kapat
03.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜLİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Ben yana yana

Bir insanın dostlarının yanarak ölmesi, bellekten silinebilir mi? Hiç iz bırakmadan yok olabilir mi bu korkunç anılar?

Bir daha eskisi gibi devam edebilir misiniz yaşamaya?

Hayır!

Edemezsiniz!

Ruhunuz ve bilinciniz yaralanmıştır.

Kapanan bir kesiğin, ömür boyu taşıyacağınız izi gibi size yapışmıştır artık bu anılar.

Sekiz yıl önce yakılarak öldürülen dostlarım; Metin Altıok, Aşık Nesimi, Asım Bezirci, Muhlis Akarsu, Hasret Gültekin'in güleç, sevecen yüzleri ömrüm boyunca aklımdan çıkmayacak.

Sesini dinlediğim, yazılarını okuduğum diğer dostlarınki de öyle!

***

16. yüzyılda idam edilmiş bir ozanı anmak için Sivas'a giden aydınlar, gözü dönmüş canilerin kurbanı oldular.

Ve devlet, bu katliamı seyretti.

Dört yüz yıl önce ölmüş olan Pir Sultan Abdal'a düşman çevreler, yüzyılımızın en büyük hunharlıklarından birini yarattılar.

Pir Sultan Abdal "Dost senin derdinden / Ben yana yana" demişti.

Madımak Oteli'ndeki 37 can da aynı nefesi söyleyerek can verdiler.

***

Türkiye'de travma peşimizi bırakmıyor.

Cezaevlerinde yapılan "Hayata Dönüş" adlı, ironik isimli operasyon da insanları yakarak öldürdü.

Adli tıp raporları, resmi açıklamaların tersine, içerden ateş edilmediğini, bütün saldırının dışarıdan yapıldığını kanıtlıyor.

Ölümleri durdurmak için değerli dostlarla birlikte yaptığımız girişimler sonuçsuz kalınca; böyle bir katliam planlandığını hissediyorduk.

Önce kamuoyu hazırlandı.

Özel olarak hazırlanmış filmler, görüntüler ve telefon kayıtları yoluyla kamuoyu ustaca yönlendirildi ve katliamı onaylar hale getirildi.

Sonrasını biliyorsunuz:

Tutukluların üzerine ateş açıldı, yakıcı maddeler atıldı ve gördüklerinden aklını kaçırma sınırına gelmiş olan genç kızların dehşet dolu yüzleri, "Bakın işte bunlar deli!" savını güçlendirmek için defalarca yayınlandı.

Her medya operasyonuna saf saf inanma alışkanlığında olan kamuoyu da bu katliamı onayladı.

***

Türkiye bir türlü normal bir ülke konumuna giremiyorsa, bu travmaların etkisinden kurtulamadığı içindir.

Güneydoğu'da şehit düşen askerlerin aileleri, her aileden en az bir genci yitirmiş olan Güneydoğu halkı, tutuklu yakınları, Başbağlar gibi zulüm görmüş yöreler; Sivas'ta yakılanların eşi, dostu, arkadaşı, bu travmayı atlatamıyor.

Ve Türkiye dünyada büyük acıların, trajedilerin ve dramların ülkesi olarak anılıyor.


Bu sayfa MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.. ile
Yöre Elektronik Yayımcılık A.Ş. işbirliğiyle hazırlanmıştır.