kapat
24.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi


Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

Piyasaların faiz çıkmazı

Fazilet partisi davası piyasaları rahatsız etmeyecek bir şekilde sonuçlandı. Kapatılma mali piyasalarda fiyatlara yansıtılmıştı. Gelecek hafta karardan dolayı ekstra bir fiyat hareketi görülmeyebilir.

Buna karşılık Fazilet milletvekillerinin hareketi ve girecekleri yeni oluşumlar piyasalar üzerinde kısmen etkili olabilir. Özellikle geçtiğimiz hafta piyasaların üstünde demoklesin kılıcı gibi duran bu olgu ortadan kalkmış olacak.

IMF ile ilişkileri sürdürmede Meclis üstüne düşeni yaptı. Çıkarılması istenen yasaları tamamladı. Hafta başında IMF İcra Kurulu toplanacak ve Türkiye'ye kredinin ikinci taksidini serbest bırakacak. Ancak şartlardan biri olan Telekomünikasyon Kurulu'nun yenilenmesi henüz gerçekleştirilmedi. Ertelemeyi yeni ertelemeler izliyor. Cuma akşamı alınan son erteleme kararının ise pazartesi günü etkisi görülebilir.

* Faiz zarar ettiriyor- Gelecek hafta piyasaları asıl uğraştıracak konu yine kurun düzeyi ve faiz seviyeleri olacak. 1.2 katrilyonu kamu kesimine olmak üzere 4.2 katrilyon liralık itfaya karşılık minumum 2.5 katrilyonluk yeni borçlanma yapılacağından dolayı piyasaya çıkacak ekstra paranın gideceği yeri, haftanın ilk günleri belirleyecek. İtfanın içinde özellikle şubat krizi sonrasında yapılan ilk ihalede çoğunlukla kişisel yatırımcıların satın aldıkları 98 günlük bonoların olması çarşambayı kritik hale getiriyor. Kurun ekonomik ve spekülatif etkenlerle yükselmesi karşısında Merkez Bankası'nın verdiği gecelik faizin yetersiz kalması, itfa ile çözülen paranın bir bölümünü dövize yöneltebilir. 20 Mart'ta çıkartılan bonoların yüzde 33.5'lik dönemsel faizinin dövize karşı kazandırabilmesi için dolar kurunun 1 milyon 290 bin liranın altında kalması gerekiyor. Aksi taktirde bu kriz sırasında en yüksek faizi veren bono bile döviz kuru artışı karşısında zarar ettirecek.

* Kur tedirginliği- Üstelik bankaların takasla birlikte dövizdeki açık pozisyonlarını büyük ölçüde azaltmalarından sonra kurdaki spekülatif hareketlere seyirci kalmaları, hatta kur yükselişlerinin işlerine gelmesi gibi bir görüntü vermeleri kişisel yatırımcıları daha bir kışkırtabilir. Daha çok dövizde piyasa yapıcı olarak yer alan yerli bankaların çekilmeleri, kuru şirazesinden çıkartıyor. Şirazesinden çıkmış bir kur da bütün piyasaları ve ekonomiyi tedirgin ediyor, hatta endişeye sevkediyor.

Bu nedenle geçen haftanın belirleyicisi kur artışı idi, gelecek haftanın belirliyecisi yine kurun nasıl seyredeceği olacak.

* Aktif müdahale gereği- Kuru durdurmak için etkili silahlardan biri döviz satışı yoluyla müdahale etmek. Bu Merkez Bankası tarafından yapılıyor. Ancak IMF ile yapılan anlaşma ve konulan kriterler, açıklanan program itibariyle Merkez Bankası'nın müdahaleleri sınırlı etki yaratıyor. Bu müdahaleler ihaleler açıp döviz satmak şeklinde oluyor. Bankalararası piyasada aktif olarak döviz talep edenlere aynı karşılıkla yanıt verilemiyor. Bu da yabancı bankalarave belki onların arkasında yabancı spekülatörlere kurla oynama olanağı veriyor. Merkez Bankası'nın program gereğince pasif satıcı durumundan kurtulup aktif satıcı durumuna gelmesi için programın yeniden gözden geçirilmesi, kriterlerin yeniden konulması gerekiyor. Bununla birlikte kurun öngörülebilir, tahmin edilebilir hale gelmesi lazım. İşlerin açılması ve piyasaların sağlığına kavuşması açısından bu gerekli.

* Faiz artışına iki engel- Kuru baskı altına alacak ikinci silah ise faizlerin yükseltilmesi. Kur artışları karşısında bütün faizli yatırım araçları kaybettirdiğine göre, önümüzdeki günlerde ya kur dizginlenecek ya da faizler yukarı doğru yollanacak. Yoksa Türk Lirası enstrümanlara yatırım mümkün olmaz.

Seçeneklerden biri olan faiz artışı ise bir çıkmazla karşı karşıya. Faizlerin yükselmesi, ekonominin en önemli sorunu haline gelen kamu borçlarının sürdürülebilirliği ihtimalini büyük ölçüde azaltıyor. Şimdiye kadar Türk Lirası'na yatırım yapanlara da büyük zararlar verdiriyor ve adeta cezalandırmış oluyor. Bu iki nedenden dolayı kuru durdurmak için hemen faiz silahına sarılmak da çıkar yol değil.

Gelinen aşamada kurun rayına sokulması gereği var. Bunun için faiz silahına başvurulması çok zor. Merkez Bankası'nın aktif müdahale edeceği bir politikaya da hemen geçmesi mümkün değil.

Geriye iyi haberleri beklemek ve dua etmek kalıyor.

* Sonuç- "Kurdu ormandan çıkaran açlıktır" Türk Atasözü

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır