kapat
05.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.sahibinden.com
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

Ankara-İMF restleşmesini bakalım kim kazanacak?

İMF ile Dünya Bankası; Ankara'nın kendilerinden kredi yardımı rica ederken, gerçekleştirmeyi kabul ettiği şartlardan bazılarını yerine getirmediği iddiasıyla; şimdilik kredi yardımını dondurdu.

Dış dünyadaki söylentilere göre İMF, kabul edilebilir bir Telekom yönetimi oluşturuluncaya kadar, Türkiye'nin kredi musluğunu kapalı tutacak... Tabii Dünya Bankası da öyle...

İ MF'in 1.5 milyar dolarlık kredi dilimini ertelemesinin ardından; Dünya Bankası'nın da, 1.7 milyar dolarlık kredinin görüşüleceği toplantıyı ertelemesi karşısında; Ankara da postasını koymaya başladı.

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz:

- Telekom yönetimine İMF karışamaz, dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır:

- Ekonomi aracılığıyla siyasetin şekilendirilmesine izin vermeyiz. Döner, kendi iç kaynaklarımızı harekete geçiririz, dedi.

Anap Grup Başkanvekili İbrahim Yaşar Dedelek:

- Türkiye Cumhuriyeti "muz cumhuriyeti" değildir, kimse egemenlik haklarımıza müdahale edemez, dedi.

DSP Aydın Milletvekili Halit Dikmen:

- İMF çok müdahaleci davranıyor. Telekom yönetimine dahi karışıyor, dedi.

Başbakan Bülent Ecevit:

- Karar mantıklı değil, onlar da kaybederler, dedi.

Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu:

- Bizi zor durumda bırakamazlar, dedi.

Dış dünyadan gelen tepkiler ise Türkiye'nin durumunun pek parlak olmadığı merkezinde. Şöyle ki:

Deutsche Bank Başekonomisti Norbert Walter, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye güvenebilmesi için sekiz yıldan daha fazla bir zaman gerektiğini, söyledi.

Washington Post ise, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadelede, beklenen sonuçları tam olarak alamadığını belirtiyor.

Bir İMF yetkilisi ise şöyle demede:

- Mehter takımı gibisiniz... Bir yandan önemli aşamalar kaydediyor, bir yandan kötü alışkanlıklarınızı değiştiremiyorsunuz...

Ankara-İMF restleşmesine karşı, dünkü Hürriyet'de Tufan Türenç de, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ü eleştirerek, şöyle diyordu:

"'Ben kimseyi takmam arkadaş' efelenmeleri..

İyi, güzel de senin kimseyi takmaman için, kimseye muhtaç duruma düşmemen gerekir.

Oysa ülkeyi bu perişan duruma Enis Bey'in bakanı olduğu hükümet düşürdü.

Şimdi efelenmenin bir anlamı var mı?

Ha 'Ben hep böyle yaparım. İMF'in, Dünya Bankası'nın o enayi yöneticilerini uyuturum. Yapıyor görünürüm ama bildiğimi okurum. Arpalıkları elimde tutar, partililerimi oradan bir güzel beslerim' derseniz, bunu kimseye yediremezsiniz."

Dünkü Posta'da da Mehmet Ali Birand şöyle diyordu: "Ankara hala anlayamadı. Şark kurnazlığı ile işi idare edeceklerini sanıyorlar. Oysa Washington ciddi. Artık Türk siyasilerinin yalanlarına kanmıyor. İşi görmeden para vermiyor.

... İMF denince aslında Beyaz Saray'daki kişiden söz ettiğimizi bilmeyenler varsa, onlara da hatırlatılır... Kiminle top oynadığınızı bilip sahaya çıkın. Yoksa yarın 'şu bakanları da değiştirin' talebi dahi gelebilir. Bu koalisyonun geleceği artık Washington'un elindedir"

Bakalım Ankara-İMF restleşmesini kim kazanacak? Yani geri adımı kim atacak?

Bu arada Çin'le olan ilişkilerimizin gelişmekte olması ve Çin'den, Avrupa'dan alamadığımız silahları da almaya başlamamız; yine bakalım Washington'u olumlu mu, olumsuz mu etkileyecek?

Ankara'nın geleceğe dönük kaderinde, böyle bir etki de rol oynayabilir çünkü...


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır