|
|
 |
| |
|
AB, Türkiye için bir formül arıyor
İsveç'in NATO İşlerinden Sorumlu Büyükelçisi: Türkiye'nin AB ordusunun karar mekanizmasında daha etkin rol alması için yoğun çalışmalar sürüyor
Yarım asırı başarıyla tamamlayan NATO, yeni binyıla huzursuz başladı. NATO'nun geleceğini etkileyebilecek sıkıntıların yumuşak karnını ise Türkiye'nin Avrupa'daki durumu oluşturuyor. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra NATO, kendine ittifak ülkelerini etkileyebilecek dünyadaki herhangi bir krize müdahale etmek gibi yeni bir görev bulmuştu. NATO'nun 50'nci yıldönümü kutlamalarına katılmak için Washington'a giden İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Kosova'ya hava saldırılarını seçen Clinton'ın aksine, buraya kara gücünün gönderilmesini savunması, yıllarca ABD'nin neredeyse Avrupa'daki temsilcisi gibi hareket etmiş olan İngiltere'nin artık yolunu ayıracağının ilk işaretini vermişti.
"FARKI KABUL EDİN"
Peki Türkiye'nin özel durumu NATO-Avrupa Birliği ilişkilerinde sorun yaratacak mıydı?.. İsveç'in NATO İşlerinden Sorumlu Büyükelçisi Anders Oljelund, Arı Hareketi'nin düzenlediği "21'inci Yüzyıl Avrupası'nda Güvenlik ve İşbirliği" konferansına katılmak üzere geldiği İstanbul'da, Türkiye'nin AB'nin güvenlikle ilgili kararlarına katılmasının mümkün olmadığını bir kez daha vurguladı.
Oljelund, "AB bugünkü haliyle karar verme mekanizmalarına üye olmayanların katılmasına izin veremez. Kriz durumunda, AB'ye üye olmadıkları halde askeri güçleri ile katkıda bulunan ülkeler, Askeri Katılım Komitesi'ne katılmaya hak kazanır. Bu komitede askerlerin durumları ile ilgili kararlar alınır. Türkiye bu komiteye katılabilecektir. Türkiye'nin karar alma sürecine değil ama karar oluşturma sürecine katılımını daha iyi sağlamak için görüşmeler halen yapılıyor. Bu bir denge oluşturma meselesidir. Olaya dev aynasından bakmayın. Ortada kötü bir durum yok. AB kriz yönetimine, barış operasyonlarına talip oluyor. Kriz çıkartmaya değil. Türkiye AB üyesi olmadan kararlara katılamaz ama belirlenecek ölçülerdeki bazı kararlara katılmalıdır. Üyelerle üye olmayanlar arasındaki farkı da sizin kabul etmeniz gerekir" dedi.
"ABD DESTEĞİNİ ÇEKİYOR"
Toplantıya katılan ABD Büyükelçiliği Elçi Müsteşarı James Jeffrey ise, "Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği'nin karar mekanizmasında bulunması ABD'nin de çıkarına değil mi?" sorumuzu şöyle cevapladı: Bizim isteğimiz hem Türkiye'yi hem de Avrupa Birliği'ni memnun edecek bir yol bulunması... Clinton'ın eski Güvenlik Danışmanı ve CSIS Enstitüsü uzmanı Anthony Blinken de "AGSK konusunda ABD'nin Türkiye'ye desteği azalıyor. Türkiye artık bir şekilde AGSK'yı kabul etmeli. Nice'de alınan kararlar Türkiye'nin hiç kabul edemeyeceği kararlar değildi. Zirvede, AB ülkeleri de Türkiye'ye, yakın bölgesinde olacak çatışmalarda Ankara'nın söz hakkı olacağı garantisini Amerikalılar'ın önünde vermişti" diye konuştu.
FÜSUN ARSAN
|
|
 |
|