kapat
24.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi


Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Rejim iyice ısındı!

Pazar pazar size, hem de bu sıcaklarda, hamamcı külhanı gibi bir yazı okutmak istemezdim ama baksanıza Kavakçı'nın kavakları Sobacı'nın sobasında yanıyor ve ortalık Ilıcacık oluyor.

Cuma akşamı, piyasalar kapanmışken açıklanan bir karar rejimin faziletini sorgulamaya dönüşüyor.

Parti odak olmuş ama nedense 100 milletvekili pir-ü pak!

Partinin başkanı ve yöneticileri hiç bu işlere karışmamışlar. Ne yapalım!

Türkiye'de demokrasinin kaderi hep hamam sıcaklarında kavrulmak galiba.

***
Fazilet Partisi'ni kapatmanın iyi mi kötü mü olduğunu bugün anlamak zor. Her kafadan bir ses çıkacak.

Ancak aradan zaman geçip de taşlar yerli yerine oturunca bu konuda sağlıklı kararlar verilebilecek.

Şimdiki parti kapatmaları, geçmişteki benzer uygulamaların ışığında düşünelim isterseniz.

***
12 Eylül yönetimi Türkiye'deki siyasi partileri kapattı. Peki iyi mi oldu? Bu iyi bir iş miydi?

Adalet Partisi'nin mirasını paylaşan daha küçük particikler ortaya çıktı.

CHP'nin mirası için de aynı şey söz konusu oldu.

Bazı yapay partiler zaman içinde tasfiye edilip gittiler.

Sonra hep birlikte siyasetin bölünmüşlüğünden, küçük partilerin koalisyonlarından ve istikrarsızlıktan yakınmaya başladık. Siyaset bir türlü belini doğrultamıyor, hep konuşulan "sağda ve solda birlik" bir türlü oluşturulamıyordu.

Çünkü siyaset doğal dengelerinden çıkarılıp müdahaleye uğramıştı.

***
Şimdi Fazilet Partisi'ne yapılan da gecikmiş bir 12 Eylül uygulaması. Madem ki diğer partiler kapatılarak ikiye üçe bölündü; madem ki Erbakan hareketi bu yasaklamalardan bölünmeden çıktı; şimdi sıra onlarda.

Onları da aynı sonuç bekliyor.

En az üçe bölünecekler; aynı kökten geldikleri halde birbirlerini suçlayan, genel başkanlık yarışına giren birçok lider adayı çıkacak ortaya.

Aynen CHP-SHP-DSP gibi!

***
Aslında olup bitenler; bizim on yıldan beri tekrar ettiğimiz üç kutuplu Türkiye teorisine uygun olarak gelişiyor.

Dinsel ve etnik kökenli hareketler ve bunların karşısındaki devletle birleşen Türk milliyetçiliği kutupları! Bakın; Türk milliyetçiliği iktidarda! Din kesiminin temsilcisi, Anayasa Mahkemesi'nce kapatıldı; Hadep ise aynı mahkemede sonucu bekliyor.

Yani devletle bütünleşen ve ulus- devlet kurma aşamasında etkili olan Türk milliyetçiliği ideolojisi, Türkiye'de tarihsel kökleri olan inanç ve etnik kökenli hareketleri siyasetten tasfiye ediyor.

Biz de bildiğiniz gibi, on yıldan buyana aynı tahmini tekrarlamıştık. Türkiye'de artık mücadele sağ ve sol arasında değil dini, etnik ve Türk milliyetçiliği kutupları arasında geçiyor.

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır