kapat
24.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi


Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

www.itsakiss.com
 

Nazlı Ilıcak'la Devr-i Alem


Siyaset ve basın dünyası onun kadar hızlısını görmedi. Konduğu dallar hep kurudu, o da hep başka dala uçtu
Nazlı Ilıcak'ın bugüne kadar desteklediği siyasi hareketler hep hüsranla sonuçlandı, desteklediği siyasilerin yıldızı hep kaydı ve Fazilet Ilıcak'ın son kurbanı oldu. Menderes hükümetinin Bayındırlık Bakanı olan Mehmet Muammer Çavuşoğlu'nun kızı Nazlı Ilıcak'ın politikaya ilgisi, babasının Yassıada'da yargılandığı günlerde başladı. Henüz Lozan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olduktan sonra ülkücü camiaya gelin gitti, ancak kısa sürede boşandı ve daha sonra Tercüman Gazetesi'nin sahibi Kemal Ilıcak'la evlenerek basın dünyasına tepeden indi. Ilıcak, bu durumu "Eşim gazete sahibi olmasaydı Babıali'de beni başyazar yapmazlardı" diye itiraf ediyordu.

Ilıcak'ın desteklediği ilk siyasi Celal Bayar'dı, ardından Süleyman Demirel'e verdiği destekle ismini duyurdu. 12 Mart sonrası desteğini çektiği Demirel'e, başbakanlığı döneminde tekrar yaklaştı, hatta 12 Eylül sonrası en büyük destekçisi oldu. Demirel, yasaklı olduğu bu dönemde, "Haşarı kızı" Ilıcak'ın Tercüman'daki sütunlarında "Bir bilen" olarak yer aldı.

ILICAK'IN İLK KAYBETTİRDİĞİ SİYASİ MEHMET YAZAR'DI
Ilıcak'ın Demirel'le arası DYP'nin kurulmasıyla bozuldu. 12 Eylül dönemde Türkiye'nin önemli isimlerinden biri haline gelen Mehmet Yazar'ın Odalar Birliği başkanlığını bırakıp politikaya atılmasında etkili olan Ilıcak, DYP kongresinde Demirel'in desteklediği Hüsamettin Cindoruk'a karşı Mehmet Yazar'ın yanında yeraldı. Başyazıları ile destek vermekle kalmadı, Yazar'la birlikte yurt gezilerine çıktı. Ancak kongrede Cindoruk seçildi, Ilıcak ise yuhalandı, hatta tartaklandı. Ilıcak pes etmedi, Yazar ve yandaşlarının Hür Demokrat Parti'yi kurmalarına önayak oldu. Ancak bu parti de uzun ömürlü olmadı, Yazar ANAP'a girdi, sonra da aktif siyasetten çekildi. Ilıcak'ın Yazar'la ilişkisi de böylece noktalandı.

ÖZALLI YILLAR VE TERCÜMAN'IN BATIŞI
Ilıcak, bir süre sonra Genel Yayın Yönetmeni olduğu Tercüman'ı kullanarak Özal Ailesi'ni hedef seçti. Bu dönemde "kadınların kapanmasına" karşı çıkan yazıları ilgi gören Ilıcak, 1991'de Özal'a tepkisini ANAP'lılar için "Pavlov'un köpekleri" diyerek gösterince, 102 ANAP milletvekiline 400 milyon lira tazminat ödemek zorunda kaldı. Zaten sıkıntıda olan gazetenin batma sürecini hızlandıran bu duruma Kemal Ilıcak müdahale etti ve Nazlı Hanım'ın Tercüman'daki başyazılarına son verildi. Ilıcak, küçük Efe'yi yalısına davet ederek Özal ailesi ile barışmaya çalıştı. Ancak bu yakınlık da uzun sürmedi. Nazlı Hanım için, bu arada Tercüman bünyesinde magazin gazetesi olan Bulvar'lı yıllar başladı. İLKSAN skandalının patlaması, Kemal Ilıcak'ın yolsuzluğa adı karışınca beyin kanaması geçirip hayatını kaybetmesiyle başlayan olaylar hızlı gelişti. Demirel, "Verdimse ben verdim" diyerek olayı kapattı. Nazlı Ilıcak, eşinin 15 milyar dolarlık borcunu ödememek için "reddi miras" davası açtı, yalıdan atıldı, yıllarca kullandığı Tercüman da önce el değiştirdi, sonra kapatıldı.

ÇİLLER DÖNEMİ VE AKŞAM'IN BATIŞI
Eşi öldükten kısa süre sonra kardeşi Ömer Çavuşoğlu'nun ortağı Emin Şirin ile evlendi. Ancak oğlunun karşı çıktığı bu evlilik yürümedi. Nazlı Ilıcak, Özal'ın ölümü, Demirel'in Köşk'e çıkması üzerine, siyaset dünyasından Tansu Çiller'in yanına yaklaştı. Yakınlığı, Çiller'in yalısında verdiği davette, Ilıcak'ın Çiller'e çay getirmesi, bir çay daha içmek isteyip istemediğini sorması şaşkınlıkla anlatıldı. Çiller'in yardımıyla İstanbul'da boğazda Turban'a ait bir işletmenin oğlu Mehmet Ali Ilıcak'a kiralanmasını sağladı. Oğlunun burada açtığı Alem isimli gece kubülüyle gece hayatında boy göstermeye başladı. Mehmet Ali Ilıcak 1994'de, soru işaretleriyle dolu bir yükselişle Akşam'ı çıkardığında, annesine bu gazeteye adım atmasını bile yasakladı. Ancak bir süre sonra Nazlı Ilıcak gazetede söz sahibi oldu. Ve Akşam 180 kupona televizyon vaadini yerine getiremeyince, Mehmet Ali Ilıcak Amerika'ya kaçmak zorunda kaldı.

MESUT YILMAZ'A YAPTIĞI YAĞDANLIK TEKLİFİ TUTMADI
Olaylar sonrası el değiştiren Akşam'daki işine son verilen Ilıcak, ANAYOL döneminde Mesut Yılmaz'a destek verdi. Yalçın Doğan, 16 Ekim 1997'de, Milliyet'teki köşesinde, şunları yazdı: 1996'da Başbakan Yılmaz, Almanya'ya gittik. Uçakta Ilıcak, Yılmaz'a aynen şöyle dedi: "Efendim; Çiller'le hükümet ortağı oldunuz; ama dikkat edin, hiç güvenilmez biri o. Ben sizi seviyorum. Bundan sonra sizin yağdanlığınız olmak istiyorum."

VE FAZİLET'Lİ GÜNLER BAŞLADI
Yılmaz'dan istediği desteği bulamayan Ilıcak, Refahyol döneminde, yeniden Çiller'e ve başbakan olan Erbakan'a yakınlaştı. Hürriyet yazarı Emin Çölaşan, 19 Ekim 1997'de, Ilıcak'ın bu dönemde hükümet aracılığıyla Halkbank'tan Akşam'a milyon dolarları bulan krediler aldığını yazdı. Ilıcak, bu arada Erbakan'la yakınlığını kullanıp İslamcı basında da yer açtı kendine. Yeni Şafak'ta köşe yazarlığı, Kanal 7'de program yapmaya başladı. Bir yandan İslamcı kesimden daha radikal yazılar yazıyordu, diğer yandan İstanbul sosyetesini Erbakan'la barıştırma toplantıları yapıyordu. Ilıcak, sonunda "partinin imajını değiştireceği" gerekçesiyle, tepkilere rağmen FP'den ilk sırada aday gösterilip, milletvekili seçildi. Ilıcak, artık türban krizini körükleyen bir misyon üstlenmişti. İslamcılar'la yakınlığı, FP'ye girdikten bir süre sonra sarsılan Nazlı Hanım'ın, Genel Başkanı Recai Kutan onuruna "şaraplı yemek" verince tepki çekti, ama savunmasıyla bomba etkisi yarattı: "Ben değişemem, içkimi de içerim. Fazilet değişsin. FP tarikat değil, parti."

NAZLI HANIM İHRAÇ EDİLSEYDİ FAZİLET PARTİSİ KURTULURDU
Ilıcak son dönemde TSK'yı hedef seçerken, partisi içinde de ona öfke büyüdü. FP milletvekili Dengir Mir Fırat, onu "ajan provokatör" olmakla suçlarken, FP'liler de Recai Kutan'la görüşüp Ilıcak'ın ihraç edilmesini istediler. FP'liler, partinin kapatılmasına yol açan Ilıcak'a öfkelerini dün şöyle ifade ettiler: "Partiyi askerle ve sistemle karşı karşıya getirdi. Adeta parti hakkında kendisi andıç hazırladı. Bilinçli bir şekilde partinin kapatılması için çalıştı. Çünkü bir kesim arkadaşımız partinin kapatılmasından rant sağlamaya çalışıyordu. Defalarca parti yönetimini uyardık. Bunları ihraç edin, dedik. Ancak, parti bölünür endişesiyle bunlara göz yumuldu. Zamanında Nazlı Hanım'ı ihraç etseydik parti kurtulurdu."

Hükümete, TSK'ya ve işadamlarına hakaretler yağdıran Ilıcak, şimdi FP'nin kapatılmasına neden olduğu gerekçesiyle milletvekilliğini kaybettiği için hakkında açılan 11 dava ile yüz yüze kaldı. 72,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak olan Ilıcak hakkındaki davalar "Hükümetin ve TSK'nın manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif etme" suçunu içeriyor.

MÜTHİŞ TÜRK'ÜN YALISINDAKİ DAVETTE "BİLİYORDUM" DEDİ
Ilıcak, son olarak adı bir dönem "Müthiş Türk" diye anılan işadamı Ali Rıza Bozkurt'un Anadoluhisarı'ndaki yalısında özel bir yemekteydi. Bozkurt, Ilıcak, gazeteci Mehmet Barlas ve Can Ataklı, Fatih ve Bahçeşehir üniversiteleri rektörlerini, "Sizi Cumhurbaşkanı'na sunduğum RTÜK yasası ile ilgili raporu hazırlamamda yardımcı olan akademisyen dostlarımla tanıştıracağım" diye davet etmişti. Yemekte şarap içen Ilıcak'ın neşesi yerindeydi. "Geçmiş olsun" diyenlere "Sürpriz olmadı. Önceden haberim vardı" dedi ve "mücadele edeceği" sözü verdi.

www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır