kapat
24.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi


Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ŞELALE KADAK(skadak@sabah.com.tr )

Boşluğu tasarlayan Türk

Bir tarihte ING Bank'ın Genel Müdür John Mccarthy ile bir söyleşi yapmıştım. Odasının duvarlarını Türk ressamlarının eserleri süslüyordu. Sanata düşkün olduğu anlaşılan Genel Müdür, Türk ressamlarının eserlerine bayıldığını söyledikten sonra ilginç bir değerlendirme yapmıştı. Ona göre, Türkiye'de dini sebeplerle uzun süredir bastırılmış olan duygu ve düşünceleri aksettirme potansiyeli son zamanlarda adeta patlamıştı.

Aslına bakarsanız bu durum bir çok alanda kendini gösteriyor. Her ne kadar yaşanan krizlerden başımızı kaldırmaya fırsat bulamasak da, arada şirketlerin bir yerde sosyal sorumlulukları gereği düzenledikleri yarışmalardan, organizasyonlardan Türkiye'nin değişen yüzüne tanık oluyoruz.

Tıpkı Beymen'in artık yarışma formatından çıkarılan Academia projesi gibi. Geçtiğimiz yıllarda moda dünyasına pek çok başarılı ismi kazandıran Academia bu yıl ortaya 'Portfolyodan Hayata' adıyla yenilenmiş olarak çıktı. Üstelik bu kez sadece kadın giyim tasarımına odaklanmamış, aynı zamanda moda ve ev aksesuvarları, mağaza içi görsel düzenlemeler gibi farklı konulardaki tasarımları da bünyesine katmıştı.

Bize göre birbirinden başarılı 9 proje finale kalmıştı ve sonunda Serkan Tuluk'un "vücutta gezintiler" ismini taşıyan projesi, birinci olarak eğitim bursunu almayı hak kazandı.

Projenin danışmanı Tevfik Balcıoğlu idi ve jüri üyeleri arasında Tofaş Murahhas Azası Jan Nahum, Moda Tasarımcısı Alex Hakimoğlu, Beymen Genel Müdürü Serdar Sunay, Endüstriyel tasarımda dünyaya adımızı duyuran Defne Koz ve Mimar Han Tümertekin gibi tanınmış isimler vardı.

Han Tümertekin'le sohbet ederken, Tuluk'un projesini diğerlerinden ayıran özelliğini sordum. İlginç bir değerlendirme yaptı. Tümertekin, diğer projelerde hep var olan birşeyden ilham alındığını ancak bu proje de boşluğun tasarlandığını söyledi.

Serkan Tuluk, Marmara Üniversitesi Heykel Bölümü'nde okuyor. Dördüncü sınıfa geçmek üzere. Kimsenin yapmadığını yaptı, boşluğu tasarladı ve birinci oldu. İlerde çok daha başarılı tasarımlara imzasını atacağına kuşkumuz yok. Nitekim Serkan şu sıralar Fransa'daki bir festival için yeni bir projenin hazırlıklarıyla uğraşıyor.

Tokalaşan iki el arasındaki boşluk
Genç tasarımcı Serkan Tuluk'un bu ilginç projesindenden kısaca bahsetmekte yarar var. Tuluk'un cümleleriyle tabii: "Sıvı olduğunu düşlediğim takılar. Vücudun herhangi bir yerinde, sıvının vücuttan dışarı çıkmasını engelleyen bir hareket ve bu hareketlerin fotoğraflarıydı. Vücut ile elin temasında avuç arasında kalan, sıvının oluşturduğu formları bozmadan objelerin planlarını belirlemek ve bu yolla takılar tasarlamaktı... Vücudumdan ve ellerimden kalıp aldığım için avuç içi ve vücut izlerimi taşıyordu. İki kişi arasında verilen söze tanıklık eden bir takı tasarlamak... Evrensel bir dil olan tokalaşmak. Tokalaşan iki el arasında kalan boşluğun kalıbını almak ve gümüş olarak dökümünü yapmak..."

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır