kapat
03.07.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
YAVUZ DONAT

Yatırım, üretim, istihdam

Sağı solu dolaştık... Afyon'a, Denizli'ye göz attık... Kentliyi, köylüyü dinledik... Sonra da... Maliye Bakanı Sümer Oral'la karşı karşıya geldik.

Sümer Bey "neler gördüğümüzü" sordu.

Anlattık:

- Reel sektörün sıkıntısı sürüyor... Halk, sonbaharda yeni bir kriz olur mu diye korkuyor... Ve her yerde, herkes bol bol siyaset konuşuyor.

Maliye Bakanı'nın ilk sözü şu oldu:

- Dünyada bu kadar fazla siyaset konuşulan ve ekonomisi düzgün olan bir ülke var mı?

***
- Sümer Bey reel sektör...

- Biliyorum... Şu anda en önemli olay.

- Sorunları var.

- Biliyorum... İhracatın önünün açılması şart... Kısa sürede açılacak.

Sümer Bey, "asıl konuşulması gereken konu bu" dedi.

Ve devam etti:

- Üretimi harekete geçirmek ve bu yıl 30 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmek.

"30 milyar dolar" yıllardır konuşulan... Ama bir türlü ulaşılamayan bir hedef.

Sümer Oral:

- Evet, yıllardır konuşulur... Ama bu yıl 30 milyar doları aşmamız şart... Psikolojik yönden çok önemli... Krizin olumsuz izlerini silmemiz açısından da.

***
- Sayın Bakan... Sonbaharda yeni bir kriz korkusu...

- Hayır... Bunlar kötü senaryolar... Türkiye siyasi istikrarsızlıklar ve krizler nedeniyle ağır faturalar ödedi... Artık siyaset konuşmayı bırakalım... Batı'ya bakınız... Siyaset dört yıldan dört yıla konuşuluyor... Seçimden seçime... Bizde ise... Her gün... Tabii bundan en büyük zararı siyasi istikrar görüyor... Sonucu ise... Kriz.

***
Sümer Oral'ı bir konuda duyarlı gördük.

"Üretimle" çok ilgili.

Hangi sektörde, fabrikalar, günde "üç vardiya" çalışıyor?

Hangi sektörde ise "düşük kapasite" ile.

Kriz sürecinde "kaç işçi" çıkarılmış?

Sümer Bey'i "17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonraki Koray Aydın'a" benzettik.

Koray Bey o dönemde "yara sarmakla" meşguldü.

"Çadır... Geçici konut" sağlamakla.

"Kalıcı konutların" altyapısını hazırlamakla. Sümer Oral da "Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinden sonra" herkesin yarasına pansuman yapıyor.

***
Sümer Bey:

- Geçen ekonomik programdaki dalgalanmanın en büyük sebebi, bankacılık sektörüydü... Bu sektör mutlaka düzgün olmalı.

- Ne kadar düzeltebildiniz?

- Gereken önlemler alındı... Bankacılık sisteminin sağlıklı işlemesi için BDDK, yeterli tüm araçlarla donatıldı.

***
Sohbet sırasında Sümer Bey'e "köy kahvesinde neler dinlediğimizi" de anlattık.

Bir değil, birkaç kahvede...

Bir değil, pek çok köylü...

Sözleşmiş gibi "aynı şeyleri" tekrarladılar:

- Yarının iyi olacağını bilsek... Her fedakârlığa varız... Gerçi, fedakârlık edecek takat kalmadı ama... Yine de... Elimizden geleni yaparız.

Sümer Bey'in tepkisi:

- Bu konu fevkalâde önemli... Vatandaşın ileriye ümitle bakabilmesi lazım... Eğer siyasi istikrar zedelenmezse... "Güçlü ekonomi programı" başarı ile uygulanır... Ve herkes yarınından emin olur.

***
Evet, hayli gecikmeli de olsa, Türkiye artık "yatırım, üretim ve istihdamı" konuşmaya başlamalı.


Bu sayfa MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.. ile
Yöre Elektronik Yayımcılık A.Ş. işbirliğiyle hazırlanmıştır.