülkeler gibi yükümlülüklerinizi yerine getirmeniz. Aksi halde, 'Bu olmaz, onu şöyle yapalım' derseniz, iki taraf da bir yere varamaz. Biz size yardımcı olmak istiyoruz."
"Düşmanlar"ın söyledikleri bu kadar net ve açıktır. Bunları anlamak istemeyen Ankara'nın yapacağı şey de bellidir: IMF ile anlaşmadan vazgeçtiğini açıklar, Avrupa Birliği üyelik başvurusunu geri alır; ekonomide, siyasette ve demokraside İran-Irak-Suriye standardını kabul ettiğini açıklar. "Kaderimiz buymuş" deriz, dünyaya sırtımızı çevirir kendi kendimize otururuz.
|